Buradan bir çift laf da Samsunlulara…
Samsunspor, Trabzonspor’la maç yapacağı zaman kendinizi komando gibi hazırlıyorsunuz. Tribünler doluyor, ortalık ayağa kalkıyor. Ama İstanbul kulüpleri Samsun’a geldiğinde ne hikmetse tribünlerde taraftar bulmak zorlaşıyor.
Çünkü mesele Samsunspor değil, İstanbul kulüpleri olunca akan sular duruyor. Birçoğunuzun gönlünde kendi şehrinin takımı değil, İstanbul takımları var. Sonra da çıkıp Samsunsporluyuz diyorsunuz.
Kusura bakmayın ama insan önce kendi şehrinin takımının arkasında durur. Bu tablo her sezon tekrar ediyor ve artık gerçekten komik bir hâl almaya başladınız Trabzonspor düşmanları sizi
Bence Kulüpler Birliği bir karar alsın,TFF'den 2 Şampiyonluk kupası yapmasını rica etsinler,Lig başlamadan Kupa'nın birini gs versinler ve sen Şampiyonsun senin maç yapmana gerek yok desinler,Geri kalan takımlarda onuru şerefiyle maç yapsınlar,Bu nedir kardeşim ya biz her sene bu rezillikleri izlemek zorundamıyız?? Yeter artık.
Trabzonspor gidiyor Salah, Aral alıyor dünyanın parasını veriyor. Neden? Başarı için.
Beşiktaş gidiyor troosard vlahovic alıyor dünyanın parasını veriyor. Neden ? Başarı için.
Fenerbahçe gidiyor grenwood kanteye dünyanın parasını bayılıyor. Neden? Başarı için.
Abi Bu Galatasarayın Allah aşkına dokunmazlıgı mı var ya her sene biz bu tiyatroları izliyoruz vallahi artık bırakıcam türk futbolunu izlemeyi yeter artık yav.
Hele osimhen denilen gebeş bu adamın ne vasfı varda her maç hakemleri kucağına alıyor kart almadan maçı bitiriyor. Niye ? Nedennn? Yazık değil mi o kadar insana ya.
Bunlar daha düne kadar Trabzon’a “Arabzon” diyen laik tayfa, bugün kalkmış Trabzonspor ile Amedspor maçı üzerinden milliyetçilik duyarı kasıyorlar, provokatörlük yapmaya çalışıyorlar.
Trabzonlu ve fanatik Trabzonsporlu biri olarak biz bu oyunlara gelmeyiz.
Diyarbakır’a gideceğiz, aslanlar gibi sahaya çıkacağız, mücadelemizi edeceğiz. (İnşallah yeneriz)
Vatanını, bayrağını seven her Kürt benim kardeşimdir.
Haftaya Trabzonspor ve am*dspor maçı var.
Eh biliyorsunuz Trabzon'da aşırı yağış alan bir ilimiz.
Trabzonsporlular yağmurlukları ile maça gidemeyecek mi?
Bence giderler, gitmeliler.
Bir teknik direktörü yarı tanrı kabul ediyorlardı. Ama yetmiyordu. Kudretinden sual olunmayacak tam bir ilah olmasını istiyorlardı. Sırf bu yüzden, sporculuk hayatını kayıtsız şartsız Trabzonspor’a veren, kaptanlık mertebesine yükselmiş İzmirli genç bir insanı akla hayale gelmeyecek iftiralar ve tehditlerle sokağa çıkamaz hale getirdiler. Daha kötüsü, 3 yaşındaki kızına küfürü dahi normalleştiren bir iklim yarattılar. Ne gariptir(!) ki öncü grup “solcu” olduğu zannedilenlerden, militanları ise kendisini milliyetçi olarak tarif eden ergenlerden oluşmaktaydı. İlk bakışta iki cihanda bir araya gelemeyeceği düşünülen bu tuhaf yapı, Trabzonspor’un “sözde” menfaati için Bab-ı Hümâyun’da toplaşan yeniçeriler misali el ele verip kelle istiyorlardı! Sadece futbol tarihinin değil, insanlık tarihinin gördüğü en büyük linç operasyonlarından biriydi. Oysa herkesin korkudan sesinin kesildiği dönemlerde bir adım dahi geri atmayan ve temsil ettiği kulübe yakışır bir şekilde tüm ülkeye karşı Trabzonspor’un hakkını hukukunu savunan kaptanın üzeri “müesses nizam” tarafından çoktan çizilmişti. Öldürücü son darbeyi “ayakta uyuyup otel parası veren” ve kurnazlıkla safderunluk arasında gidip gelen bu ekip üzerinden vurdular. Genç bir insanın şerefini, haysiyetini korumaya çalışan, “durun, olay öyle değil” diyen sağduyulu insanlara ağızlarından salyalar saçarak, en ağır küfürlerle saldırdılar! Artık kapı kilit tutmuyordu, çünkü kullanışlı aparatlar ve her devrin iç oğlanları insanlık tarihi kadar eskiydi.
Sonra gün geldi, yarı tanrı uyanık şahıs “paramı almadan gitmem” dedi. Herkesi bayrağa döndürüp ırmağının akışına öldüğü zannedilirken, aslında Saray’a dönüp kapısına öldüğü anlaşıldı. Şimdilerde son derece gıcır bir hayat yaşıyor. Yediği önünde, yemedigi arkasında, iktidarın tüm nimetlerinden faydalanıp dağlarda geyik avlıyor. İzmirli bir genç sporcuya tüm gücüyle saldırıp hayatını zindan ederken delikanlı takılanlar ise tek telefonla gruplarını lağvederek sosyal medya hesaplarını dahi sildiler. Bayrak konusundaki safiyane hassasiyetleri üzerinden istismar edilen ergen tayfa “Allah affetsin, aldatıldık” demekle meşgul.
Onur’dan geriye sadece onurlular ve onursuzlar kaldı yani. Bizler ise yediğimiz küfürlerle kaldık. Allah affeder, tarih affetmez!
🚨 FUTBOL TARİHİNE GEÇECEK REZİLLİK!
Yabancı VAR hakemi potansiyel penaltı için çağırıyor.
Türk hakem ekrana gidiyor.
İnceleme bitiyor.
Hakemden duyduğumuz tek kelime:
“OKEY.”
Ne “penaltı veriyorum” diyebiliyor,
ne “benim kararım devam” diyebiliyor,
ne de kararının gerekçesini VAR hakemine anlatabiliyor.
Çünkü VAR’la iletişim kuracak düzeyde İngilizce bilmiyor!
Asıl skandal da burada:
Kendi hakemlerinin seviyesine güvenmediğin için yabancı VAR getiriyorsun; getirdiğin yabancı VAR’la konuşamayan hakemi sahaya çıkarıyorsun!
hafta kayıtları Türk hakemliğinin geldiği noktayı tek başına özetliyor.
Milyarlar harcanan bir ligde, oyunun en kritik kararlarını verecek iki hakem aynı dili bile konuşamıyor.
Sonra Türk hakemlerinin kalitesini tartışınca suçlu taraftar oluyor!
#FerhatGündoğduİstifa #TFFİSTİFA #MHKİSTİFA
Rezilliğin dik alası diye bir lafın tezahürü !
Yabancı VAR hakemi: “Potansiyel penaltı, monitöre gel.”
Hakem monitöre gidiyor, pozisyonu izliyor…
Sonra bütün dünyaya verebildiği tek mesaj:
“OKEY.”
Penaltı mı? Okey.
Devam mı? Okey.
Gerekçe? Okey.
İletişim? Okey.
Türk hakemliğinin geldiği nokta? Hiç okey değil.
Kendi hakemine güvenmeyip yabancı VAR getiriyorsun.
Sonra o VAR’la sağlıklı iletişim kuramayacak hakemi sahaya çıkarıyorsun.
Milyarlarca liralık lig.
Milyonlarca insanın takip ettiği maçlar.
Şampiyonlukların, Avrupa’nın, küme düşmenin kaderini etkileyen kararlar.
Ama VAR odasıyla saha arasındaki ortak futbol dili:
“OKEY.”
Bu artık tek bir hakemin meselesi değil.
Bu, sistemi bu hale getirenlerin yeterlilik belgesidir.
Türk futbolu okey değil.
#FerhatGündoğduİstifa #TFFİSTİFA #MHKİSTİFA
Şu sırıtışı ASLA UNUTMAYIN ‼️
Kariyeri boyunca ismini hafızalara kazıyacak hiç bir başarısı olmayan bu eyyamcı it, bütün dünyada “ %1000 penaltı pozisyonunda çift dalarak faul yapılan Salah’a sarı kart gösteren adam(?) “ olarak unutulmazlar arasına girdi ‼️
#MoSalah#Trabzonspor
Trabzonspor’un Perşembe günü Macaristan’da oynayacağı önemli bir maç öncesinde Başakşehir karşılaşmasının VAR koltuğuna Macaristanlı VAR hakemini atayanlardan hala ‘adil bir yönetim’ bekleniyor öyle mi? Bekleyenlere kolay gelsin o zaman…
Ligde Hakemi aldatmaya yönelik hareketten kart görme sayıları:
Salah 1 maç: 1 sarı kart
Torreira 4 yıl: 0 sarı kart/ mertens 4 yıl: 0 sarı/ Osimhen 2 yıl: 0 sarı..
Bırak gsli futbolculara hakemi aldatmadan kart göstermeyi, penaltı ile ödüllendiriyorlar!