Laiklikle kavga etmekten eğitimle ilgilenmeye vakit bulamayan, mikrofon buldukça laiklik eleştiren, bir kez bile bilim ve fen konusunda bir çıkışını duymadığımız, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en kötü Milli Eğitim Bakanı.
Peygamberimiz çorbaya ekmek doğrayıp iftar ediyordu.
Hz Ömer kendi işini yaparken kendi mumunu devletin işini yaparken devletin mumunu yakıyordu.
Hz Ali süt parası ödemek için kalkanını satıyordu.
Bir hırka bir lokmadan Avakadolu Antrikota.
Savunanlar da makarna yiyor!
“Söylenecek söz yok” yok mu? Milli Eğitim Bakan yardımcısı olarak söyleyecek bir şeyiniz yoksa o zaman istifa etmeniz gerekmez mi? Söyleyecek sözü, yapacak işi olan otursun o makama.
Şuna nasıl müsade edilir!? Hangi çıkar uğuruna görmezden gelinir? Dünyayı verseler karşılığında ne olur mesela? Hangi kazanım bu görüntüyü telafi edebilir? Yazıklar olsun! Unutanın kanı kurusun!
yaşar kemal, yoksulluk için “insanın en aşağılanmış tarafıdır” demişti. özellikle yoksulluk içinde büyüyen ve en basit istekleri bile yerine getirilemeyen çocukları gördükçe kahroluyorum. tüm keyfim kaçıyor. halkı bu denli çaresizleştiren herkesin acı çekmesini istiyorum.
Polis bak üç aylar mübarek günlerdeyiz diyor, karşıdaki yavşak da bu polisleri kafir görüp bunlara sıkmayı cihad zannediyor. Bu tekfirci zihniyeti bu topraklarda yayanların allah belasını versin. Şehit çocukları babasız kaldı allah makamlarını âli eylesin.
Dün akşam sosyal medyada emekçi abimizi gördüm. Umre’ye gidenlere hasretle bakarak iyi yolculuklar dilemiş. İçinden belli ki “Keşke ben de gidebilsem” demiş. Eğer bu emekçi abimize ulaşırsak, ben de kendisini Umre’ye gönderip bir hayır duası almak isterim. #umre 🕋