ASTANA’DAN TÜM DÜNYAYA İLAN EDİYORUZ: GELECEK YÜZYIL GENÇLERİN VİZYONUYLA ŞEKİLLENECEK!
Türkiye’de Genç Sağlık Sendikası (@gencsagliksend) ve Devlet Memurları Konfederasyonu (@DMKonfederasyon) ile yaktığımız dinamik ve yeni nesil sendikacılık meşalesi, bugün sınırları aşarak tarihi bir vizyona dönüştü.
Kardeş coğrafyamız Azerbaycan ile attığımız ilkeli bir adımın ardından, bugün Kazakistan-Astana’da küresel bir hikayenin temelini attık.
Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan’dan çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile emeğin küresel geleceğine yön vermek üzere Dünya Genç Sendikacılar Birliği’ni kurduk!
Astana'da bu tarihi süreci başarıyla yürüterek kuruluş ilanımızı tüm dünyaya duyuran vekilim ve yol arkadaşım Furkan Ali Çiftçioğlu ile beraberindeki tüm heyetimize yürekten teşekkür ediyorum.
Uluslararası delegasyonun oy birliğiyle bu kutlu birliğin Kurucu Genel Başkanlığı şahsıma tevdi edildi.
Dijitalleşen dünyada genç kamu çalışanlarımızın gür sesi olmak ve uluslararası arenada ülkemiz adına oyun kurucu bir aktör olarak artık küresel ölçekle sahadayız!
Astana'dan yükselen bu ses, küresel bir sendikal hareketin yeni miladıdır.
Hayırlı, uğurlu olsun!
KAMUSAM olarak 4.223 kamu görevlisinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz saha araştırması, memurlarımızın yaşadığı derin geçim krizini çarpıcı verilerle gözler önüne seriyor.
•Türkiye genelinde farklı hizmet kollarından 4.223 kamu görevlisi araştırmamıza katılarak sahanın sesini duyurmuştur.
•Katılımcıların %75,3'ü evli olup, geçim sıkıntısı sadece bireysel değil, hane halkını kapsayan toplumsal bir baskıya dönüşmüştür.
Borç Sarmalı ve Hayatta Kalma Mücadelesi!
•Kamu çalışanlarının %78,5'i en az bir kredi borcu ile yaşamaktadır.
•En vahim veri ise; katılımcıların %54'ü ihtiyaç kredisini yatırım için değil, sadece gündelik genel harcamalarını karşılamak için çekmektedir. Borç, memur için artık bir finansman aracı değil, bir geçim mekanizması haline gelmiştir.
•Ankete katılan kamu çalışanlarının %44,7'si kiracı konumundadır ve büyükşehirlerdeki kira artışları maaşları doğrudan yutmaktadır.
•Geliriyle birikim yapabilenlerin oranı yalnızca %2,8'de kalmıştır.
•En büyük yığılma 50.001–75.000 TL gelir bandındadır (%38,7). Ancak harcama verileri incelendiğinde, gelirin doğrudan zorunlu giderlere harcandığı ve hane halkının kazandığı kadar (veya daha fazlasını) harcamaya mecbur kaldığı görülmektedir.
Kamu çalışanının mutfağındaki yangın, kamu hizmetinin kalitesini ve toplumsal güveni doğrudan tehdit etmektedir. Artık sadece enflasyona endeksli maaş artışları değil; barınma desteği ve refah odaklı yapısal reformlar bir zorunluluktur.
Kamu Çalışanları Stratejik Araştırmalar Merkezi (@kamusamorgtr ) olarak veriyi stratejiye, analizi ise haklı bir mücadeleye dönüştürüyoruz.
⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️
https://t.co/XWELYuGNMT
Prof. Dr. İlber Ortaylı, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Son sözleri: “Ortadoğu’da bir harita çizilecekse biz çizeriz. Biz burada yaşıyoruz. Gidecek başka bir yerimiz yok.” Olmuştu.
Sendikacılık dünyanın en zor işlerinden biridir.
Emek ister, çaba ister, sabır ister, fedakârlık ister.
Bu fedakârlığın en büyüğünü ise şube başkanlarımızın kıymetli eşleri ve çocukları gösterdi.
Dört yılda en hızlı büyüyen sendika olmak kolay olmadı.
Bu yolun arkasında görünmeyen büyük bir emek ve sabır var.
Bugün Instagram paylaşımlarında gördüm… Genel Başkanım Osman KAYA her bir şube başkanımızın eşine, haklarını helal etmeleri için birer çiçek gönderilmiş.
Bu sadece bir çiçek değil, bir gönül alma, bir helalleşme, bir zarafet ve erdem örneğidir.
Bu, ailenin kıymetini bilmek ve hep birlikte aynı çatı altında olduğumuzu hissettirmektir.
İşte bu yüzden seninle gurur duyuyoruz.@osmkya06 Bu yolda senden başka kimseyle yürümezdim.
Hastanede sendikal faaliyet yürütmek anayasal haktır.
Temsilcilerimizin önü kesiliyor.
Bağırılıyor, çağırılıyor.
Tutanak tutuluyor.
Karar açıklanıyor:
Bağıran tarafa uyarı,
“Bağıramazsınız” diyen temsilcimize kınama.
Bu adalet değil.
Bu açık bir taraf tutmadır.
Başhekimlik makamı; sendikal ayrımcılığın değil, kurumsal tarafsızlığın makamıdır.
Temsilcilerimizi dinlerken göz teması kurmamak, nezaketi geri çevirmek ve ardından tek taraflı bir disiplin kararı vermek; yönetim sorumluluğuyla bağdaşmaz.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Sendikal faaliyetimizi kimse baskıyla durduramaz.
Temsilcimize verilen kınama kararı hukuken de, vicdanen de kabulümüz değildir.
Bu karar geri çekilmezse, süreci her zeminde takip edeceğiz.
#KosuyolundaNelerOluyor
@ismgovtr@dr_aemreguner
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temsilcilerimizin saha yaptığı esnada önlerini kesen malum sendika temsilcileri, arkadaşlarımıza bağırarak tehditlerde bulunmuştur. (Videolar mevcuttur)
Yaşanan olayla ilgili yapılan soruşturma neticesinde Muhakkik, olayı çıkaran ve tehditlerde bulunan malum sendika temsilcisine Uyarma cezası, üslubunu bozmayan ve önü kesilen temsilci arkadaşımıza ise Kınama cezası uygun görmüştür.
Adalet herkese lazım, verilen bu kararı doğru bulmuyor ve yargıya taşıyoruz.
Kimse devletin şerefli makamını kendi şahsi ikbali için kullanamaz.
İlgili hastanesinin başhekimini göreve davet ediyoruz!
İstanbul il sağlık müdürlüğünün ilgili olayla ilgili soruşturma başlatmasını ve konuyu bütünü ile incelemesini rica ediyoruz. @ismgovtr@dr_aemreguner
#KosuyolundaNelerOluyor
Kilis ilinde görev tanımında yer almayan işlemleri yapmak istemeyen 2 meslektaştaşımıza verilen maaştan kesme cezasını ben ödeyeceğim.
Hiç kimse yoksulluk sınırı altında maaş alan mevzuat ve kurallara uyduğu için maaştan kesme cezası alan meslektaşlarımızı yalnız zannetmesin.
Haklı ve hukuki olan tüm konularda üyelerimizin ve tüm meslektaşlarımızın yanındayız.. @gencsagliksend
Değerli @ismgovtr yetkilileri;
Bugün Mehmet Akif Ersoy Eğitim Araştırma Hastanesi yoğun bakım kısmına ait olduğu söylenen videolar kamuoyunda yer aldı.
İlgili videoda hastaların hijyen şartları ve personellerin çalışma koşullarını zorlayacak alanlarda bulunduğuna dair görüntüler mevcuttu.
Çalışma arkadaşlarımızın konuyla ilgili başhekimle diyalog kurmaya çalıştığını fakat buradan da sonuç alınamadığını öğrendim.
Sizlerden ricamız ilgili görüntülerle ilgili bir soruşturma başlatmanız ve süreç ile ilgili kamuoyunu aydınlatmanızdır.
Bugüne kadar yaşanan tüm aksaklık ve sorunların sizlere iletildiği takdirde ne kadar yapıcı ve çözüm odaklı çalıştığınızın farkındayız.
Bu konuyla ilgili de duyarlılık ve bir netice beklemekteyiz.
Yetkili sendika ve konfederasyon memurla çalıştığı Bakanlığın arasını açıyor, memurla hükümetin arasını açıyor.
MEMURA BAŞKA, BAKANLIĞA BAŞKA, HÜKÜMETE BAŞKA BİR DİL KULLANIYOR.
Memur kardeşim, işçi sendikaları hak alıyor da memur sendikalar neden alamıyor hiç düşündünüz mü?
Yetkili sendikalardan ve konfederasyon’dan istifa edin 6 ay içerisinde tüm haklarınıza sahip olursunuz, 6 ay bile sürmez.