Biliyoruz ki bütün acılar geçer, fotoğraflar sararır. Yara kabuk tutar, kapanır. Sokakta mevsimi fark edersin, aynada kendini. Önce belirli belirsiz, sonra gamzene kadar gülersin. Kuşlar konar dallarına. Kırıldığın yerden çiçek açarsın; bütün acılar bir gün geçer ya da alışırsın.
İnsan gider... Hırkası kalır, terlikleri kalır, fotoğrafları kalır, yattığı köşede gülümsemeleri kalır, duvarlarda sesinin tınısı kalır, birlikte diz çökülen sofra öylece kalır. insan kalmaz, acısı kalır.
Çiçek açsın diye çabaladığımız şeylerin belki toprağı kurudur, belki de yanlış saksıdır. Belki tüm çabamız sadece bizi yoruyordur. Kabullenmek lazım, görüneni görmek lazım...
Biraz yaşayacaktık, biraz da gülecektik. Sonra ölüp gideceğiz zaten. Neden bu kadar ağır yaralar açıldı ki ruhumuzda?
Neden bu kadar kırgınlık birikti kalbimizde?
Anlamadım, anlayamadım…