İstanbul Barosu tarafından 21.03.2025 tarihinden bu yana kentimizdeki toplumsal olaylar sırasında yaşanan gözaltılar ve hak ihlâlleri titizlikle takip edilmektedir. Kesin sayıları tespit etmekte güçlükler yaşanmakla birlikte Baromuza gelen bilgiler doğrultusunda İstanbul iliyle ilgili bilgiler şu şekildedir;
21 Mart 2025 tarihinde 67
22 Mart 2025 tarihinde 217
23 Mart 2025 Tarihinde 105
24 Mart 2025 tarihinde 58
Yurttaş olmak üzere toplam 447 kişi gözaltına alınmıştır. Bunlardan 20’si çocuktur.
21 Mart günü Gözaltına alınan 20 kişi hakkında adli kontrol uygulanmış, 3 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiş, 44 kişi serbest bırakılmıştır, 22-23 Mart tarihlerinde gözaltına alınanlardan 174 kişi tutuklanmıştır. Gözaltı süresi devam edenlerin ifade işlemleri devam etmektedir. 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 32. Maddesi uyarınca tutuklama kararı ölçüsüzdür, Anayasa ile güvence altına alınmış toplantı ve gösteri hakkının, özgürlük ve güvenlik hakkının, öğrenciler bakımından eğitim hakkının ihlâlidir. İfadeler tamamlandıkça bilgilendirmeye devam edilecektir.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.
Saygılarımızla
İZMİR BAROSU'NUN YANINDAYIZ.
Meslektaşlarımız Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
Son günlerde İzmir'de yaşanan olaylarda, yurttaşların gözaltına alınmasının ardından, savunmalarını üstlenen ve İzmir Barosu tarafından görevlendirilen meslektaşlarımız da darp edilerek gözaltına alınmış ve hâlâ serbest bırakılmamıştır.
Bu sabah İzmir Barosu ��nceki Başkanı Av. Özkan Yücel ile birlikte bir meslektaşımız daha evlerinden gözaltına alınmıştır.
Bu durum, savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin onurunun açık ihlalidir. Avukatların, müvekkillerine hukuki destek sağlama görevlerini yerine getirirken gözaltına alınmaları asla kabul edilemez. Bu gözaltılar, meslektaşlarımızın sadece hukuki destek için gittiği müvekkillerinin değil, diğer müvekkillerinin de savunma hakkının ihlaline yol açmakta, yurttaşları hukuki destekten yoksun bırakmaktadır.
İzmir Barosu, meslektaşlarımızın hukuka aykırı şekilde gözaltına alınmasına karşı topluca itiraz başvurusunda bulunmuş, ancak nöbetçi sulh ceza hakimi dilekçeleri kayda almamak ve itirazları incelememek için adliyeyi terk etmiştir. Hakim açıkça yasadan kaynaklanan görevini ihlal etmiştir. Bu, hukuk devleti ilkesinin ve adil yargılanma hakkının fiilen askıya alındığının açık göstergesidir.
İstanbul Barosu olarak, İzmir Barosu'nun her zaman yanındayız ve meslektaşlarımızın maruz kaldığı bu hukuksuz uygulamaları kınıyoruz. Meslektaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Savunma hakkının ve avukatlık mesleğinin onurunun korunması için her adımda meslektaşlarımızın yanında olacak, sürecin takipçisi olacağız.