SALONDAKİLERİ AĞLATAN SÖZLER…
Silivri’den canlı..
Ekrem İmamoğlu:
“Aramızda sekreterler yattı, makam şoförleri yattı, zabıta memurları yattı. Suç örgütü üyesi dediler insanlara. Hayatında direksiyondan başka bir şey görmemiş kişiye suç örgütü üyesi dediler ya. Ve her birinin kapısı var. Ve her birinin bir kapısı var. O kapı sabaha karşı çalındı, çocuk uyandı, kapıda polisi gördü. Annesi o sabahtan beri uyuyamıyor. Bu çocuklar artık uyuyamıyor. Eve polis baskın yaptı. Mini minnacık çocuk elindeki oyuncakla polise vurmaya başladı artık biliyor musunuz Sayın Başkan, Sayın Heyet? Elindeki oyuncakla polise vuruyor. Benim polisime.
Kim için? Makamını terk etmek istemeyen birisinin onun yol ve yöntemlerini uygulama biçimini kendince geliştirmiş bir avuç muhterisin hukuksuz tutum ve tavırları için.
Okulun ilk günü babasının elini tutamayan çocuklar var. Mezuniyetini göremeyen babalar var. Bayram sofrasında, sahurda, iftarda boş kalan masalar, sandalyeler var. Görüş gününü takvimde işaretleyip bütün haftasını o 1 saate göre yaşayan eşler var. Hatta o 1 saate göre program yapıp o gün oraya gidecekken oradaki kişinin alınıp başka bir hapishaneye sürüldüğünü, 600 kilometre öteye gittiğini gören anneler, babalar var 80 yaşında, 90 yaşında. Şu anda onlar burada. Aylarca tutuklu yargılanan insanlar var. Sonra savcılık koşturmaya yer yoktur dedi. Yargılamaya gerek görmediği insanlar var. Bak Aziz İhsan Aktaş dosyası. Utanç verici ya. Utanç verici ya. Geleceğin ikisinde de burada izlerken dedim ki ben ne izliyorum ya? Ben ne izliyorum ya?
Yeni bir delil yok Sayın Başkanım. Sayın Heyet yeni bir gelişme yok. Aynı dosya, aynı iddia. Uyduracaksa birileri uydurur. Uydurmanın sonu yok, kaydırmanın sonu yok, beyanın sonu yok, eklemenin sonu yok. Dün tutuklamayı gerektiren neydi? Bugün tahliyeyi gerektiren ne? Tutuklama istisnadır. Kanun bunu açıkça yazar. Kaçma şüphesi olacak, delil karartma ihtimali olacak. Bir zabıta memuru nereye kaçacak Allah aşkına? Siz o kaçacak kişilerin hesabını 4 aydır 2,5 milyar koyanda görün. Buradaki insanların gideceği yer belli.
( tutuklu yakınları başta, salondaki birçok kişi gözyaşlarını tutamadı)
Ekrem İmamoğlu:
“Ey halkım Ekrem İmamoğlu'na açtıkları davaya hakim beğendiremiyorlar.
Bu mahkeme benim için kurulmuş bir mahkemeye dönüştü.
Ona göre atamalar yapıldı. Bu ülkede benim hakkımda verilecek karar kariyerlerini belirliyor.“
Ekrem Başkan duruşmada bu haberi ve başkaca haberleri gösterdi, “Kendi yaptığı ne varsa bana yüklüyor” dedi.
Bu haberdeki durum, İBB dosyasında “rüşvet almak” olarak değerlendiriliyor. Üstelik haberdeki gibi kaçak yapılar için de değil; kreş, yurt gibi kamu hizmetleri için alındığı iddia edilen bağışlar.
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem İmamoğlu 'na ÖZGÜRLÜK !
Ekrem 𝓘̇mamoğlu, inan olur !
Bu ülkenin seçilmiş bir belediye başkanına, ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı
adayına casus deniyor.
Bunu yazanlar, bu sözün ağırlığını hiç düşündü mü?
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Ekrem Başkan’ın savunması daha dört gün devam edecek, vatandaşlarımız ilgilerini buradan uzak tutmasınlar.
Vatandaşlarımızdan burada yayın yapan KOZA TV'yi takip etmelerini, muhalif medyayı kurumlarıyla ve çalışanlarıyla sahiplenmelerini bekliyoruz.”
Kurultayın iradesi bir butlan süreciyle yok sayılmak istendi.
Delegeyi satın alan yok; delegenin iradesini mahkeme kararıyla silmeye çalışan var.
Burada yargılanan bir kurultaydır; yani siyasettir.
Bu ülkenin seçilmiş bir belediye başkanına, ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı
adayına casus deniyor.
Bunu yazanlar, bu sözün ağırlığını hiç düşündü mü?
Bu iddianamede adı geçen belediye başkanlarının kaçı bugün tutuklu?
Kaç ilçenin seçilmiş başkanının yerine başkası oturtuldu?
Bu iddianame bir ceza dosyası değil, bir harita.
Hangi ilçenin seçilmiş başkanının hedef alınacağını gösteren bir harita.
Aday göstermek suçsa, bu ülkede seçime giren her parti suçludur.
"KORKAKLAR!"
Hakim karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu:
“Zifiri karanlıkta evimin kapısına yüzlerce polis geldi, yüzlerce! Ve 5-6 kademe, 5-6 kademe canım polisimizi kapıya dizdiler. Kim? Kim? Koltuğunu sağlama almak isteyen bir kişi ve onun aparatı! Ev bastı! 15,5 milyon insanın cumhurbaşkanı adayı olarak istediği insanın, 16 milyon insanın koca kadim İstanbul'u emanet ettiği insanın kapısına dayandı. Diyorlar ki ‘Savunma yap.’ Ne savunması ya? Boynunuzu aşağı eğin bu kararı alanlar! Siz Türk milletine ihanet etmiş insanlarsınız. Bu ülkenin insanlarına; demokrasiye, adalete, Cumhuriyete ihanet etmiş insanlarsınız.
Çağırdınız da gelmedik mi? Adaletten mi kaçtık? Sorgulamadan mı, hangi denetimden kaçtık? Elinizde ne var? Nereden kaçtık? Korkaklar! Randevu bile veremediniz. Telefonumuza bile bakamadınız. Korkaklar!”
#ibbdavası
Ekrem İmamoğlu kürsüde hepimizin hakkını savunuyor!
Bütün renkleriyle İstanbul’un onurunu ve Türkiye’nin geleceğini savunuyor.
Birbirinden korkarak kendi mahallesine çekilen değil, kardeşçe aynı sofrayı paylaşan Türkiye’yi savunuyor.
Korku siyasetine karşı ülkemizin her insanının eşit ve onurlu yaşayacağı demokratik bir geleceği savunuyor.
Biz de, Ekrem İmamoğlu’nun haklı mücadelesini ve onurlu yol arkadaşlarımızın cesaretini savunmaya devam edeceğiz.
Mutlaka kazanacağız!