insan, hayatında bazı anlara ve duygulara anlam yükleyerek yaşar. belki de bu yüzden o şeyler az ama kıymetlidir. fakat şu yaşıma geldiğimde, anlam yüklediğim ne varsa ona hasret kaldığımı fark ediyorum. yine de duam odur ki, anlam yüklediğimiz her şey hayırla sonuçlansın.
Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
Sinan Canan “hayalinizde bir bilge kişi oluşturun, onunla fikir alışverişi yapın, herhangi bir durumda (bilge buna ne der) diye düşünün, asla yanılmazsınız” diyordu. Gerçekten içimizde doğruyu söyleyen bir ses var. Başkasıyla konuşmaya gerek yok. O sesi duymamak imkansız
Evlerinin manzarasını kapattığı gerekçesiyle sincapların, kuşların yuvası olan asırlık ağacı kesen aile, ağacın evlerinin üstüne devrilmesiyle evsiz kaldı.
“Benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiçbir şeyimi almazlarsa, bana çok şey vermiş olurlar. Hiçbir kötülük etmezlerse, yeterince iyilik etmiş olurlar.”
-Montaigne