Kılıçdaroğlu soruların çoğuna mantık sınırlarında yanıt veremedi. Saray yargısının kararlarına dayanarak CHP’li başkanları suçlamasındaki çelişkiyi açıklayamadı. Etkin pişman ifadelerini peşinen doğru kabul etmesindeki tutarsızlık gözler önüne serildi. Sürekli ‘Bilmiyorum’ diyerek yanıt vermekten kaçındı. Partiye polis sokulması, mutlak butlan kararında bile ‘Benimle ilgisi yok’ söylemi hiç inandırıcı olamadı. Kılıçdaroğlu, toplumun aklı ile alay eder gibi sorumlulukları üzerinden atıp ‘Arınma’ söyleminin arkasına saklanmaya çalıştı.
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı olarak dayanışma sorumluluğuyla; İstanbul Milletvekili olarak görev bilinciyle; ama en önemlisi ülkemizin darbe zihniyetiyle yönetilmesine karşı direnmek üzere bir yurttaş kimliğimle ben de heyetimizle birlikte CHP İstanbul İl Başkanlığı binasına geçiyorum.
Darbelere, kayyumlara, Saray’ın sopası haline dönüştürülmüş hukuksuz yargıya karşı her zaman dayanışacağız.
Hep birlikte direnip beraber kazanacağız.
Ne geldi başına? Cezaevinde taciz mi edildin? Korkudan altına mı kaçırdın? Gözüne plastik mermi mi girdi? Okulun birincisiyken sınav dönemi hapse mi atıldın? Cebinde yalnız bir akbil parasıyla geleceğin için sokaklarda gençlik mi çürüttün? Ne geldi abi başına? Sizin buyurgan tavırlarınızı göğüslememiz, bize ayar vermenize ‘eyvallah’ dememiz için ne yaşadınız tam olarak?
I have decided not to play in Istanbul this October.
I was so looking forward to playing for you, but unfortunately, this is not the right time.
I dream of playing for you as soon as possible.
I stand by you. In Peace and Love❤️