Her şeyin çok kötü olduğunu,mutsuzluklarımızı anlatmaya gerek yok.Ama meslektaşlarımın vakaya heyecan duymamalarını,merak etmiyor olmalarını kabul edemiyorum.
Ruhlarımızda olması gereken bu tutku nerede? Sistem mi yok etti ya da aslında hiç yoktu ve yanlış bir karar mıydı? 😞
Yurt dışına giden doktorlara, mühendislere laf ediyorlar. Bizim vergilerimizle okudular, şimdi başka ülkelere gidiyorlar diye. Kimse sizin vergilerinizle okumadı lan. İnsanlar ne zorluklarla, ailelerinin çektiği kredilerle okuyup mezun oldular. Devlet bir burs veriyor, onu da faiziyle geri alıyor. Sktirin gidin, asıl vergilerinizi yiyenlerden hesap sorun
Sanırım yarın üniversite tercihleri için son gün...
Tıp fakültesi yazmayı düşünen arkadaşları, tercihlerini gözden geçirmeleri için tekrar uyarıyorum.
Tıp fakültesi, üniversite sınavından çok çok daha zordur ama sınıfta kalarak da olsa bir şekilde biter. Asıl sorun bittikten sonra başlıyor zaten. Eğer pratisyen Hekim olarak kalırsanız, mevcut durumda ayda 10 nöbetiniz olur. Bu nöbetler de 24 saat boyunca hasta bakmanız anlamına geliyor. Dün tuttuğum nöbette 24 saat boyunca yemek bile yemeye vaktim olmadı. Nöbeti 2 kişi tutuyorsunuz ve her nöbette 200 civarı hasta bakıyorsunuz. Bunun anlamı şu; sizin mola saatlerinizde de gidip hastalarınızın durumunu sürekli kontrol etmeniz ve durumu düzelenlere reçete vermeniz; durumu düzelmeyenlere de yeni tedavi düzenlemeniz gerekiyor. 24 saat aralıksız hasta baktığınız düzende 1 tane hata yaparsanız kalan 23 saat 59 dakika boyunca tüm hastalara mükemmel bakmış olsanız da hepsi koca bir çöp olur. Yani 24 saat boyunca sizden aç, uykusuz, yorgun, yoğun tempoda hasta bakmanıza rağmen en ufak bir hata yapmamanız bekleniyor. Sistem Türkiye sistemi ama sizden beklenen performans ABD'de günde 8-10 hastaya bakıyormuş gibi... Aldığınız riskin karşılığını ne maddi ne de manevi asla almayacaksınız. İşçi olsanız hakkınızı istediğinizde herkes destek verirken, siz hakkınızı istediğinizde gözünüzün doymadığını söyleyecekler ve asla vermeyecekler.
Tus kazandığınızda da çoğu bölümde şartlarınız aynı olacak. Asistanlıkta da kimseye gül dağıtmıyorlar... En rahat bölümlerden olduğu düşünülen Cildiyede bile asistanlarına sorsanız kim bilir orada ne gibi büyük problemler mevcut... Mesela cildiyeyi Türkiye derecesiyle kazanan arkadaşım benden daha az kazanıyor ki benim aldığım maaş bile çöp...
Verdiğiniz emeğin karşılığını maddi olarak alamadığınız gibi manevi olarak da tam alamayacaksınız. Mesela dün birkaç hasta yakını özellikle gelip ismimi soyismimi sorup çok ilgili olduğumu söyleyip Teşekkür ederken, yine aynı bana bir hasta yakını; kendisinin de Sgk'da çalıştığını, başka çocuk için getirdiği çocuğun üzerine ilaç yazdırmak istediğini söyledi. Şiddete uğrama endişesiyle çok çok alttan alarak başka çocuğun ilacını, getirilen çocuk üzerinden yazmamın doğru olmayacağını söylememe rağmen bir küfür etmediği kaldı... Toplumumuz maalesef sorunlu insanlara sahip... İyiler olduğu kadar, siz ne kadar alttan alırsanız alın tadınızı kaçıracak, tüm nöbet boyunca çalışma hevesinizi berbat edecek insanlarla da her nöbette karşılaşacaksınız. Moraliniz bozulacak, sonraki hastaya gülümsemediğiniz için şikayet edileceksiniz... İnsanlara asla ne kadar kötü şartlarda çalıştığınızı anlatamayacaksınız, "banane" kafasıyla yaklaşıp sizden "mükemmel hizmet" bekleyecekler.
Siz 24 saat aç, susuz, molasız çalışmanıza rağmen maaşınızı vergileriyle ödediklerinizi iddia edecekler. Nasreddin hocanın fıkrası gibi "kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?" ...
Siz daha verdiğiniz emeğin bile karşılığını alamazken, alamadığınız hakkın çoğu da emekliliğe yansıtılmaz. Yani bu zulüm ölene kadar sizinle devam eder. Emekli olduğunuzda asgari ücretten hallice bir maaşla hayatınızı devam ettirmeniz gerekir ki, sanırım Tıp kazanan biri için diğer tüm seçeneklere göre en aşağılayıcı durumlardan biridir bu. Tıp kazanabilirken başka bölüm yazan arkadaşlarınızın hepsi ev, araba alacak. Tatile gidecek, Emekli olabilecek. Siz hiçbirini yapamayacaksınız. Toplum tarafından öldürüleceksiniz, bazen hain ilan edileceksiniz, ülkeden kovulacaksınız, halk sizin maaşınızı vergileriyle ödediğinizi zannedecek o sırada siz her ay maaşınızın 3 te 1 ini vergi olarak ödüyor olacaksınız. Sorunlar bunlarla sınırlı da değil ama yazmaya twitter karakter sayısı bile yetmedi... Özetle; ASLA VE ASLA SAKIN TIP YAZMAYIN!
Üsküdar'da sokak röportajı sırasında bir vatandaşın, "Ben de elhamdülillah Müslümanım ama cahillerin bol olduğu bir ülkede din tüccarlığı yapılır" sözlerinin ardından muhabir ve vatandaş saldırıya uğradı.
Dünyadaki varlığım bile ZOR,her şeye bunu kabullenerek başlıyorum. Kendi benliğimle bile savaşırken kimse kolaycı olmamı istemesin.Yapabilseydim en başında yapardım. Kabullenmek,başlangıç noktam.Siz de benim için böyle yapın ya da benden gidin
Ekrandaki devasa bağışları gördükçe alacağı peynirin gramaj hesabını yapan milyonlarca insan gözümün önüne geliyor. Birileri zengin olmasın demiyorum, ancak madem bu denli devasa bir servet var; bu kadar şiddetli yoksulluk olmamalı.
“danışmanları yanıltmış” filan diyemeyeceğim, pardon. bu doğru değil. binaların en az yarısı 2001’den sonra yapılmış. daha bu sabah haberini verdim yayında. açıklayan da daha güvenilir bir kaynaktı.
okulları açın ! seçimleri yapın ! bıktık usandık her bir "hak"kımız için sürekli mücadele etmekten ! afet yönetimi de haktır, barınma da haktır, eğitim de haktır, demokrasi de haktır ! #seçimertelenemez#seçim#anayasa
Gidecek evimiz, kalacak yerimiz yok. Can güvenliğimiz yok. Korku ve acı içindeyiz. Hatayda aktif bir sahra hastanesi ve hastane personeli için kalacak alan istiyoruz. @drfahrettinkoca@RTErdogan#mküsağlıkçalışanları
MKÜ sağlık çalışaniyim Artçilar devam ediyor halen acilde, yoğun bakim, serviste hizmet veriyoruz hiçbir güvenliğimiz yok Hastane bahçesinde 5-6 çadir var ama hasta bakmıyoruz
Gerçek Sahra Hastanesi istiyoruz kalacak yerimizi yok #mküsağlıkçalışanları
Depremden zarar gören hekimlerin de insan olduklarını unutmayalım. Bu arkadaşlarımız deprem dolayısıyla izinli sayılmalıdır. Bölge dışından gelen ve gelmek isteyen bir çok hekim varken bu arkadaşlarımızı çalışmaya zorlamak hiç bir vicdana sığmaz.
@drfahrettinkoca@saglikbakanligi
Benim için NAMUS meselesi.
Bu Adresteki 3 Kız Bir Erkek’i KURTARACAĞIM.
Türkiye Bu adrese KOŞ KOŞ
Cebrail mah. 3203. Sok Kent Apt. 1.Blok daire 3 Antakya
♦️Bu numaraları ARA:
İsmail Kavak
05323936993
Oğuzer Özdemir
05343091772
Onur Can Özdemir
05354741710
Depremzede Sağlık Çalışanları bitik vaziyette. Depremzede sağlık çalışanlarını şiftlerden çıkaralım artık. Hepsi evsiz, çaresiz, yakınları göçük altında, cenazelerini bile defnedemeden nöbete devam eden çalışanlar var.