Mustafa İslamoğlu'nun Arapça bilmediği ile ilgili, inceliklerini tetkik edemeyeceği ile ilgili Meali üzerinden uzun uzadıya ilerleyebiliriz.
Ancak gelin herkesin rahatlıkla anlayabileceği şekilde tahta üzerinden anlatalım. Bu dindir, dinimize sahip çıkalım ve 4 dknı istiyorum:
2025 yılının Ekim ayında firmanın yaptırdığı gizli reklamlar sonrası "İşte bu sözlerle, bu seviyeyle ve bu samimiyetten uzak tiplerle Türk milletini kandırmaya ve algı yapmaya devam ediyorlar" demiştik.
Ürünler ellerinde kaldı.
Bu milletten özür dileyeceksiniz.
@ulker
🗣️Burkina Faso Devlet Başkanı Yüzbaşı İbrahim Traoré:
Bir gün, Batılı bir ülkenin gizli servisinden yetkililer bizi görmeye geldi. Bize, teröristlerin bulunduğu bölgelere gönderilecek yiyeceklerin içine katılması için dört farklı ürün teklif ettiler.
Bu ürünlerin her şeye katılabileceğini belirttiler; bira veya şekerli içecekler, sigara, pirinç, süt... Kısacası her şeyin içine konulabiliyor.
Ürünlerin etkilerini şu şekilde anlattılar:
Beyni tahrip eden ürün:
Amacı beyni öldürmek. Yani kişinin düşünmesini engelliyor. Nöronlarınızı yavaş yavaş kapatıyor ve sizi adeta aptallaştırıyor. Birkaç yıl içinde düşünme ve iş yapma kapasiteniz tamamen azalıyor.
Fiziksel kapasiteyi düşüren ürün:
Bu ürün fiziksel dayanıklılığı hedef alıyor. Eğer bir kişi 12 kilometre koşabiliyorsa, birkaç yıl sonra bu oran belki 6 kilometreye, 4 kilometreye düşüyor; kişi giderek zayıflıyor.
Uyku hali yapan ürün:
Sürekli uyku durumuna neden oluyor. Bunun vücutta tam olarak neyi etkilediğini ve nasıl çalıştığını doktorlar daha iyi bilir.
Onları dikkatle dinledik ve ardından ürünlerin isimlerini sorduk. Bize isimlerini vermediler ve kalkıp gittiler.
Ancak gitmeden önce onlara şunu sorduk: 'Bunu daha önce bir yerde test ettiniz mi? Gerçekten işe yarıyor mu? Aksi takdirde neden buna para ödeyip böyle bir işe girelim?' Çünkü bize bu teklifi getirmelerindeki amaç, teröristlerin olduğu bölgelerdeki bireylerin zamanla zayıflaması ve birkaç yıl içinde tarafımızca kolayca ezilebilecek hale gelmesiydi.
Bize verdikleri yanıt; 'Evet, bunu daha önce Afrika'da bir yerlerde ve Asya'da da kullandık' oldu. Bunu daha önce defalarca kullanmışlar.
Biliyor musunuz, kanımı donduran şey ne oldu? Kendi kendime, 'Evet, Afrika'nın işi bitmiş' dedim. Çünkü aslında bunu halihazırda Afrika'da kullanıyorlar.
Markette kg fiyatı 60 ₺'ye satılan bu soğanların fiyatı halden markete gelene kadar %500 artıyor! Üreticiden tüketiciye gelene kadar cep yakan bu fiyatlar arada kimleri zengin ediyor?
Gıda Panorama hepimizi ilgilendiren notlarla şimdi Youtube'da yayında!
https://t.co/ZPKCIIsBuP
Rum terör örgütü EOKA’nın Kıbrıs Türkü’ne karşı işlediği insanlık dışı katliamları hatırlatmaya devam ediyoruz.
Videomuzun ikinci bölümünde, bir Rum teröristin soydaşlarımıza yönelik katliamlara ilişkin kendi ağzından yaptığı itiraflar da yer alıyor.
EOKA’nın kanlı mirasını da, bu vahşeti destekleyenleri de unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız.
#MillîSavunmaBakanlığı
Şu açıklamayı o dönem dinlediğimde kafamdan aşağı kaynar sular dökülmüş,tekrar düştü haber önüme.
CHP onu mahkum ettirmişti.
15 Temmuz şehidi Cennet Yiğit'in babası Yahya Kemal Yiğiti.
-"Kılıçdaroğlu bana genel merkez avukatlarını gönderdi"
Şimdi arındıracak öyle mi?
Bu oyuna dur demesi gereken Ticaret Bakanlığı çareyi yurtdışından soğan ithal etmekte buluyor!
Kg fiyatı 59,99₺'ye satılan bu soğanlar hale sadece 16₺'ye geliyor! Halden markete gelene kadar fiyatı 3,5 kattan fazla artan bu soğanların fiyatlarını kim denetleyecek?
@ticaret
YENİ BİR DELİ DUMRUL HARACI
Tarım Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) kendi iç bünyesinde yayımladığı "Döner Sermaye Fiyat Tarifesi" talimatına göre
"Ekosistem Hizmet Bedeli" adı altında bu yıl ilk kez arı kovanlarından HARAÇ kesmeye başlanmış.
Haraç rakamı kovan başına 100 TL haraç rakamı belirlenmiştir.
Bu bir vergi değil ve hazineye de gitmeyecek.
Adıda pek afilli: "Ekosistem Hizmet Bedeli"
peki kaç lira alınacak toplamda?
Türkiye’de yaklaşık 9-10 milyon arasında resmi kovan varmış.
Buda yılda 1 milyar TL eder.
100 TL diyip geçtiğininizde arıcıların maliyetine 1 milyar TL daha ekleyip vatandaşın da bunu birkaç milyar TL olarak fazladan ödemesine yani bal maliyetlerine eklenmesine sebebiyet erecek.
Peki döner sermaye ne işe yarar onu bilen biliyor zaten.
Ödeme Nasıl Yapılacak? Arıcılar, e-Devlet üzerinden veya en yakın birime giderek arılık yer tespiti ve resmi konaklama izni başvurusu yaparken kovan sayılarını beyan edecekler.
Hesaplanan toplam tutar Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye hesabına yatırılacak ve makbuz ibraz edildikten sonra konaklama noktalarına giriş izni verilecektir. Ödeme yapılmadan kovan konulması yasak olacaktır.
BİLGİ: @RTErdogan@EmineErdogan
Ayıbın sahipleri:
@ibrahimyumakli@tarimveormanbak@OGMgovtr@BekirKARACABEY_
Bosna Hersek'e gelen Türk turistlere bir tavsiye....
11 Temmuz'da Srebrebitsa soykırımının yıl dönümü var.
Bosna Hersek'e çok sayıda Türk turist geliyor.
Fotoğrafta görmüş olduğunuz, Boşnakların "Cvijet Srebrenice" (Srebrenitsa çiçeği) dediği soykırımın sembolü.
Srebrenitsa'yı işgale gelen Ratko Mladic, "Bu bölgede Türklerden intikam almanın zamanı nihayet geldi." demişti.
Türk turistlere tavsiyem bu sembolden alıp, gezileri boyunca bunu kıyafetlerine takmaları...
"Nerede buluruz?" diyen olabilir, Başçarşı'da birçok hediyelik eşya satan yerlerde var. Ancak özellikle Ferhadiye ve Mareşal Tito Caddesi'nde yaşlı, engelli satıcılar onlardan almalarını öneririm.
Sembolün anlamı ise ilk fotoda gördüğünüz gibi, yeşil sanduka içinde bir şehit cenazesi ve onun etrafında beyaz başörtülü 11 anne...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uzun zamandır hazırlık yaptığı DOA yani depozitosu olan ambalajlar projesi kapsamında üzerinde DOA logosu bulunan plastik ve cam ambalajların iade süreci önceki günlerde resmi olarak başlamıştı. Buna göre çeşitli yerlerde konumlanan DOA iade makinelerine bu ambalajları iade eden tüketicilere ambalaj başına 1 lira iade verileceği duyurulmuştu. Hem çevresel hem de maddi yönüyle büyük rağbet gören uygulama günlerdir konuşuluyordu.
Fakat vatandaşın 1 lira iade aldığını duyan ve adeta cebine göz diken üç harfli market zincirleri boş durmadı ve 3 Temmuz itibariyle tamamının organize bir şekilde bu ürünlere zam yaptığı ortaya çıktı. İzmir’deki bir tüketici de bu skandala dikkat çekmek için üç farklı zincir markete giderek suların aynı oranda zamlandığını ortaya koydu. İlk olarak Yıldız Holding’e ait Şok marketlere giden tüketici, önceki gün 5,25₺’ye aldığı suyun iade sürecinin başlamasının ardından zamlanacak 7,25₺ olduğunu böyle duyurdu. Tüketici daha sonra sırasıyla Bim ve A101 marketlere giderek benzer şekilde buralarda da suların zamlandığını ve birbirleriyle anlaşmışlar gibi aynı fiyata yükseltildiğini açıkladı.
Şimdi Ticaret Bakanlığı yetkililerini göreve çağırıyoruz! Rekabet kurallarına aykırı şekilde organize zam yapıp vatandaşın cebindeki 1 liraya bile göz diken bu marketlere gereğini yapmalısınız!
@ticaret
Yıldız Holding'e ait Şok marketler Japon Dydo Drinco firmasına ait Saka markalı suyun 500 ml'lik tek şişesini 16,90₺'ye satmaya başladı.
2 yıl önce aynı markette aynı fiyata bu suyun 5 litresi satılıyordu! Sizce bu süreçte 10 kat fiyat artışı normal mi?
@SokMarketler@ticaret
FATİH NEDEN AĞLIYOR DİYE YAPTIĞIM PAYLAŞIMIMIN NEDENİ ALLAH İÇİN AŞAĞIDA YAZDIĞIM VE HATIRA DEFTERİMDE KAYDA ALDIĞIM BU NOTTAN DOLAYIDIR?
Sorumu niçin sorduğumu merak ederek bana telefon ve mesajlarıyla soran kardeşlerime cevabımdı Rahmetli hocamızın Cenaze töreni nedeniyle bende Ankara'dan İstanbul'a gitmiştim. Ogün uluslararası siyaset arenasında Cenaze törenine katıldıklarına dair bende ki notta: " Cenazeye KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, KKTC Başbakanı İrsen Küçük Fatih Camii'nde saf tuttu. Cenazeye Bosna-Hersek, Sudan, Afganistan, Azerbaycan, Fas, Cezayir, Tunus, Malezya ve Endonezya ile Türki Cumhuriyetlerden temsilciler de katıldı. Bosna Hersek'ten merhum Aliya İzzetbegoviç'in genel başkanlığını yaptığı Demokratik Eylem Partisi (SDA), insani yardım kuruluşu Merhamet, İslam Birliği Riyaseti, Mladi Müslümani (Genç Müslümanlar Hareketi) ile eski komutanlar vardı." ANCAK HALKI MÜSLÜMAN OLAN ASIRLARDIR KOMŞULUK YAPTIĞIMIZ, İRAN BIRAKIN İMAMET YÖNETİMİ VEYA CUMHURİYET TEMSİLCİLERİ, NE İSTANBUL KONSOLOSLUĞU NEDE ANKARA'DAKİ BÜYÜKELÇİLERİ BİLE KATILMAMIŞTI." İşte bunun için bu soruyu sormuştum!
@rprefahpartisi Sempatizanı kardeşlerim sebep buydu.
Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş:
“Tarihsel süreçte hiçbir edebî dehâ, şair veya dilbilimci bu çağrıya nazire yapamamış, Kur'an'ın eşsiz üslup, ses estetiği ve anlamsal bütünlük kombinasyonunu yakalayamamıştır. Dolayısıyla, benzeri yapılamayan bir mucizeyi ‘serinin son kitabı’ gibi sıradanlaştırmaya çalışmak büyük bir cehalettir, ahlaksızlıktır. Bunu Mekke’nin müşrikleri bile yapmamışlardır. İnanmasalar da en azından ‘bu insan sözü olamaz’ demişlerdir.” @DIBAliErbas
Küfretmekten başka bir mahareti olmayan DEYYUSLAR GÜRUHUNUN özgürlükten anladığı,ALLAH TEALA'NIN KİTABI'NA sövme hürriyetidir.En cesurları(!) ise adını ve suratını gizleyip de söven kilise çocukları...Fikri olana fikirle,DOMUZ gibi yazana ise layık olduğu şekilde muamele ederiz.
Rahmi Koç’un fıkrasına dava açan ama Deniz Göktaş’a dava açılmasına karşı çıkan Faşist DEM Parti: Kimse Kürtler’e şakayla bile olsa hakaret edemez ama isteyen Allah’a ve Dinine şakayla saldırabilir, Müslümanlara hakaret edebilir!
✍🏻 AVRUPA’DAN KAÇ KAT PAHALIYIZ?
Portekiz’den sipariş ettiğim çoraplarım geldi. 1966’dan beri çorap üreten Pedemeia, dünyanın en iyi çorap üreticilerinden biri olarak gösteriliyor. Ben de Pedemeia’nın klasik erkek çoraplarını yıllardır kullanıyorum. En üst kalite merserize pamuk ipliği ile üretiliyorlar. Tasarım, malzeme, dokuma sıklığı, burun, topuk, lastik ve gövde… hepsi en iyisi.
Çorap deyip geçmeyin, hayatın en önemli detaylarından biridir. Erkek çorabı hakkında çok daha uzun yazabilirim. Ama konumuz bu değil. Niyetim, Portekizli tekstilcilerin reklamını yapmak da değil.
Daha başka bir konuyu, bir tekstil ülkesi olarak üretim kalitemizi ve fiyatlarımızı konuşmak istiyorum…
Eskiden, tüm giyim kuşam ürünleri gibi çorap alışverişimi de Türkiye’den yapardım. Adı herkesçe bilinen bazı çorap markalarımız vardı ve gerçekten de çok kaliteli çorapları gayet iyi fiyatlarla satarlardı.
Sonra her ne olduysa o kaliteli çoraplar bir anda üretilmez oldu. Ucuz iplikle üretilen kalitesiz çoraplar piyasayı istila etti. Merserize sadece “business” “exclusive” gibi havalı İngilizce isimler altında, boyut ve kalınlığı düşürülerek “malzemeden çalınmış” hali ile bulunur oldu.
Yani daha fiyat konusuna gelmeden, Türkiye’de kaliteli çorap üretilmez, bulunmaz oldu.
Gelelim fiyata….
Zar kadar ince, bileği birazcık geçecek kadar kısacık üretilen, merserize iplik kalitesi de hayli tartışmalı olan yerli çoraplarımız, mağazalarda 400 - 500 TL bandında satılıyor. Kullanım ömürlerini de ayla yılla ölçmeye kalkmayın, 3 - 5 kullanımdan sonra renkleri soluyor, gevşiyor, yamuluyor.
Peki demin anlattığım, “dünyanın en kaliteli çorapları” arasında sayılan bu ürünleri Portekiz’den kaç paraya aldım dersiniz? Aklınız çok yüksek rakamlarda gezinmesin, çiftine bizim para ile 240 TL verdim. Yani bizdeki “sözde muadillerinin” yarı fiyatı.
Peki neden böyle dersiniz? Bizim malzeme maliyetimiz mi pahalı, işçiliğimiz mi pahalı, ters giden ne var da daha kalitesiz ürünleri Portekizliden daha pahalıya satıyoruz?
Buyrun beraber bakalım… Ne zaman böylesi bir konu açsak bizim iş adamlarımız hemen işçilik maliyetlerini gündeme getiriyorlar ya hani… Portekiz’de asgari ücret yaklaşık 56.900 TL. Yani bizdeki 28.075 liranın 2 katından fazla! Asgari ücretin işveren maliyeti açısından da durum farklı değil.
Peki acaba yakıt fiyatları nasıl? Portekiz’de benzinin litresi 101 TL, Türkiye’de ise 63 TL.
Elektrik enerjisi? Portekizde kW saati ortalama 7,15 TL, Türkiye’de 5 TL.
Acaba vergide durum ne?
Çorap için KDV oranı Portekiz’de %23, Türkiye’de ise %10. Aradaki fark yine 2 kattan fazla.
Hülasa…
Maliyetleri Türkiye’den 2 kat yüksek olan Portekizde çorap, Türkiye’nin yarı fiyatına satılıyor. Üstelik ürün kalitesi de “tekstil ülkesi” Türkiye’dekinden daha yüksek.
Maliyet yarı yarıya, fiyat iki kat. Yani basit bir erkek çorabında bile Avrupa’dan 4 kat daha pahalıyız.
Sebebi ne olabilir siz takdir edin.
Yazılıyor, çiziliyor, konuşuluyor, ama bunlardan kimsenin haberi olmuyor:
Kültür ve Turizm Bakanı M. Nuri Ersoy'un şirketine orman arazisi tahsis edilerek rant sağlandığı iddia edilmişti.
Sonuç: iddia sahibi Turan Çömez ve yayınlayan Sözcü Gazetesi 50'şer bir lira tazminata mahkum oldu.
🔴 Cihat Yaycı :
İsrail Bakanlar Kurulu, 1915 olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak tanıma kararı aldı.
Türkiye de buna karşılık,
İsrail’in kuruluş gününü, “Filistin Soykırımı Günü” olarak kabul etmeli; bunun uluslararası alanda tanınması için diplomatik girişim başlatmalıdır.
*AKCİĞER KANSERİ KANTARON ÇAYI*
*Bir hocamız anlatıyor*
*Ciğerleri bitmiş doktorların yapılacak birşey yok dediği bir hastaya tavsiye edilen kür*
*250 gr sarı kantaron otu*
*4litre suyun içine koyun*
*2litre kalıncaya kadar kaynatın*
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını aşağılayan “fıkra” sını bir AK Partili bakan, yönetici ya da iş insanı anlatsaydı Halk tv, Sözcü, Cumhuriyet, Birgün, T24 manşetlerinden indirmez tarihe “altın” harflerle yazdırırdı.
Bakın nasıl sessizler, görüyorsunuz.
Karaktersiz bunlar yahu. Medya filan değiller.