Türk siyaseti sancılı bir dönemden geçmektedir. Kısır tartışmalar, siyasetin var oluş sebebi olan vatandaşın derdini çözme işlevini perdelemekte, gerçekte hiçbir işe yaramayan siyasi kamplaşmalar ve polemikler, siyasi safları sıkılaştırırken memleketin sorunlarının çözümünü ötelemektedir. Siyaset, fikir ayrılıklarından ziyade inatlaşmanın aracı haline dönüşmekte, seçmen ne olursa olsun, ne söylenirse söylensin, ne yapılırsa yapılsın en istemediği kampın karşısına oy vermekte, böylelikle siyaset iki kutuba hapsolmaktadır. Halbuki demokrasi geleneğimiz çok çeşitli renklerin siyaset sahnesinde var olması üzerinedir. İki kutuplu siyaset ne olursa olsun ne yapılırsa yapılsın senin hiç istemediğinin karşısındakine oy vermeni dayatmaktadır. Seçmen istemeye istemeye de olsa bir tarafa oy vermeye ve oy verdiği yerdeki saçmalıklara, namussuzluklara göz yummaya mecbur bırakılmaktadır. Memleketi bu iki kutuplu siyaset anlayışından çok hızlı bir şekilde çıkarmak lazımdır. Bunun için gerekli olan 3. Yolun tahkim edilmesidir. Her kesimden namuslu insanların bir araya geleceği bu yol, ülkeyi içinde bulunduğu çıkmazdan hızlı bir şekilde çıkaracak; adalete, devlete ve kurumlarına olan güveni yeniden tesis edecektir.
“1919 senesi Mayısının 19. günü Samsun’a çıktım” dedi Milli Mücadeleyi anlattığı Nutuk’un başında. Çıktı ve başardı.
O’na ve mücadelesine samimiyetle inananların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun!
Pendik İlçe Başkanımız Atakan Koç ve İlçe Örgütümüze nazik karşılamaları ve samimi sohbetleri için teşekkür ederim.
Tüm memleket sevdalılarını Memleket Partisi çatısı altında mücadele vermeye davet ediyoruz. @PendikMemleketP@Atakankoc38
İstanbul’da 3 bölgenin tamamın da Genel Başkanımız Sayın @vekilince ’nin yolunda dimdik ayakta durup, bütün yöneticilerimizle memleketimiz için mücadele ediyoruz.
Biz inanıyoruz, sizler de inanın. Bu yol Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu.
Haydi omuzdaşlar yüce Türk Milleti için omuz omuza mücadele vermek için sizleri Memleket Partisi’ne bekliyoruz.
Bugün Silivri Cezaevi’nde Sayın Ekrem İmamoğlu’nu ve Sayın Ümit Özdağ’ı ziyaret ettim. Ekrem İmamoğlu’nun mesajını sizlerle paylaşıyorum. Ümit Özdağ’ın ise iddianamesi 77 gün sonra hazırlandı. Kendisi 83 gündür hukuksuz bir şekilde tutuklu ve davası 2 ay sonrasına Haziran ayına verilmiş. Bu hukuksuzluklara derhal son verin!
Bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen bu gecenin güzel Ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum.
Kadir Gecemiz Mübarek Olsun.
Zulmün değil adaletin hakim olduğu, kibirin değil huzur ve barışın egemen olduğu bir dünya ve “ben” yerine “biz” olabilen bir Türkiye diliyorum. Allah dualarımızı kabul etsin, Kadir Gecemiz mübarek olsun.
Buradan mensubu olmaktan onur duyduğum yüce Türk Milletimize ve onun adına yargılama yetkisini elinde bulunduran yüce Türk Adaletine sesleniyorum.
İçinde bulunduğumuz olağanüstü şartlar ve geldiğimiz noktada oluşan toplumsal gerginlik halkımızı hem iktisadi hem de sosyal bir buhran olarak en çetin şartlarda ezmektedir.
Devletin kurumlarına olan saygımız ve inancımız maalesef ki sarsılmaktadır. Şekil itibarıyla uygulanan çifte standartçı hukuk düzeni adalet duygumuza ve kamu vicdanına zarar vermektedir.
Ben dahil herkes yargılanabilir ama tutuklama tedbirini infaza çeviren ve milyonlarca insanımızın oyunu almış tüm dünyanın tanıdığı belediye başkanını kaçma şüphesiyle tutuklamak halkın verdiği yetkiye ve iradeye ölçüsüz şekilde ipotek koymak anlamına gelmektedir.
Kulağımıza bu Cuma gününe kadar savcılık makamınca yapılan itirazdan dolayı terör suçu isnatından da iltisaklı hale getirilip tutuklama tedbirinin ifa edileceği söylentileri gelmektedir.
Akabinde ilgili kanun gereği İBB Başkanlığı’na tatil süreci içerisinde kayyım atanacağı dillerde dolaşmaktadır.
Allah korusun böyle bir durum toplumu germekten, sokaklarda çatışmayı artırmaktan ve uluslararası zeminde demokratik hukuksal düzenimizin itibarını sarsmaktan başka hiçbir işe yaramaz.
Ezilen fakir halkımızın ve ulusal itibarımızın daha fazla sarsılmaması için böyle bir durumun yaşanmamasını temenni ediyorum.
Ülkemizin bütün savcılarını ve mahkemelerini isimlerinin önündeki siyasi etikete bakmadan kamu malına el uzatıp tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyen herkesi istisnasız, amasız ve fakatsız adalet önüne hesap sormak için çıkartmaya davet ediyorum.
Saygılarımla.
@mp34istanbul
Genel Başkanımız Muharrem İnce: (Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması hakkında) “Suçlamalara bakıyorum. Neymiş? PKK’lıları işe almış. Siz Öcalan’a ‘Sayın ve kurucu önder’ diyorsunuz. Dalga mı geçiyorsunuz aklımızla bizim?“
İçişleri Bakanı’na ve İl Emniyet Müdürlerine sesleniyorum: Bugün gençlerimizle birlikte yürüdüm ve gördüm ki hepsi tertemiz, pırıl pırıl, ülkesini, vatanını, milletini seviyor, anayasal haklarını özgürce kullanmaya çalışıyorlar. Gençlere dokunmayın! Onlar bu ülkenin geleceği, umudu ve gücüdür.
Gençler, size bir öğretmeniniz olarak sesleniyorum: Sakın ola ki sizi provoke etmeye çalışanların oyunlarına gelmeyin. Türk bayraklarınızı gururla taşıyarak, barışçıl bir şekilde anayasal haklarınızı kullanmaya devam edin. Sizin sesiniz, bu ülkenin adalet ve özgürlük mücadelesinde çok değerli. Sakinliğinizi koruyun ve her zaman haklı duruşunuzu gösterin.
Genel Başkanımız Sayın Muharrem İnce, İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun hukuksuz bir şekilde gözaltına alınması üzerine Saraçhane’de bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret ederek CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel ile bir araya geldi.
PKK silah bırakmadı, daha önce defalarca yaptığı gibi sözde ateşkes ilan etti. KCK denilen çatı yapı varlığını sürdüyor. Irak’ta HPG, Suriye’de YPG, İran’da PJAK, Türkiye’de PKK, KCK’nın alt örgütleridir. Konuşulan bunlardan sadece PKK’nın silah bırakması, o da silah bıraktım demiyor ateşkes ilan ettim diyor. Buna rağmen Anayasa, üniter devlet yapısı, resmi dil gibi uğruna binlerce şehit verdiğimiz meseleleri hemen masaya yatırdırlar. Vatanı veresiye satıyorlar!
“hani ben dağlardım rüzgarım sendin
hani ben akşamdım sabahım sendin
hani ben zemheri baharım sendin
beni böyle yarım bırakıp gittin.”
Büyük sanatçı Edip Akbayram’ı kaybettik, Onsuz da olsa motorları maviliklere süreceğiz, mutlaka süreceğiz.
Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Kürt kardeşim mesele senin haklarının verilip verilmemesi değil, mesele senin üzerinden emperyalistlerin oyun kurmasıdır. Oyuna gelme, halaya birlikte duralım istediğimiz budur.