Galatasarayımızın ve Türk futbol tarihinin efsane ismi, “Berlin Panteri” Turgay Şeren'i aramızdan ayrılışının 10. yılında sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.
İZMIR BOZYAKA’DA BIR VATANDAŞIMIZ BIM, ŞOK VE 101 MAĞAZALARINDA AYNI GÜN SU FIYATLARINI 5.25’TEN 7.25’E ÇIKTIĞINI, ÜÇÜNÜN DE BIRLIKTE HAREKET ETTIĞINI ALDIĞI FIŞLERLE ISPAT ETTI…
VATANDAŞ FERYAT EDIYOR… ENFLASYONUN NEDENI BU DIYOR… VATANDAŞ %100 HAKLI…
ÖZEL DÜZENLEMELER YAPILMAZSA, BU ANLAŞMALI SOYGUNLARIN SONU GELMEZ .
HÜKÜMET MEMURA, EMEKLIYE ZAM YAPACAK ÜÇ HARFLILER SUYA %38 ZAM YAPIP DAHA ZAM YAPILMADAN GELECEK PARAYI CEPLERINE INDIRIYORLAR… BÖYLE VICDANSIZLIK OLMAZ…
TÜRKIYE’YE SOYANLARA KARŞI ÇOK AĞIR CEZAI TEDBIRLER ALINMASI ŞART…
DUYARLI VATANDAŞIMIZA TEŞEKKÜR EDIYORUM…
Haydi çocuklar, sevimli dostlarımızla tanışma zamanı 🐴 🥰
Türkiye Jokey Kulübü iş birliğiyle düzenlediğimiz "Pony Club" etkinliklerine Pony atları ile gezinti ve birbirinden eğlenceli aktiviteler için tüm çocuklarımızı bekliyoruz 🤗
🗓 6-7 Temmuz
⏰ 16.00 - 19.00 arası
📍 Ömer Halisdemir Meydanı (Eski Vakıf İşhanı Yeri)
📍 Niğde'mizi Kayseri’ye bağlayan Orhanlı - Soğanlı hattındaki 5 km’lik asfalt çalışmasına başladık.
Güvenli ve konforlu yollar için çalışmaya devam ediyoruz ✅️
Bizim ev yandı biliyon de mi?
Ödemişli Muzaffer’in devlete yaptığı muhteşem hatırlatma:))
Devlet, Ödemiş yangınında evi yanan vatandaşların yeni evlerini 1 yıl içinde tamamladı.
Muzafferlerin evi dahil.. O evi bizzat Çevre Bakanı teslim edecek..
2026 Haziran ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre %21,9 oranında artışla 24 milyar 940 milyon dolara yükseldi.
116 milyar 196 milyon dolarla orta-yüksek teknolojili ürün ihracatında tüm zamanların rekorunu kırdık.
Bir general tarafından bir astsubayın yakası tutuldu.
İddiaya göre tokat atıldı.
Boğazına el uzandı.
Hakaret edildi.
Darp raporu alındı.
Kamera kaydı bulundu.
Sonra bütün bu ağır iddiaların üzerine tek bir kelime örtülmek istendi:
“Disiplin.”
Oysa disiplin, bir insanın boğazına uzanan el değildir.
Disiplin, tokadın kılıfı değildir.
Disiplin, hakaretin bahanesi değildir.
Disiplin, rütbenin öfkesine hukukî mazeret üretme sanatı değildir.
Bir astın yakasından tutulduğu yerde yalnızca bir personelin bedeni incinmez.
Orada hukuk güvenliği parçalanır.
Meslek onuru ezilir.
Emir komuta zinciri kirletilir.
Kurumun adalet duygusu ağır yara alır.
Çünkü askerî disiplin, keyfî güç gösterisinin adı olamaz.
Rütbe, kimseye insan onurunu çiğneme hakkı vermez.
Amirlik, astın bedenine ve haysiyetine uzanma ruhsatı değildir.
Eğer darp raporu ve kamera kaydı olduğu belirtilen bir olay bile “disipline etmek maksadı” denilerek yargı eliyle yumuşatılabiliyorsa, bu artık sadece bir karar meselesi değildir.
Bu, ast statüde görev yapan bütün personelin hukuk güvenliğine yönelmiş ağır bir tehdittir.
Bugün tokada disiplin denirse, yarın hakarete terbiye denir.
Bugün yakadan tutmaya müdahale denirse, yarın boğaz sıkmaya otorite denir.
Bugün bir astsubayın uğradığı iddia edilen haksızlık görmezden gelinirse, yarın bütün ast personel rütbenin insafına terk edilir.
Bu mesele artık yalnızca bir darp iddiası değildir.
Bu mesele, TSK’da disiplinin kanunla mı, yoksa kaba güçle mi sağlanacağı meselesidir.
Bu mesele, ast personelin insan onurunun korunup korunmayacağı meselesidir.
Bu mesele, hukukun üstünlüğü ile üstünlerin hukuku arasındaki çıplak ayrımdır.
Disiplin adı altında tokadı, hakareti, fiziki müdahaleyi ve keyfî gücü meşrulaştıran her anlayış; kurumu güçlendirmez, aksine içten içe çürütür.
Çünkü korkuyla sağlanan sessizlik disiplin değildir.
Baskıyla kurulan itaat sadakat değildir.
Adaletsizlikle ayakta tutulan düzen emir komuta değildir.
Rütbenin gölgesine saklanan şiddet de asla hukuk değildir.
Bir astsubayın yakasına uzanan el, yalnızca bir kişiye değil; emeğe, meslek onuruna, hukuk güvenliğine ve adalet duygusuna uzanmıştır.
Bugün sorulması gereken soru açıktır:
TSK’da hukuk mu korunacak,
yoksa güçlü olanın eli mi?
Astın onuru mu esas alınacak,
yoksa rütbenin dokunulmazlığı mı?
@temadankara@cahitKoca20@reyhan_savk@OzlemOrfi@zgnckot@kacanilker36@tctamercihan@mybaleken@tmltyfn06@ilhn_64@AzizErgn9@CBlghn@0sergun@TEtimesgut@GaziemirTemad@Temad_Usak@OdunpazarTemad@hkntpc01@TemadBolu@KarabaglarTemad@temadkadikoy@Guzelbahce54898@TemadM@TemadDalaman@TemadTrabzon@KayseriTemad@TemadSamsun@sakarya_temad
Kışlada Darp Olayı: General Astsubayı Dövmemiş “Disipline” Etmiş!.. - Müyesser Yıldız https://t.co/TZHQvf82G6
Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği programlarımız, MÜDEK tarafından doğrudan 5 yıl süreyle akredite edildi.
Bu önemli başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
#NÖHÜ#Niğde
💫İki önemli eser ;
🕌 Restorasyon ve güçlendirmesi biten tarihi Sungurbey Camimizde cuma namazımızı eda ettikten sonra,
📚 Restorasyonu tamamlanarak açılan Kale 100. Yıl Halk Kütüphanesini ziyaret ettik
CB’mız @RTErdogan’a,Bakanımız @MehmetNuriErsoy’a şükranlarımızı sunuyoruz
Emekli bir albay, görevdeki en genç teğmenden daha yüksek maaş alabiliyorken; emekli bir astsubayın, görevdeki en genç astsubayın neredeyse yarısı kadar maaşa mahkûm edilmesi ciddi bir adaletsizliktir.
Bu arkadaş yıllar evvel aynen böyle bir programda şöyle bir yorum yapmıştı:
"Madem S-400'lere milyonlarca dolar para ödeyip aldı bu Tayyip Erdoğan, peki biz bunları neden kullanmıyoruz?"
Yayındaki arkadaşları bile, "Hop İsmail, S-400 bu ya! Hava savunma sistemi bu. Kullanabilmek için bir savaş olması lazım." gibisinden kendisini uyardılar.
Ben de o videonun altına şöyle bir yorum yaptım:
"S-400'leri sapan zannediyor galiba bu sığır."
Bu yorumum nedeniyle beni mahkemeye verdi. Ceza davasını kaybettim, avukatına para ödedim. Sonra hakkımda manevi tazminat davası açtı, onu da kazandı. Yine avukatına ve kendisine para ödedim.
Bunu neden mi anlatıyorum?
Hâkimler sormuyor: "Yahu İsmail Efendi, S-400'lerin ne tür bir silah olduğunu bile bilmiyorsun. Çıkmış TV ekranlarında yorum yapıyorsun. Yaptığın yorum saçma sapan. Bu yorumundan dolayı sana birileri de ufak tefek hakaret etmiş. Bir de utanmadan, sıkılmadan adama dava açıyorsun. Hadi ceza davası açtın, bir de manevi tazminat davası açıyorsun."
Benden aldığı paraları haram zıkkım ettim. avukatına ve ona ödediğim paraların hesabını ahirete bıraktım.
Şimdi gelelim bu videoya...
Ne diyor İsmail?
İslam'ın beş şartından biri olan Ramazan orucuna "perhiz orucu" diyor.
Ne perhizi lan!
Alevilerin ve bizlerinde tuttuğu Muharrem ayı orucunu kutsamaya çalışırken, Sünnilerin İslam'ın beş şartından biri olan Ramazan orucuna "perhiz orucu" diyor.
Bu şahıs hakkında savcıların soruşturma açması lazım halkı kin ve düşmanlığa sevk ediyor..
En az 60 milyon Müslümanın tuttuğu farz orucuna perhiz orucu demek suçtur.
Türkiye, dünün kendi içine kapanık Türkiye’si değildir. Artık her alanda dünyayla bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var.