İktidarı ile, muhalefeti ile, sağcısıyla, solcusuyla, yaşlısıyla, genciyle, kadınıyla, erkeğiyle, işçisiyle, patronuyla öyle bir çöküş yaşıyoruz ki Allah sonumuzu hayr etsin.
Karşımızda tepeden tırnağa duyarsız, ruhsuz, robotlaşmış bir topluluk var. Anlatırken bile insanın yüreği dayanmıyor. “Mahalle yanarken” deyiminin vücut bulmuş hâlini yaşıyoruz.
Oysa bir zamanlar, apartmanda biri vefat ettiğinde televizyonun sesini bile kısacak kadar hassastık. Ne ara bu hâle geldik? Ne ara bu kadar umursamaz, bu kadar bencil olduk? Bir taraf yardım çığlıkları atarken, diğer taraf eğlenceye doyamıyor.
Önceden tasarlanmış taklit hayatlar yaşamamak, programlanmış tüketiciler olmamak, birbirlerini bitiren çocuklar yetiştirmemek ve her şeyden önemlisi mutlu ve özgür hissetmek için bize denenleri yapmayı bırakıp, çocuklarımıza vakit ayırmak zorundayız.
Son Dakika - Sedat Peker'in yolsuzluk ifşalarını gürültüye getirmek için Gülşen'in 4 ay önceki açıklamalarına soruşturma açmanın yeterli olmadığını fark eden savcılık, 90'lar Televole arşivini mercek altına aldı... https://t.co/ctP1G3GMiz