Modern zamanlarda insan, bilginin hamalı ama hikmetin fakiri. Her şeyi arama motorlarında bulabileceğini sanan zihin, bulduğu her cevapla birlikte hayret duygusunu biraz daha kaybediyor. Oysa aramak, bulduğunu sanmaktan evladır.
Felsefe hayretle başlamıştı. Eskiler, insanın düşünmeye, şaşırdığı için başladığını söyler ve ‘hayret hikmetin kapısıdır’ derlerdi. Hayreti bir cehalet hali değil, ilmin ve irfanın kapısı sayarlardı. Bildiğini sananın önünde kapalı duran, bilmediğini bilenin önünde ardına kadar açılan bir kapı. Cehalet, hayretsizlikti.
Diğer canlılar yiyecek ve güvenlik peşinde koşarken insan, varlığın kendisi karşısında durup şaşırabilen tek mahluktur.
Hayret, bin kez gördüğümüz şeyi yeni ve bambaşka bir ışık altında ilk kez görüyormuş gibi görmemizi sağlar.
Hayret(l)e açılan göz, varlığın sevincine açılır.
Kış deyince; kar yağmış ellerimiz donmuş kar topu oynayıp eve dönmüşüz televizyonda okulların tatil olduğunu öğrenip keyiften dört köşe olmuş ruh halimiz geliyor aklıma.. güzel günlerdi😊
🇹🇷 Tarihimizde ilk kez final oynadığımız Dünya Şampiyonası serüveni boyunca gösterdikleri mücadeleyle bizlere heyecan yaşatan ve gururlandıran #FileninSultanları’na teşekkür ediyoruz. ❤️
Açıkcası buruk değilim.Çünkü her gün buruğum. Bugün babalar günü diye içim yanmıyor. Babam yok diye üzülmüyorum.Babam hep benimle iyi ki benim babamdı hep de böyle diyeceğim. Niye sarılamıyorum demeyeceğim. Çünkü çokca sarıldım hala bana sarılıyor biliyorum.