500 bini aşkın vatandaşımız birikimlerini rulet masasına koymadılar. Devletin lisans verdiği, yatırım yapabilirsiniz diye onay verdiği, SPK aracılığı ile denetimim altında dediği, kamu aydınlatma platformu (KAP) ile şeffaflık vadettiği yatırım şirketlerine devletlerine güvendikleri için koydular.
Devlete düşen görev vatandaşın birikimini dolandıranların mal varlıklarına el koymak, daha önce dünyadaki örneklerde de görüldüğü gibi davranmak ve vatandaşın mağduriyetini çözmektir.
#FonMadurları
#FonMağduru
@zaferpartisi
#HayvanKatliamınaDurDe Canilikte sınır tanımayan, masum bir canı ezerek, yakarak, işkenceyle katleden bu aşağılık yaratıklar serbest gezemez! Bu bir infazdır, vahşettir. Sessiz kalmıyoruz, bu canilerin en ağır cezayı alması için hesap soruyoruz!
#HayvanaŞiddetSuçtur#Adalet
#HayvanKatliamınaDurDe Sigara söndüren, sopalarla döven, yakan bu caniler toplum için tehlikedir! Hayvanları korumayan her yasa, katillere cesaret veriyor. Bu işkencecilere en üst sınırdan ceza verilene kadar bu masumların sesi olmaya devam edeceğiz!
#HayvanHakları#adaletbakanı
@oyokbudayok Bu vahşeti yapacak kadar insanlığını yitirmiş bu canilere adaletin gelmemesinin sebebi karşısındakini canlı olarak görmeyen adalet sistemimizde. Oysa bu caniler bir canlıyı katlederek her türlü katliyamı çok rahat yapacaklarının sinyallerini zaten veriyorlar
@kilicdarogluk Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partinin bugün ki halini görüp için sızlamıyorsa sen zaten hiçbir zaman bu partinin bir parçası olmamışsın demektir !
Almanya’da bir okul müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderir:
“Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim, hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar. Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum. Sizlerden isteğim şudur. Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar yaratmasın. Okuma yazma, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa ancak o zaman önem taşır.”
Köy enstitülerinin duvarında “Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz” yazıyordu.
Peki neden böyle yazıyordu?
..Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadın müfettiş bir okulu teftiş etmek için görevlendirilir…
Müfettiş okula gitmek için yola koyulur, ancak yolda arabası hararet yapar ve aracı çalışmaz.
Oradan geçen bir çocuk araca doğru yanaşarak yardıma ihtiyacının olup olmadığını sorar.
Müfettiş: Araçlardan anlar mısın?
Çocuk: Babam tamircidir, ben de bazen ona yardım ederim.
Arabanın motoruna bir bakış attıktan sonra alet – edevat çantasını ister.
Çocuk birkaç dakika uğraştıktan sonra müfettişten arabayı çalıştırmasını rica eder.
Bu arada müfettiş bütün bu olanları dehşet içerisinde izliyordu.
Araç tekrardan hareket etmeye başladı.
Çocuğa teşekkür etti ve bu saatte neden okulda olmadığını sordu.
Çocuk: Bugün okulumuza müfettiş gelecekmiş ve öğretmenin dediğine göre benim sınıfın en tembel öğrencisi olmamdan dolayı evde kalmam gerekiyormuş.
Fikir: Yetenekler böyle bitirilir.
Zeka ve üreticilik sadece dersi anlamak ile alakalı bir şey değildir.
Her şahsı; yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için uygun ortama koymak gerekir.
Köy enstitülerinde her çocuk ilgi alanı ve yeteneğine göre değerlendirilip, ona göre eğitiliyordu.
Bütün öğrencilere standart dersler verilmiyordu.
Köy enstitülerinin duvarında ise şöyle yazıyordu:
“Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz.”
Alıntıdır
Fotoğraf: Köy Enstitüsü Mezunları 1950
Via Erol Ak
Dünyada genç yaşta(27) profesör ünvanını alan, 60 yıldır çözülemeyen bir matematik kuramını çözerek adını matematik tarihine yazdıran, DNA sarmalının açıklamasını en sağlam şekilde açıklayan, katıldığı tüm konferanslarda iyi derecede İngilizce bilmesine rağmen sunumunu Türkçe yapıp Türklüğünden taviz vermeyen, bilim dünyasında ismi tüm dünyada şöhretle anılan ama maalesef ki ülkemizde değeri yeterince bilinmeyen, "Türk Einstein"ı olarak adlandırılan kuramsal kimyacı ve moleküler biyolog Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu
Salonda Mustafa Kemal Atatürk'ün ismini haykırarak söyleyen, Dünya Artistik Buz Pateni Şampiyonası'nda 5. kez Dünya şampiyonu olan Milli sporcumuz Naz Arıcı..
Kendisi aslında elektirik ve elektronik mühendisi , bir şirkette çalışırken, Çok sevdiği arkadaşı ölünce depresyona giriyor .
Unutmak için 29 yaşında buz patenine başlıyor.
Hızla yükseliyor, 32 yaşında ilk Dünya şampiyonu olup, devamı 2023 Dünya şampiyonluğu. Şu an 41 yaşında.
Mustafa Kemal'in kızları her spor dalında harika ve azimli .. Seni canı gönülden kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz tüm alkışlar ve kalpler sana gelsin ...🇹🇷🇹🇷❣️👏👏👏🙏