Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen ameliyatın detayları:
• 30 kişilik ekip görev aldı.
• Uluslararası uzmanlardan destek alındı.
• Ameliyat yaklaşık 6,5 saat sürdü.
• Bebeğe 'Umut' ismi verilecek.
• Omurilikteki açıklık, rahme kamera ve milimetrik cerrahi aletlerle girilerek kapatıldı.
Bebeğin kurtulduğu sağlık problemleri:
• Bacaklarda hareket azlığı
• Tuvalet kontrolünde zorluk
• Beyinde su toplaması ve hidrosefali
@kbrgcn Merhabalar.Acaba arkası ve alt kısmı daha uzun modeli de var mı, koltuğun kenarlarını tımaladıkları için minikler o görüntüyü de örtmüş olurdu☺️
@ardasong@arminaysu Eğer bebeğin riskli bir durumu varsa daha ileri merkezde takip ve doğum önerilir. Böylece bebek doğduktan sonra başka yere nakil için vakit kaybedilmez. Hatta ekip o bebeğin doğumuna göre yoğun bakımı ayarlar 🌸
Atatürk'ün cenaze törenine dair pek çok kayıt ve fotoğraf gördüm. Ama beni en çok hüzünlendiren bu fotoğraf oldu.
Anadolu'nun asil köylü kadınları, bebekleri kucaklarında tren yoluna çıkmış Atatürk'ün tabutunu Ankara'ya götüren treni bekliyor. Geçerken bir iki saniyeliğine de olsa görebilmek için...
Vatanlarını düşmandan kurtarmış Halaskar'a son defa selam durabilmek için...
Orta doğulu ve Afrikalı bireylerin Türkiye Cumhuriyeti mirasını sorgulamasında anlayamadığım şey, yerine öneri olarak ne getirdikleri.
Bu bölgelerde kadınların tam hak alabildiği bir kültür örneği var mı? Hangi ülkelerinin mirası, kadına ve erkeğe Türkiye’den daha iyi bir yasal zemin sunmayı başarmış?
Bakın, cumhuriyetimiz kusursuz demiyorum. Sadece hangi Afrikalı, Hindistanlı ya da Orta Doğulu’nun “modern dünyada” bu coğrafyada Türkiye’den daha iyi bir devlet mirası inşa edilmesi düşüncesindeki kasıtları ne diyorum.
Üstelik de Uganda’yı bırakıp Batı’ya yerleşmek gibi göçmenlik geçmişleri varken.
Yani hem özel hayatlarında batılılaşmayı dibine kadar yaşayıp - hem de eleştirilerinde ortaya bu bölgelerde başka bir alternatif modern bir miras örneği koymadan, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin mirasını eleştirmelerinin fikri anlaşılmaz geliyor.
Siz ne diyorsunuz?
🔬🌍 Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Filistinli bilim insanı Prof. Omar Yaghi’yi yürekten kutluyorum.
Ürdün’de yokluk içinde, elektriksiz ve temiz suya sınırlı erişimi olan, kalabalık bir hanede büyüyen; henüz 15 yaşında ABD’ye göç eden Yaghi, bugün çöl havasından su üreten teknolojilerle insanlığa umut oluyor.
Prof. Yaghi’nin sözleri tüm coğrafyamıza ışık tutuyor:
“30 yaş altı insanların yüzde 90’ı gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Bu gezegende barış yok. Bu insanları da yanımıza alamazsak, refah da olmayacak.
Filistin’den yükselen bu başarı, 60 yıllık mücadelenin kilometre taşıdır. Filistin’in toprak bütünlüğü ve tarihsel, kültürel ve bilimsel varlığı için verdiği mücadele devam edecektir. ✊🏻🇵🇸
Hepimizin Patiliköy ü son durakta.. Hep birlikte bin canı ölüme yollamak için uğraşıyorlar..artık hiç bir çıkar yol kalmadı. Yaklaşık 16 sene oldu hayvanlar için mücadele vereli. Binlerce cana dokunduk. Yüzlerce sahiplendirme yaptık. Kısırlaştırma seferberliği ile binlercesini köylerden sokaklardan topladık kısırlaştırdık. 300 engelliye ömürlük yuva olduk. Zorda kalan bir çok hayvansever ve derneğe mama klinik desteği kulübe verdik. Her telefonu açtık kimseye sırt dönmedik. Yüzlerce hayvan koruma derneği varken biz Herşey resmi olsun aman hergün yasa değişiyor kurtardığımız canlar garantide yaşasın dedik ve ülkenin stk lar federasyonlar içinde tek resmi bakımevini kurduk. Şuan tek yasal yer Patiliköy. Her kuruşu kurtardığımız canlar için kullandık. Öyle olmasa ülkenin en güzeli Patiliköy olmazdı. Çok iddialı dimi ülkenin en güzeli demek. Evet öyle kuruşuna kadar bağışların yerini bulduğu yer Patiliköy. Ortada herkes görüyor, inanamıyor…üstelik bağış toplayıp diğerleri gibi pansiyonda yapmıyoruz.Tek bir paralı köpek bakmıyoruz. Kimse bunu konuşamaz..Bu nedenle belki çok zordayız ve sürekli yazıyoruz.
Aylardır yalvarıyoruz bittik tükendik diye. Bunu yazarken en çok ben yazarken nasıl utandığımı anlatamam. Ama kendim için değilki..Artık çare kalmadı. Klinik borçları ilaç mama borçları ve tedavi bekleyen canlar bugün Patiliköy sona geldi. Biliyorum yine bizi duyan olmayacak. Çünkü şunu anladım insanlar görsele bakıyor. Patiliköy düzenli olunca darmadağın yerlere yardım tercih ediliyor. Oysaki biz burayı kolay bu hale getirmedik bu kadar kolay yok olmamalıyız.. Açlığa kaç gün dayanırlar.. Klinikler hasta almıyor. Mamacı artık borç veremem diyor. Çok çok kötü durumdayız. Buradaki emeğe hepiniz şahit oldunuz. Bir kez bile sizi üzecek tüh Patiliköyde mi dedirtecek hiç bir hata yapmadık. Son çare yol bulamazsak bizi affedin .. kurtardığımız bin civarı can için hepinize yalvarıyoruz onları yok etmeyelim. İçinizde iş adamı yada durumu gerçekten iyi olanlar varsa lütfen bizim elimizden tutarmısınız.. lütfen Patiliköy yaşasın. Son bir umut derdimizi anlatmak istedim. Güvenmiyor olabilirsiniz en azından firmalara borçları ödeseniz önümüz açılır. Lütfen lütfen lütfen kapanmayalım..Bunca canı kimse almaz engelliler aynı gün uyutulur..ölürüz kahroluruz.. umarım bu feryadımızı duyanlar olur. Şuan bile dağıtacağımız tek bir kilo mama yok..😭😭😭Bağışlarınızı aşağıdaki web sitemizdeki yasal hesaplarımızdan yapabilirsiniz..
https://t.co/PBHbL2DBlj
@DrSarperSaglam Ben İtf’de öğrenciyken annemi ameliyat eden, tekrar operasyon gerekince 10 yıl sonra beni hatırlayan ve bizden ücret almayan Prof.Dr. Günter Hafız. Annemi trakeostomiden kurtardı, hayat kalitesini ve moralini arttırdı. Annem her zaman ona dua ediyor💐💐
📣 Yunan işgalini görenler anlatıyor:
"Atatürk olmasaydı ezanlar yasaklı kalacaktı. Bir buçuk sene hiç ezan okunmadı Eskişehir'de. Büyük Taarruz'dan sonra ezan okunmaya başladı. Amanın, ezan okununca biz sokaklara fırladık, sevindik, kurbanlar kestik."
Çükler dayanışması. Kızın tüm vücudu doğranmış ama "cinsel yakınlaşma isteğini geri çevirdi" diye haksız tahrik indirimi, "elem ve öfkenin niteliğini dikkate alarak". Elem ve öfke, yani çükün hayal kırıklığı.
Oldu olacak "Çükün kıymetini ve itibarını koruma kanunu" çıkarın artık.