“Biz biliyoruz ki sosyalizm geldiğinde yaşam iyi ve ilginç olacaktır. Fakat en güzel an sınıf savaşının kaynadığı andır. Bu duygu savaşa bizzat katılan, proletaryanın savaştan bizzat zafer kazanmış olarak çıkacağını bilenlerin duygularıdır.”
Bu futbol tarihinde görülmemiş bir uygulama. ABD'nin devam edebilmesi için açık açık şike yapıyor şirketlerin ortağı fifa. Hukuk artık tarih oldu. Kapitalizm çıplak savaşa başladı. Hiç ama hiçbir şeyden çekinceleri yok.
Deniz Göktaş üzerinden yürütülen "Favori kitabım, çeviride sorun var" meselesinde bir Müslüman olarak kafamı karıştıran konu şu: Çeviride sorun yoksa neden mezhepler ve savaşları, neden tarikatlar ve savaşları var ve neden kimse Müslüman Müslümanı boğazlarken incinmiyor?
Deniz Göktaş'ın gösterisini önce 10 milyona, sonra 20 milyona taşımak hepimizin borcu. Türkiye'nin hikâyesini, yakın tarihin hayaletlerini, medyadan akademiye devletin makbul yüzlerini, son derece politik olan kişisel öykülerimizi AKP-MHP iktidarının savcıları, kalemleri ve kolluk kuvvetleri değil, en iyi Deniz Göktaş anlattı.
Bu oyunu kutulara sıkıştıran, hedef gösteren bütün o muhbirlerin hayal gücünün ötesinde bir ülke anlattı.
Madem o gözaltında, şaheserini biz paylaşalım.
Deniz Göktaş yaptığı gösteriyle bir hamle yaptı. Bu adlı adınca politik bir hamleydi. Kendi mesleği ile Türkiye’de ifade özgürlüğü alanının daraltılmasına karşı geldi. Aydın karşı gelendir. Halk da sahip çıkan. O aydınlığını yaptı sıra halkın sahip çıkmasında.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, NATO Zirvesi için kamu kurumlarına gönderdiği yazıda zirve güzergâhında, havalimanlarında ve konaklama yerlerinde yaşayan köpeklerin toplatılmasını talep ediyor.
Savaş örgütü NATO’nun yeni katliam ve işgallerini planlayacağı zirve için kamusal yaşamı askıya alan, sınavları hukuksuzca erteleyen ve gençlerin barınma hakkını gasp eden Saray Rejimi, şimdi de zirve bahanesiyle Katliam Yasası’nı uygulamaya ve sokakta yaşayan hayvanların can güvenliğini ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Emperyalist haydutların ülkemizde toplanıp dünyayı nasıl kana bulayacaklarını konuşacakları NATO Zirvesi’nin ve zirve hazırlığı adı altında gençlerin ve emekçilerin temel haklarını yok sayan, sırtını Katliam Yasası’na dayayarak sokakta yaşayan hayvanların özgürlüğünü tehdit eden işbirlikçi Saray Rejimi’nin karşısındayız.
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nün hukuksuz talimatına karşı dayanışmayı büyütecek, hayvanları sokak sokak, mahalle mahalle savunmak için mücadeleyi sürdüreceğiz.
Dünyanın dört bir yanında savaşları körükleyen, halkları, hayvanları ve doğayı yıkıma sürükleyen politikaların baş faili NATO ve işbirlikçilerine karşı, insanların ve hayvanların eşitlik ve özgürlüğü için hep birlikte direneceğiz.
NATO Zirvesi için hayvanlar toplatılamaz!
Ankara Emniyeti, hayvanlardan elini çek!
TİP Hayvan Hakları Komisyonu
KAZANDIK!
Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları, yasadışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçteki bir işleyecek mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır.
Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza, madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık!
Ankara'daki heyetimizle Edirne'de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz!
Direnişte son duruma dair sendikamızın yaptığı açıklama budur.
Son işçi arkadaşımız son kuruş alacağını alana kadar takip etmemizin, desteğe devam etmemizin ne kadar önemli olduğunu gördüğümüz bir gün yaşadık.
Madenciler ne karar alırlarsa ona uygun davranacak, üzerimize düşen ne varsa sonuna kadar yanlarında duracağız.
yüz kişiye falan sormadım ama şu an dünya üzerinde inan özdemir’den mutlu insan yoktur gibi. tweet sıklığından heyecanını paylaşma arzusunu görmek zor değil
Erkan Baş işçilerle açlık grevindeyken karşısında pizza yiyenler TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın açıklamalarından rahatsız olmuş. Olsunlar. Bir de utanmadan “TİP, Kadıköy’den ibaret” diyorlar. Erkan Baş; Esenyurt, Avcılar, Şirinevler ve Sefaköy’ün bulunduğu, işçi ve emekçilerin yoğun olarak yaşadığı İstanbul 3. Bölge’nin milletvekili. Bu bir.
İkincisi, TİP’in Türkiye’nin Suriye sınırındaki Hatay’da bir belediyesi var: Samandağ Belediyesi. Cehalet seviyeniz o kadar yüksek ki ne desek altında ezileceksiniz zaten.
“Türkiye toplumsal muhalefetinin siyasal özneler bahsinde her defasında gelip gelip duvara toslamasına neden olan şey, bu gayri-devrimcilik ve onun tekrar eden krizidir.”
Can Soyer - Düzenin İçinde, Rejimin Dışında: Gayri-Devrimciliğin Krizi
Yazıyı okumak veya dinlemek için tıklayınız.
https://t.co/xONpA9S4Ja
İşçilerin haklarını vermek yerine önceden AKP Tekirdağ İl Başkan yardımcılığı yapmış patron Bekir Kiremitçi’nin ilk yaptığı şey işçilerin en temel ihtiyaçlarını hedef almak oldu.
Yemekhane kapatıldı, verilmesi gereken yemekler kesildi.
İşçilerin oturabileceği tek bir alan bile bırakmamak için kantin kilitlendi. “Hayrına” yaptırdığı cami dahi işçilere kapatıldı. Şimdi madenciler namazlarını cami kapısının önünde kılıyor.
devreyi yine iyi kapattık insanlık dışı oly savunmasına rağmen. soyunma odasında 2016 cska finali 3-4. çeyrek sekanslarından hatırlatmalar bekliyorum saras’tan
Karşı Devrim’e Direneceğiz!
Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen mutlak butlan kararını tanımıyoruz. Parti Meclisimiz konuyu detaylıca değerlendirmek üzere bu akşam olağanüstü toplanacaktır.
Bütün gün çalışıp helal para kazandığında %20-30 gelir vergisi ödüyorsun, onu bunu tokatlayıp kara para kazandığında ise max %5 vergi ödüyorsun.
Parayı devlete borç verirsen hiç vergi ödemediğin gibi bir de yüksek faizle ihya oluyorsun.
Evinde kurduğu rakı sofrasının fotoğrafını paylaşan emekliye soruşturma açıp 3 milyon lira ceza kesmeye kalkarlar ama yabancının içkisini eksik etmemek için meydanlara bira çeşmesi koydururlar. Yine diyorum; ev sahipliğiyle övünenler ev sakinlerine hayatı zindan edenlerdir.
ismail devrim de çocuğuyla futbol izlemeyi çok seviyordu. oğlunun istediği bir pantolonu alamadığı için girdiği bunalım sonrasında hayatına son vermişti.
Erkan Baş: "Ekrem İmamoğlu'nun adaylığının engellenmesi, belediye başkanlarının tutuklanması hep bir güçsüzlüğe işaret ediyor.
Dersler çıkarmamız gerekir; gençlere, madencilere, Akbelen'deki köylülere o yüzden işaret ediyorum. Umudun nerede olduğunu gösteriyor bize. Israrla umut kırma operasyonu var. Dikkat edin kimler teslim oluyor.
Lütfi Savaş aday olmasın diye boşa konuşmadık zamanında, Burcu Köksal ve Özlem Çerçioğlu tanımadığımız insanlar değiller ki. Aydın'da işçilerin sendikalaşmasının öne geçmesiyle tanındı. Şimdi 'Topuklayan Efe' diye tanımlanıyor.
Sosyalistler bunu söylüyordu. Bu isimler, düzen siyasetçileri. Köylüden, işçiden, emekçiden ihanet görmüyoruz.