"Çok yazık ya... Hicap duyuyorum..."
Habertürk'te "yas ilanı" tartışması yapıldığı sırada Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu'nun sözleri programa damga vurdu.
Mesela nesneler, taşlar, emojiler gibi şeyler, iletişime - gelişime - diyaloğa kapalıdırlar doğal olarak. Yine de taşa, aylar, yıllarca dokunursanız, su bile olsanız, o taşta bir değişikliği sağlayabilirsiniz. İnsan adlı varlık, doğal olarak, gelişime - iletişime - anlamaya - dinlemeye - öğrenmeye açık olması gerektir.
Ülkemizdeki hatırı sayılır bir sosyoloji ise bu doğa - insanlık dengesinin dışında kalmaktadır. Oğuzhan Uğur adlı bu kişi de o kütlenin sosyal medyadaki önemli pop ikonlarındandır. Sözünü ettiğimiz mutlak kapalılık, kalıtımsal olarak öyle icat edilmiş, üretilmiş, salınımı bu mutlak kapalılık geni ile kamusallaştırılmıştır.
Öğrenmeye - anlamaya - gelişime o denli kapalıdır ki, twitindeki ilk cümleyi daha bebekken babasından - çevresinden - okulundan öğrenmiş, sonra çevresinden - dergisinden - medyasından duymuş - yetişkin 1 humanoid olduktan sonra da hem ilk cümlesine dair hem de o en yıvış ezberlerine dair tek 1 gerçek okuma yapmamıştır.
O yaygın - baygın yâvelerin en bilineni toprak satışı mesela. Yüzde 00.08'dir. O da cebren ve hile yapılan satıştır. Bununla ilgili tek 1 okuma yapmamıştır, yapmayı akletmemiştir bile. Onu akledebilecek zihni, çok daha erken yaşta, altı ok teolojisi ile mühürlenmiş, dünyaya kapatılmıştır çünkü.
Şerif Hüseyin gibileri yok mudur. Elbette vardır. Şerif Hüseyin'in ataları ile 1744'den bugüne hem b��yük hem ince mücadele-miz devam etmektedir. Ama dedim ya, daha elifi, merteği bilemeyecek kadar kuşaklararası robotik cehaletin çıktısı olan bir bünyeden bunu elbette beklemiyoruz. Daha gözünün önünün önünü, zihninin önünü göremeyen bir altı lob, bu 'çerçeveyi' nasıl akledebilir değil mi ?
Şöyle yapalım mı ?
Şimdi sana, dilediğin yerde kullanabileceğin, hiçbir yerde bulamayacağın, paranla bile satın alamayacağın temel bazı bilgiler verebileceğim !
Hatta bu bilgileri, senin kafandaki "bana" karşı bile kullanabilirsin.
Bugünkü Filistin bayrağı İngilizler tarafından çizilmiş, renklendirilmiştir.
Tarihi de 1915'e kadar gitmektedir.
Paris'te kurulan yapı, sadece Jön Türkler değildir, aynı zamanda Fetât (Genç Araplar) hareketi de Paris'te kurulmuştur 1915'te. Merkezi sonra Beyrut'a, oradan Şam'a taşınmıştır. Tek gündemleri, kutsalları, Osmanlı ile, o BÜYÜK HİLÂL savaşmaktır. Şerif Hüseyin ile temastadırlar. İngilizlerle masadadırlar. O masada, (İngiliz) devletçikler kurulur. Bayraklarının renkleri beyaz, kırmızı, yeşil, siyahtır. Ürdün, BAE, Kuveyt, Sudan, Irak, Suriye, Libya ve Filistin bayrakları bugün tam olarak hala aynı renklerdedir.
Bu, hikayenin başlangıcı değil, ortasıdır, bugün hala akmaya devam eden o hikayeyi, keşke en azından İsrailli, Yahudi tarihçilerden - yazarlardan okumayı denesen ? Uluslararası bilimsel - akademik saygınlığı olan şu isimleri hiç duydun mu mesela hayatında? Nerdeyse hepsinin kitapları Türkçe'ye de çevrildi.
Ilan Pappe, Avi Shlaim, Norman Finkelstein, Yakov Rabkin, Benny Morris, Simcha Flapan... Yukardaki twitinde, daha ilk cümlenle nasıl bir cehalet bataklığına gömüldüğünü, bu isimler, sana sadece teknik bilgiyle, harita ile, rakamla, bizzat Yahudi kaynak ve metinleri ile anlatsınlar - öğretsinler müsade edersen. Ama bunun için, önce beynindeki hücrelere saygı duyman gerek, harekete geçebilmelerine lütfen izin ver !
İzin ver ki, twitinde yazdığın, "kaçırılan kadınlar, kurşuna dizilen yaşlı insanlar, doğranan gençler" için "acıyan için", 1910'dan bugüne yaşanan acıların yüzyılından sadece bir kaçını sana öğretmeyi denesinler. O denemeden ikisini paylaşıyorum, biri büyük bir referans çalışmadır, Türkçe, İngilizce, Bonakça ve Arapça olarak okuyabilirsin, diğerini, haritayı, görmek ister isen, bakman yeterli.
Evet, twitin 6 milyona yakın görüntülenmiş. Üzücü bir gerçeklik. Kabul edelim, "yaralı bilinç" için en çok bu coğrafyadan verim almış tarihi - eğitimi - kitleyi kurgulayanlar, 150 yıl kadar önce. Sen ve senin gibi, bu eziklikle malûl sosyolojinin tedavisi imkansız, bunu kabul etmek gerektiğini 29 Mayıs 2023 sabahı bir kez daha, binbirinci kez gösterdi. Bu yazdığım, içerisinde, teknik - kamusal - literal - tarafsız, onlarca salt bilginin de olduğu metnimi, kaç kişi okuyacaktır elbette bilemiyorum, gönül ister ki, seninki gibi en az 6 milyon kişi okusun, fakat bizim mesuliyetimiz, gereğini, gerekli biçimde, gereğince yapmak, yapmak ve yapmaktır, ötesi takdirdir, nasiptir.
Son olarak, madem her yerde, onun ismi geçiyor, İzzettin Kassam (Tugayları) portresini en azından keşke okusan. Osmanlı için - yani Türkiye için, Suriye Lazkiye doğumlu olan bu Arap, Trablus - Beyrut - Gazze köylerinde aylarca dolaşarak asker, para toplamaya kendini adamıştır. Balkan Savaşı'na destek olmak için yola çıkmıştır. Osmanlı askeri için marş yazmıştır. Nicesi ve nicesi vardır fakat sen, Şerif Hüseyin'in çalıştığı yeri hoşnut edecek ne varsa, neresi varsa, sadece orası için var gibisin hayatındaki her şeyinle ...
Allah var, twitindeki doğru iki cümleden biri şudur.
"Dünya kaynarken elimizde tutmamız gereken tek bayrak, Türk Bayrağıdır."
Doğrudur, amentümüz odur,
o bayrak, o BÜYÜK HİLÂL sancağıdır.
Sana rağmen, senin habitatının, yaşamınız boyu cedel - huruç içinde olduğunuz
o BÜYÜK HİLÂL HARİTASININ ANLAMI için
her yerde dalgalanmaya, dalgalandırmaya devam edeceğiz...
https://t.co/lATmgq2SFn
- Kafasını batıya çeviren çomar senin içim bu paylaşım.
HAYAT BİTTİ ABD Merkez Bankası Kabine Toplantısı Ömer Faruk WHERE YOU GO Abla Gitme Hulusi Akar Melo Melike Şahin Kızılay Avm #AfraSaraçoğlu Transfer #MasterChef Yeniden Refah Sinan Oğan #sasa
Hiçbir ideoloji, yaşam tarzı vs. ayırdı yapmaksızın düz bir mantık sorusu:
Fikrini beyan eden bir kadına sırf "aynı şekilde düşünmediği için" yolun ortasında alenen küfreden bir kadını böylesine sahiplenen bir kadın; kadın haklarını savunurken ne kadar objektiftir?
Yunan-Roma bacağından duhul etmeye çabalayan yurdum insanları. Neden Fransanın işgal ettiği Cezayirdeki tecavüze uğramış binlerce kadına adamıyorsun ödülünü?
Yada çocukları dağa kaçırılmış Diyarbakır annelerine?
ABD beslemesi Fox TV’de sokaklar işaret ediliyor, sunucu SUS işareti yapıyor, Sözcü Gazetesi Yazarı Çiğdem Toker devam ediyor:
"Serbest seçimlerle bir siyasal iktidar el değiştirebilir mi sorusu artık kritik bir soru haline gelmiştir."
#ÇiğdemTokerTutuklansın
Suriyeli kız çocuğundan Kemal Kılıçdaroğluna:
"Bu videoda Kılıçdaroğlu'na bir şeyler söylemek istiyorum. Suriyelilerin Türkiye'de yaşadıkları adına konuşacağım.
Suriyeliler bomba ve uçaklar yüzünden ölüyor. Sizin de çocuklarınız var."
Sayın Cumhurbaşkanım,
Bugün tekrar Cumhurbaşkanı seçilmeniz için Fransa'da 2. kez sizin için oy kullandım.
Şimdi "kalpli" muhalifler "oy mahremdir" demeye başlarlar ama benim amacım bu paylaşım vesilesiyle size teşekkür etmek.
Bunca yıldır, bunca algı, yalan ve saldırı karşısında dimdik durduğunuz,
Bir oy uğruna her hafta rüzgar gülü gibi yön değiştirip kişiliğinizden taviz vermediğiniz,
"Onu, bunu göndereceğim", "şunu yargılayacağım, şu projeyi durduracağım" nefret siyaseti yerine hâlâ canla başla bu halka hizmet ettiğiniz,
Seçilmek için emperyalist güçlerden, terör örgütlerinden, bot hesaplardan veya mafyadan medet ummadığınız,
7/24 size saldırmayı kendine görev edinmiş Batı medyasına "nasıl hepimiz bu kadar yanılabildik?" yazdırdığınız,
Türkiye'yi dünyada devler ligine çıkardığınız,
Bu milleti öz kimliğiyle barıştırdığınız,
Kimseleri hakir görmediğiniz,
Dünyada bütün mazlumlara umut olduğunuz için teşekkür ederim.
Sizi yapmacık emojilerle, el işaretleri ile değil, gerçekten yürekten seviyoruz.
Allah size bu davada güç, kuvvet, uzun ömürler versin.
▶️z a v a l l ı'nın bastığı tuşlar;
📌Ben ülkücü bir amcanın yeğeniyim
📌Ben solculuğu dayımdan öğrendim
📌Benim Mevlüt dedem İstiklal harbi gazisiydi
📌Amcamın birisi Fazilet Partiliydi
📌Babam ANAPLI idi
📌Ben, ANAP'tan CHP'ye geçtim
📌Bugünlerde günlerce Atatürk ile dertleşmek isterdim
📌Selamımız Demirtaş'a olsun, sorun yok, Demirtaş'a selam söylüyorum...!
Ayasofya’da namaz kılan Erdoğan’dan rahatsız olan kitleye bak sen.
Ekrem “Yasin” okuyunca,
Canan “İftar” açınca,
Kemal “Namaz” kılınca,
Din siyasete alet olmuyor ama Ayasofya’da namaz kılınca mı oluyor?
Hoplayıp durmayın sakin olun o karanlık defterlerinizin açılmasına çok az kaldı.
Dücane Cündioğlu:
Kemal Bey karizmatik bir lider değil. Karizma üretilen bir şey değildir.
Bak Davutoğlu’nda oluyor mu? Babasının paltosunu giymiş ortaokul çocukları gibi.
Erdoğan’ın doğal olarak yaptığını bunlar öykünerek yapmaya çalışıyor.