Fatih Altaylı:
"Çok sıradan bir adliye haberi aslında Türk siyasetindeki son durumun da aynası.
Biliyorsunuz, Gürsel Tekin adında bir siyasetçi var.
Yıllarca AK Partili medyanın hedefindeydi.
Nasıl edinildiği belli olmayan mal varlığını dillerine dolamışlardı.
Çaycılıktan bu servete nasıl geldi diye sorar, bilmem kaç yüz daire, 11 şirket, benzin istasyonlarını gündeme getirirlerdi.
Tekin ise bu iddiaları yalanlar ve “Kıskanmayın, bir gün sizin de olur” derdi.
Gürsel Tekin’in böyle bir mal varlığı var mı bilmiyorum.
Ancak bu iddiaları ortaya atan medya şimdi Gürsel Tekinci oldu.
Şu anda da düne kadar ağır sözler ettiği Kılıçdaroğlu’nun yanında saf tutuyor.
Sıradan adliye haberi de işte bu Gürsel Tekin ile ilgili.
Gürsel Tekin, yıllar önce Bodrum’un en pahalı mahallelerinden Göltürkbükü’nde bir villa kiralamış. Yazları gitmek için.
Ve kiraladığı bu villaya 4 yıldır kira ödememiş.
1 ay anlarım, sıkışmıştır, 2 ay, 3 ay hadi 4 ay anlarım. Ama sonrasını anlamam. Baktın durumun düzelmiyor, baktın bu kirayı ödeyemeyeceksin. Özür diler çıkarsın, kira borcunu da bir şekilde anlaşıp ödemeye çalışırsın.
Bir yerde kira ödemeden 4 yıl oturmak terbiyesizliktir, dolandırıcılıktır.
Hele hele bu bir de keyfekeder kiralanmış, sadece eğlence için tutulan, ailenin barınmasından öte amaçlı bir yer ise tamamen terbiyesizliktir.
Sırf bu bile, aslında bir siyasetçi için bir işaret, bir kişilik göstergesidir.
Kimin ne olduğunu anlatan şahane bir mahkeme kararıdır."
Of of of şu habere bakın! Az önce haberleri okurken karşıma çıktı.
“4 YIL KİRAMI ÖDEMEDİ, EVİ BOŞALTMAK İÇİN 400 BİN TL İSTEDİ!”
Yüz kızartıcı suç işleyenlerin CHP'den ihraç edileceğini açıklayan Gürsel Tekin, Bodrum'da dört yıl kira ödemeden oturmuş, ev sahibi de artık isyan etmiş:
“— 8 bin liradan kiraladı. 4 yıl boyunca kiramı ödemedi!
— Çıkmak için emlakçı aracılığıyla 400 bin TL istedi, vermeyince 250 bine düştü!
— Hatta sözleşmedeki imzasını da inkar etti, imza ona ait değilmiş!..” (Medyaradar)
Kusura bakmayın ama siz siyasetçi olarak sorumlu davranmak zorundasınız! Vatandaşı mağdur edemezsiniz!
Bizlere ahlak dersi vermeden önce, insanların kirasını ödeyin.
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.
Bu hafta ofiste ekibe yeni bir Z kuşağı katıldı. Daha ilk haftası.
Oryantasyon sırasında yönetici, "Bazen projeler sıkıştığında akşamları burada olmamız gerekebiliyor," dedi.
Genç çalışan sadece başını salladı ve sakince sordu:
"Bu mesai ücretlendiriliyor mu, yoksa kurumsal bir beklenti mi?"
Oda bir anda buz kesti. Bir saygısızlık yoktu. Bir başkaldırı da. Sadece basit bir denklem sorusuydu.
Öğleden sonra İK uzmanı heyecanla "kariyer basamakları ve büyüme fırsatları" sunumuna geçti.
Aynı çalışan araya girdi:
"Büyüme derken; maaş artışını mı kastediyorsunuz, yoksa unvan değişimli ek sorumlulukları mı?"
Deniz Zeyrek'ten Mehmet Şimşek'e:
"Onu izlerken öfkemden çıldırdım."
"Yabancılara, 'Türkiye'ye gelin, 20 sene vergisiz para kazanın' diyor."
"20 sene ne demek ya?"
"Sen burada 3 sene varsın, yoksun..."
"2028'deki seçimi kazanamazsan gideceksin."
"İngiliz vatandaşısın, İngiltere'de yaşamaya devam edeceksin."
"Benim adıma yabancılara 20 yıl vergisiz para kazanma hakkını sana kim veriyor?"
Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptıkları grup toplantısında, oylarıyla Grup Başkanı olarak Özgür Özel’i seçmiştir.
Bu irade; milletvekillerinin özgür iradesidir.
TBMM Başkanı’nın görevi ise; bu bildirimi kayıt altına almaktır.
Çünkü TBMM Başkanlığı; bir yargı makamı değildir.
Meclis Başkanı’nın; siyasi parti grup başkanını iptal etme, değiştirme, yok sayma yetkisi yoktur.
Ayrıca bu işlem; yasama faaliyeti değil, siyasi partinin kendi grup iç işleyişidir.
TBMM İçtüzüğü’nün 18’inci maddesi de bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Meclis Başkanlığı; ancak siyasi partinin bildirdiği grup yönetimini esas alır.
Aksi hâlde; TBMM Başkanlığı siyasi hakem değil, siyasi müdahale makamına dönüşür.
Efeler diyarı İzmir, hazır mıyız?
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, yarın Cumhuriyet’in kalbi İzmir’de olacak.
Demokrasinin, özgürlüğün ve millet iradesinin sesi bir kez daha güzel İzmir’den yükselecek.
Tüm İzmirlileri omuz omuza olmaya davet ediyoruz.
🗓️ 26 Mayıs Salı
🕗 12.00
📍 Cumhuriyet Meydanı
14 yaşındaki kızı öldürülen bir baba, Oğuzhan Uğur'un programında açıklamalarda bulundu:
"Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu.
15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış."
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
Bu maça kadar 77 gol 22 asisti vardı, Antalyaspor maçında 23. asistini yaparak Galatasaray kariyerindeki 100. gol katkısını sağladı. Dün akşam golde Icardi'ye pası veren 77 numaralı Noa Lang, golü atan ise 23 numaralı Kaan Ayhan oldu.
devre arası napoli’den yakışıklı bi serseri geldi parmağı anfield’ın zeminine bıraktı maçka büfede klip çekti 45 dakikada antalya maçını çözüp gs’yi şampiyon yaptı
Afife Tiyatro Ödülleri'nde "Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu" ödülünü alan Pınar Yıldırım:
"Şu anda evinin kirası, faturası için tiyatro-oyunculuk haricinde en az 2-3 işte çalışan arkadaşlarım var değil mi benim gibi? Ya da sigortasız olduğundan hasta olmamak için yaradana sığınan falan..."
Yıldırım, konuşmasının son bölümünde ise ödülünü Can Atalay'a atfettiğini söyledi.