Evlenilmeyecek 2 insan profili:
•Ailesinden birey olarak ayrışamamış, kendi kişisel alanını oluşturmamış.
•İlişki olgunluğuna sahip olamamış yani sorun çözme becerisi gelişmemiş, açık iletişimden kaçınan, duygu dilinizi anlamayan.
Sadık bir kızın özellikleri:
-Kıskançlığa daha yatkındır.
-Sevdiği kişiden kolay etkilenir ve çabuk üzülür.
-Hayatının merkezine sevdiği kişiyi koyabilir.
-Sevdiği insanın sesini duymak bile ona huzur verir.
-Duyguları yoğun yaşar.
-Güvenini kazandığında yanında daha rahat, şımarık ve -çocukça olabilir.
-Ayrılıktan sonra kolay kolay unutamaz.
-Sevmediği insanlara karşı mesafeli ve net davranır.
-Reddedilse bile duygusal bağını bir anda koparamayabilir.
-Tartışmalar onu düşündüğünüzden daha fazla etkileyebilir.
-Birini gerçekten sevdiğinde, o sevgi kolay kolay sönmez.
Bazı insanlar kırıldıktan sonra bile nazik kalırlar…
Saf oldukları için değil. Sertliğin onları dönüştüreceğini bildikleri için.
Kırılmanın kendilerini acımasız yapmasına izin vermezler.
Nazikliği, zayıflık olarak düşünmeyin.
Bu, dünyanın dilini öğrenip o dili konuşmayı reddetmektir.
Bu, acılara rağmen karakteri koruma gücüdür.
Toksik bir ilişki içinde olmaktansa kaliteli bir yalnızlığı tercih edin. Çünkü böyle bir ilişkiye girdiğinizde önce onu düzeltmek, sürdürmek ve kurtarmak için mücadele edeceksiniz… Sonra yine o ilişkiden çıkabilmek, kendinizi yeniden inşa etmek için başka mücadele veremek zorunda kalacaksınız.
"İlişki yürüttüğünü" sanıyorsun ama aslında bir kamu hizmetinin tek kişilik izleyicisisin. Duygusal zekası gelişmemiş, gizli narsist erkeklerin ilişki anlayışı tam olarak bu: Vitrine 1-2 kadını "sevgilim/hayatımdaki kadın" diye koyup perde yaparlar, arka fonda ise illüzyon bozulmasın diye onlarca kadından azar azar ilgi, onay ve cinsellik otlanıp tüm ego ihtiyaçlarını bedavaya getirirler. Sen bir ilişki yaşamıyorsun, sadece onun gizli tedarik zincirinin vitrin süsüsün.
güçlü bir kadınla ancak güçlü bir erkek başa çıkabilir. zayıf bir erkek, kadının sınırlarını, netliğini ve özgüvenini zor, fazla, problemli ya da kötü tavır olarak tanımlar. çünkü bazı insanlar güçlü bir kadını sevmek ister ama onu taşıyabilecek duygusal olgunluğa sahip değildir
Bir erkeğin size yaptığı en büyük yatırım para değildir. Zamanıdır. Emeğidir. Çabasıdır. Sabrıdır. Sizinle ilgili kurduğu planlardır. İlişki için verdiği mücadeledir. Bunları veren erkek, o ilişkinin içinde zaten kendinden bir parça bırakmıştır.
dişil enerji sürekli güzel görünmek, sessiz kalmak ya da hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. ne istediğini bilen ama bunu elde etmek için kendini tüketmeyen taraftır. birinin ilgisini kazanmak için karakterini değiştirmemektir. sevilmek için daha az konuşmamak, terk edilmemek için sınırlarını esnetmemektir. dişil enerji, “beni seç” diye uğraşmak yerine “benim hayatımda olmanın bir karşılığı var” diyebilmektir.
Dikkatli izlerseniz hayat size neler olabileceğinin fragmanını önceden verir. Küçük işaretler, tekrar eden kalıplar, içinize doğan o sessiz his. Hiçbir şey bir anda olmaz. Sonuçlar gelmeden önce sinyaller gelir. Görmezden gelmeyin.
Sen net olursan hayat netleşir, sen belirsiz olursan hayat da bulanıklaşır. Dışarıda gördüğün belirsizlik aslında senin içindeki belirsizliğin yansımalarıdır. Suçu dışarıya atma, sen net olmak için karar ver ve eyleme geç, hayatın gidişatı da bunu destekleyecek, göreceksin.
Erkekler böyledir diye diye kadınlara yıllarca kırıntıyla yetinmeyi öğrettiler. Geç yazması normal, ortadan kaybolması normal, ilişki istememesi normal, eski sevgilisini unutamaması normal, sizi gizlemesi normal.. Değil. Bir şey sizin canınızı sürekli yakıyorsa, orası sizin yeriniz değildir.
Gerçek sevgi tam olarak budur. Birini kurallarla, kısıtlamalarla veya zorunluluklarla yanında tutmak değil her seçeneğe sahipken bile dönüp dolaşıp seni seçtiğini bilmek en büyük güvendir. Sahiplenmek kısıtlar, özgür iradeyle seçilmek ise ilişkiyi derinleştirir.
Ne olursa olsun, çizgini bozmadan hareket edip sakin kaldığın zaman Allah senin yapmak istediğin şeyi öyle güzel önüne seriyor ki, sen her şeyin sonunda kılını bile kıpırdatmadan tüm taşların yerine oturuşunu seyreden taraf oluyorsun. Zamanı var. Herkesin ve her şeyin zamanı var.
Hızlı koşan atın bku seyrek düşer hesabı geçmişinde çok fazla ilişki deneyimi olan erkek bi noktadan sonra toparlayamıyor. Kendince bulduğu eli yüzü düzgün kızı da geçmiş ilişkilerden kalan şüphe ve yargılarla bunaltıp kaçırıyor.
“Erkekler ayrıldıktan sonra daha iyisini bulacaklarını düşünür ama bulamazlar.”
🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀🎀
“Kızlar ayrıldıktan sonra onun en iyisi olduğunu düşünür ama sonra daha iyisini bulurlar.”
İlişkiyi yük sananların çağındayız. Yakınlık kurmak isteği ‘darlamak’ oldu. Duyguların ifadesi ‘drama’ sorun çözmek isteyen ‘bunaltma’ deniyor. Çoğu insan konfor alanından sevmeyi ve sevilmeyi tercih ediyor. Sonuç ise bağ değil mesafe kuruluyor.
İnsanın kendi değerini koruyabilmesi için bu üç kabulleniş şart. Birinin çaba göstermemesine kılıf uydurmayı veya cevapsız bırakılmayı iyimserlikle karşılamayı bıraktığımız an, kendi hayatımızın direksiyonuna geçiyoruz. Kimseyi kendi zihnimizdeki vicdan ve heves standartlarına zorlayamayız.
Olmuyorsa zorlamıyorum. Eskisi gibi olmayacağını bildiğim halde savaşmıyorum mesela. Olmayacağını anladığım noktada çabalamayı bırakıyorum. Tam da o noktada kimsenin hiçbir şeye değmediğini ve hiçbir şeyi hak etmediğini daha net görüyorum.