Cumhuriyet tarihimizin en zorlu ve en onurlu görevlerinden birini üstlenen Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel'in başarılı olacağına olan inancım sonsuzdur…
Ricamızdır…
Görenler görmeyenlere göstersin, duyanlar duymayanlara anlatsın:
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyetimizin kalbi Ankara’da partililerimizle, halkımızla bayramlaşıyor.
Milletimiz neredeyse biz oradayız.
Makamlarda, taş binalarda değil, milletimizin yanındayız!
Bekliyoruz…
🗓️ 30 Mayıs Cumartesi
🕗 14.00
📍 Babaocağı Ankara İl Başkanlığı Binası / Güvenpark
Cumhuriyet Halk Partisi Polatlı İlçe Başkanlığı, parti içinde son günlerde yaşanan kurultay tartışmalarına ilişkin dikkat çeken bir kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada, Genel Başkan Özgür Özel’e destek vurgusu yapılırken, kurultayda ortaya çıkan örgüt iradesinin tartışmaya açılmasına sert tepki gösterildi. İlçe Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Bu parti; koltuk hesaplarının, vesayet özlemlerinin ve perde arkası senaryoların partisi değildir” ifadeleri kullanıldı.
Yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Cumhuriyet Halk Partisi’ni masa başında dizayn etmeye çalışanlara, örgüt iradesini yok sayanlara, kurultayda ortaya çıkan açık ve net tercihi tartışmaya açan mutlak butlancı anlayışa sesleniyoruz:
Bu parti; koltuk hesaplarının, vesayet özlemlerinin ve perde arkası senaryoların partisi değildir!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin sahibi; kapalı kapılar ardında hesap yapanlar değil, mahallede afiş asan, sandık başında sabahlayan, meydanlarda mücadele eden örgüt emekçileridir. Ve o örgüt iradesi, demokratik bir kurultay sonucunda Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’i seçmiştir.
Bugün seçilmiş genel başkanımıza yönelik yürütülen tartışmaların, yaratılmak istenen kriz ikliminin ve örgütü ayrıştırmaya dönük çabaların neye hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi kişisel hesaplaşmaların arenası değildir. Kimse örgütün alın terini kişisel hırslarına kurban etmeye kalkmasın!
Buradan açıkça ilan ediyoruz:
Seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in yanındayız, örgüt iradesinin yanındayız, değişim talebinin yanındayız!
Hiç kimse CHP örgütünün iradesini yok sayamaz. Hiç kimse kurultayda ortaya çıkan demokratik sonucu tartışmaya açarak parti tabanını teslim alacağını düşünmesin. Bu parti, teslim alınacak bir yapı değil; mücadeleyle büyümüş bir halk hareketidir.
Biz susmayacağız. Örgüt susmayacak. Cumhuriyet Halk Partisi’ni kişisel hesaplara teslim etmeyeceğiz.
Ya örgütün iradesine saygı duyulacak, ya da örgüt kendi sözünü en güçlü şekilde söyleyecektir!"
#polatlı #chp #özgürözel
@PolatliC@melihcinarchp
2023 seçimlerinin ertesi günü o karanlık günlerde, ailemi ziyaret ettiğimde babamın tek bir cümlesi benim yürüdüğüm yolu belirledi.
O güne kadar partimizin genel merkezinin söylediği her şeye sorgusuz sualsiz tamam diyen sorgulamayan babam o gün bir cümle kurdu.
Artık olmuyor.
Onun partiye en büyük başkaldırışının bu olduğunu sadece ben anlayabilirdim.
Aynı gün ilçe başkanlığımıza giderek değişim için yapabileceğimiz ne var diye konuşmaya, gidilecek kongrede oluşacak delegasyonun yapısı için mücadele etmeye başladım. Beni motive eden en temel düşünce, partimize oy vermesi için en yakınlarımı bile ikna edemeyecek olmamdı. Bunu göremeyecek kadar kör olan, şahsi menfaat ve hırsları için ülkenin geleceğini yok sayan bir kitle vardı karşımızda. Yolumuzu belirlediğimizde Genel Başkanımız Özgür Özel'in henüz adaylığı yoktu.
Sonrasında zaten yaptıklarımız ve düşündüklerimiz net bir şekilde bellidir. Bilinmesini isterim ki yine aynı duygu ve düşünceler ile Genel Başkanımız Özgür Özel'in sonuna kadar yanındayız. Yaşadıklarımız, bize yaşatılan zulümler iktidara ne kadar yaklaştığımızın en net göstergesidir. Hiç kimse umudunu kaybetmesin. Bizim kaybetmekten korkacağımız bir koltuk yok. İstediğimiz tek şey ülkemizi yaşanan bu karanlık günlerden kurtarmaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin onurlu delegeleri tarafından seçilmiş bir ilçe başkanı olarak , atanmış kişiler tarafından partimden ihraç edilmek benim için 39 yıllık hayatımda boynuma asacağım en büyük onur olur.
Kapacağı geçici bir koltuk, ufak tefek kırıntılar için ülkesinin geleceğini yok sayan, ses çıkartmayan herkes bu millete hesap verecek.
Biz mücadelemizi sokaklarda büyütürken cenaze namazına bile gidemeyecek atanmışlar tarihte kara bir leke olmaktan kaçamayacaklar.
📍Polatlı
Polatlı İlçe Başkanlığımız'ın düzenlemiş olduğu Danışma Kurulu toplantısına katıldık.
İlçe Başkanımız Melih Çınar ve yönetim kurulu üyelerimizle, partimizin Polatlı’daki güçlü kadrolarıyla bir araya gelerek ilçemizin gündemini, üyelerimizin taleplerini ve önümüzdeki dönem hedeflerimizi istişare ettik.
Her kademede özveriyle çalışan tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içinde, Polatlımız ve Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz!
Halkın iktidarını hep birlikte kuracağız!
@PolatliC@melihcinarchp
Adaletin yok sayıldığı bir kara günü daha yaşıyoruz.
Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol, yıllar önce İzmir’de bir kooperatifin yönetim kurulunda yer aldığı için tutuklandı. İmza yetkisi bile yoktu.
Herkes biliyor ki Ümit Erkol, CHP Ankara İl Başkanı olmasaydı, tutuklanmayacaktı.
Verilen karar, partimize yönelen saldırılardan bağımsız değildir.
Ama ne yaparlarsa yapsınlar biz adaleti, hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz.
Mücadeleyi veren millettir, galibi de millet olacaktır!
Ankara İl Başkanımız Dr. Ümit Erkol, bu sabah İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile ve bir şafak operasyonuyla göz altına alınmış olup, İzmir’e karayolu ile götürülmektedir.
İl Başkanımızın adresi belli olduğu gibi, Ankara İl Başkanlığımızın da adresi bellidir. Savcılık tarafından usulüne uygun bir şekilde, kanunun emrettiği gibi ifadeye çağrılması halinde İl Başkanımız gidip ifadesini verebilecekken, yapılan bu gözaltı işleminin Hukuk Devleti ile bağdaşmadığı açıktır.
Bu gözaltının da, hepinizin bildiği ve artık alışkanlık haline geldiği üzere, Cumhuriyet Halk Partimizin yürüttüğü etkili muhalefeti durdurmak, muhalefete diz çöktürmek hedefli bir operasyon olduğu açıktır.
Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak hukuk önünde hesap veremeyeceğimiz hiçbir işin içerisinde olmadık; olmayacağız. Bu doğrultuda partimizin, iktidarın operasyonları karşısında diz çökmeyeceğini bir kez daha önemle vurguluyoruz.
Süreci yakından takip ettiğimizi ve gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğimizi saygıyla duyururuz.
@DrErkol
Yalanlar, iftiralar, kumpaslar…
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımızın yargılandığı İBB davasına dair tüm gerçekleri öğrenmek ister misiniz?
“İstanbul Yargılıyor” web sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
X: https://t.co/oQAr3WEG5n
Web: https://t.co/xie9Hi4ZQj
📍Polatlı'dayız.
Baba ocağımız İlçe Başkanlığımızı ve Polatlı Belediyemizi ziyaret ettik.
Misafirperverlikleri için İlçe Başkanımız Melih Çınar ve yönetim kurulu üyelerimize, Belediye Başkanımız Mürsel Yıldızkaya ve Belediye Meclis Üyelerimize çok teşekkür ediyorum.
@PolatliC I @melihcinarchp@PolatliBeltr I @m_yildizkaya
Her sabah işe gidiyorsun…
Ama ay sonu bir türlü gelmiyor.
Markette aldığını yerine bırakıyor,
evladının gözlerine mahcup bakıyorsun.
Sorumlusu olmadığınız bu adaletsiz düzene #KatlanmakZorundaDeğilsiniz
Bize katılabilirsiniz.
https://t.co/WJhdAS0ORu
Son günlerde belli çevreler tarafından bilinçli biçimde yürütülen bir kampanyayı dikkatle izliyorum. Bu algı operasyonu kimi zaman karşımıza bir manşetle kimi zaman da sosyal medyada yazılıp çizilenlerle çıkıyor.
Öncelikle şunu herkes bilsin:
Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana milletin emanetine namusumuz gibi sahip çıkacağımızı söyledik. Aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Ankara halkının parasını kendi cebimizdeki para gibi koruduk.
Çöp projelere değil, halkın gerçek ihtiyaçlarına yatırım yaptık.
Rant düzenine son verdik.
Belirli zümrelere sağlanan ayrıcalıkları kaldırdık.
“Kim daha çok oy verdiyse oradan başlarım” anlayışını değil,
“İhtiyaç neredeyse oradan başlarım” anlayışını benimsedik.
İhaleleri canlı yayınlamaya, Sayıştay raporlarımızı kamuoyuyla paylaşmaya, meclis oturumlarımızı şeffaf biçimde yayınlamaya devam ediyoruz.
Bütçemizi kalem kalem Ankaralı hemşehrilerimize anlatıyoruz.
Şeffaflık, yolsuzlukla mücadele ve mali disiplin politikalarımız sayesinde uluslararası alanda ödüller aldık, finansal güvenilirlik notlarımızla Türkiye’de örnek gösterilen belediye olduk.
Şimdi ise yürüyen adli süreçler üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor.
Nisan 2019’dan bu yana hakkımda 100’ün üzerinde şikâyet yapılmıştır.
Bu dosyaların büyük bölümünde ifadem dahi alınmamıştır.
Danıştay’da ise iki dosyam bulunmaktadır:
Bunlardan biri Dodurga bölgesinde imar rantına karşı duruşumuz nedeniyle,
diğeri ise kamuoyunda “konser soruşturması” olarak bilinen süreç kapsamında, denetim görevimi yerine getirmediğim iddiasıyla açılmıştır.
Benim dönemimde en küçük bir iddia olduğunda iç teftişi başlatan da dosyayı savcılığa götüren de yine benim.
Kendi dönemimde dahi yanlışa göz yummadım, yummam.
Benim kendimden en ufak şüphem yok. Çünkü saklayacak hiçbir şeyim yok.
Şunu açıkça söylüyorum:
Ben yetkiyi Türk Milleti’nden aldım.
Ankara halkı da memnuniyetini yüzde 60’ın üzerinde oy vererek gösterdi. Nedeni de hayata geçirdiğim halka dokunan projelerim ve şeffaf oluşumdur.
Hâl böyle iken; kimse bizi siyasi operasyonların ve itibarsızlaştırma çabalarının bir figüranı yapamaz.
Bizim dayanağımız ne makamdır ne güçtür.
Bizim dayanağımız milletimizin vicdanıdır.
Akşam çocuğuna yemek yapabilen annenin duasıdır.
Evinin ihtiyaçlarını karşılayabilen babanın huzurudur.
Tarlasında alın teriyle toprağa tohum eken çiftçinin umududur.
Öğrencinin içtiği sıcak çorbadır.
Garibanın kapatılan veresiye defteridir.
Eczanede “borcunuz kapandı” denildiğinde yüzü gülen hastanın sevincidir.
Hiçbir baskı, hiçbir itham, hiçbir siyasi hesap bizi doğru bildiğimiz yoldan alıkoyamaz.
Bugün algı yapanlar şunu unutmasın:
Adalet bir gün herkese lazım olur.
Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir.
Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir.
Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz.
Unutulmamalıdır ki;
Yetki millettindir.
Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir.
Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasp edilemez.
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır.
Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer.
Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır.
Çünkü millet, kendisine yapılanı da
kendisini yok sayanı da
günü geldiğinde mutlaka hatırlar.
Aziz Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Keçiören halkı teveccüh göstererek büyük bir oy oranı ile şahsımı Belediye Başkanlığı’na layık görmüştür. Keçiören halkının bu teveccühü beni onore etmiştir. Mazbata alma töreninde de açıkladığım üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkartarak tüm Keçiören’e şeffaf ve eşit hizmet etmeye başladım. Bu kapsamda parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı aşındırarak Keçiören’imize hizmet getirmeye gayret gösterdim.
Son zamanlarda Keçiören’imizin belli başlı büyük yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacı ile yapmış olduğum ziyaretlerin artmış olması ve bu ziyaretlerimin şeffaf bir şekilde sosyal medyadan halkımıza duyurmam sonrasında CHP içerisinde bazı klik ve odaklar tarafından sistemli bir dedikodu ve algı faaliyeti başlatılmıştır. Temsil ettiğim millî ve manevi değerlere mesafeli olanlar ile bu değerleri parti içi hesaplaşmalarında araçsallaştırmak isteyenler, gerçek dışı spekülasyonlarla kamuoyunu yanıltma ve şahsımı parti içinde itibarsızlaştırma çabasına girişmiştir. Ancak; şahsımla ilgili iftiralar, spekülasyonlar “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” anlayışı ile tarafımca umursanmamış ve 6 Ocak 2026 tarihinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’imizin sorunlarının çözümü amacıyla görüşme gerçekleştirilmiştir.
Bu ziyaret sonrasında CHP içerisindeki bazı klikler; bu dedikodu ve algıların dozunu artırmıştır. Ancak bir Belediye Başkanının; özellikle deprem bölgesinde yürütmüş olduğu etkin ve hızlı hizmetleri ile halkımızın gönlünde taht kuran Çevre Şehircilik ve İklimlendirme Bakanını ziyaret etmesi ve ilçesine hizmet etmek için ziyarette bulunmasının altında başka bir gaye aranması tarafımca anlaşılamamıştır. Ayrıca Sayın Bakan ile ilişkimiz, okul ve mesai arkadaşlığına dayanan, yıllara sari bir dostluk olmasına rağmen; bu ziyaret sonrasında bu kliklerin sayısı ve şahsıma yönelik baskısı artmıştır. Baskı, dedikodu ve iftiralara karşı sessizliğimi korumama ve hizmetlerime devam etmeme rağmen 07.02.2025 tarihinde saat 23:59’da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel tarafından şahsıma yönelik Whatsapp mesajları gelmeye başlamıştır. Bu mesajlar; siyasi nezaketle, parti ahlakıyla, kamu sorumluluğu ve insanlıkla bağdaşmayacak hakaret, tehdit ve iftiralar içermektedir.
Soruyorum; Bir genel başkan, belediye başkanına küfür eder mi? Bir genel başkan, ailevi değerleri hedef alıp hakaret eder mi? Bir genel başkan, ağıza alınmayacak kelimelerle tehdit eder mi? Özellikle aile değerlerimi ve kutsal varlığım annem ve merhum babamın dahi karıştırıldığı mesajlar karşısında; Cumhuriyet Halk Partili seçmene olan saygım ve sevgim baki kalmak kaydı ile artık Cumhuriyet Halk Partisi saflarında hizmet etmem söz konusu dahi olamaz. Benim tek önceliğim Keçiören’e hizmet olmasına rağmen mesajlarda yer alan üslubun ve anlayışın hâkim olduğu bir zeminde, enerjimi ve mesaimi ilçemin sorunlarına odaklayarak sağlıklı bir şekilde görev yapmamın mümkün olmadığı kanaatine varmış bulunuyorum.
Tepkim; Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine, Atatürkçü ve Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasi nezaketi ve devlet ciddiyetini yitirmiş mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Her şeye rağmen birlikte yol yürüdüğüm Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş başta olmak üzere, Ankaralı diğer belediye başkanı arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin parti içi gerilimlere ve kırıcı üsluba kurban edilmemesi gerektiğine inanıyor; bu üsluba sahip bir yönetimin olduğu yerde siyaset yapma zemininin herkes tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorum.
Ayrıca belirtmek isterim ki; beraber yol yürüdüğüm başta Sayın Mansur Yavaş olmak üzere Ankaralı diğer Belediye Başkanlarına teşekkür etmem sebebi ile CHP içerisinde yer alan ve bu sürecin buraya gelmesine sebep olan kliklerin “teşekkür” etmemi de başka yerlere çekeceğini de düşünerek belediye başkanı arkadaşlarımdan helallik istiyorum.
Ancak; kardeşleri, dostları ve mesai arkadaşları olarak bir hatırlatma yapmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet gayesi ile vatanın birliğini bütünlüğünü koruyarak” yol yürümek için kader birliği yapmıştık. Ancak; geldiğimiz noktada; maalesef ki CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarında; ne Allah Yolu, ne vatan, ne aile ne de kutsal saydığımız değerlerden hiç bir şey kalmamış, tüm mukaddesiyetler yerle yeksan olmuştur. Yola çıktığım ve birlikte yol yürüdüğüm arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; kuruluş kodlarından uzaklaşmış, gayri ahlaki bir şekilde idare edilen bu yapıdan kendilerini kurtarmaya, şahsıma yapılan ahlaksızlığın içerisinde yer almamaya ve tepkilerini göstermeye davet ediyorum. Bugün şahsıma ve aileme yapılanlar; unutulmasın ki tepki gösterilmez ise bir gün kendilerine de yapılacaktır.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini layıkıyla taşımaya ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçemiz için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.