VİZE VERMEYECEKMİŞ...
Yahudisever İlham Aliyev pek kızmış bizim gösterdiğimiz tepkilere. Öyle ki, Azerbaycan'ı eleştiren herkes hakkında ülkeye giriş yasağı getirecekmiş.
Biz de pek meraklıydık sanki Bakü'ye gidip Azeri polislere rüşvet vermeye.
30 yıllık Ermeni işgalinden kurtardığımız Karabağ'ı da başınıza kakmak istemiyorum.
Gelmiş geçmiş şehit ve gazilerimizin ruhları adına sadakamız olsun!
Hüseyin Öztürk
Fon krizinde en azından bir muhatap ve hukuki süreç var, fon skandalının etkisiyle hisseleri günler içinde %80’e varan değer kaybeden küçük yatırımcının hakkını arayabileceği tek bir adres yok!!!
#borsamagdurları#Bist#Borsa#Hisse#Fon
890 Milyar TL'lik fon skandalının faturası yine küçük yatırımcıya çıkıyor!
Denetimsizliğe göz yumanlar, vurgundan nemalananlar kenarda izlerken; alın teriyle birikim yapan vatandaşın parası sıfırlanma noktasına geldi.
#Borsa#Hisse#Fon#Borsamagdurları
Kusura bakmayın ama söyleyeceklerim biraz ağır gelebilir.
Borsada her şeyin bir sonu var; sabrın da, tahammülün de, beklemenin de…
İnsan bir yere kadar düşüşü sineye çeker, belirsizliği taşır, “düzelir” diye bekler. Ama bir noktadan sonra mesele sadece para olmaktan çıkar; güven meselesine dönüşür.
Biz de tam olarak o noktadayız.
Şimdi bize ne anlatırsanız anlatın, hangi açıklamayı yaparsanız yapın; zamanında verilmeyen cevapların, zamanında alınmayan önlemlerin ve kaybolan güvenin telafisi kolay değil.
Bu süreç hepimize şunu öğretti:
Piyasada sadece kazanç değil, güven de yönetilir.
Kimse parasını kolay kazanmıyor. Yatırımcıyı küçümsemeyin, paniğini hafife almayın, kaybını görmezden gelmeyin.
Çünkü bugün yaşanan sadece bir fon meselesi değil.
Bu yangın herkesi yakar.
Borsa, fon, yatırımcı… Güven bir kez kırıldığında yeniden kazanmak, kaybetmekten çok daha zordur.
Herkesin yıllardır emek verdiği dişinden tırnağından artırdığı yemedigi içmediği giymediği gezmediği ufak ufak biriktirdi alın terini bir gecede hiç ettiniz
Bundan sonra bu insanlar ne yer ne içer nasıl yaşar düşünmediniz kimi sofrasına ekmek kimi çocuğuna harçlık kimi annesinin babasının eşinin yüzüne bakamayacak hale getirdiniz tek suçları birikimlerini enflasyon karşısında gezdirmemekti
Sistemin içindeki balinalar milyarları götürürken ses etmediniz orada 100.000 200.000 500.000 alınteri ve emekle biriktirmiş geleceğini garanti altına almaya çalışan küçük yatırımcının parasını elinden aldınız
Bu saatten sonra kaç kişinin
Umudunun geleceğini hayallerini belki de hayatını elinden aldınız
Allah yarına bırakır kimsenin yanına bırakmaz bu kadar insanın vebali sizin iki cihanda da yakanızda olsun
Siyasilerin borsa işlemlerinin şeffaf olması lazım, ABD'de Kongre üyeleri, 2012'de çıkan STOCK Act'e göre 1.000 doların üzerindeki her hisse işlemini en geç 45 gün içinde beyan etmek zorunda. Bu beyanlar internette herkese açık. Başkan da aynı şekilde işlemlerini Devlet Etiği Ofisi'ne (OGE) bildiriyor ve bu belgeler kamuya yayımlanıyor.
Bu şeffaflık sayesinde yatırımcı neler görüyor, somut örnekle göstereyim: Trump'ın Mayıs 2026'da yayımlanan beyanlarına göre, sadece 6 Ocak ile 30 Mart arasındaki yaklaşık 11 haftada portföyünde 3.711 işlem yapılmış. Hacim yaklaşık 430-490 milyon dolar. Ağırlık yapay zeka altyapısında: Nvidia, çip ekipmanı üreticileri, sunucu şirketleri.
Bunu herhangi bir yatırımcı, bir gazeteci, bir araştırmacı açıp okuyabiliyor. Hatta bu verileri takip eden siteler ve uygulamalar bile var.
Sistem mükemmel mi? Hayır. Dürüst olmak lazım:
Tutarlar tam rakamla değil, aralıklarla veriliyor.
Beyanlar gecikmeli geliyor. Trump'ın bu son beyanları da geç verildiği için gecikme cezası ödendi. Kongre'de de sık sık geç beyan yaşanıyor, cezası ise çok düşük.
Başkanın hesapları profesyonel yöneticiler tarafından yönetiliyor, yani her işlem onun şahsi kararı değil.
Ama tartışma, tam da bu şeffaflık sayesinde yapılabiliyor. Amerikan kamuoyu bu verileri görünce "açıklamak yetmez, yasaklayalım" demeye başladı. Temsilciler Meclisi 22 Temmuz 2026'da Kongre üyelerinin, eşlerinin ve çocuklarının yeni hisse almasını yasaklayan bir yasayı 232'ye 198 oyla kabul etti. Satışlar için de 7-14 gün önceden kamuya duyuru şartı getiriliyor. Senato'daki süreç henüz belirsiz. Yani şeffaflık, daha sıkı kuralların önünü açtı.
Peki bizde durum ne? Türkiye'de milletvekilleri ve kamu görevlileri 3628 sayılı Kanun'a göre mal bildirimi veriyor. Hisse senetleri de belli bir tutarın üzerindeyse bu bildirime dahil. Ama bu bildirimler mevzuat gereği gizli tutuluyor ve kamuoyuna açıklanmıyor. İşlem bazında düzenli bir açıklama mekanizması da yok. İlginç olan şu: Aynı sistem şirketlere uygulanıyor. Borsada işlem gören bir şirketin yöneticisi kendi şirketinin hissesini aldığında ya da sattığında bunu KAP'ta açıklamak zorunda. Yani şeffaflığın mantığını zaten kabul etmişiz; sadece siyasetçilere uygulamıyoruz.
Böyle bir mekanizma bize ne kazandırır?
Güven: "Kim ne biliyor, kim önceden pozisyon aldı?" şüphesi, bilgi açık olunca kendiliğinden azalır. Son fon krizinden sonra yatırımcının en çok ihtiyaç duyduğu şey bu güven.
Caydırıcılık: İşleminin kamuoyunda görüneceğini bilen kişi, bilgi avantajı kullanmaktan en baştan uzak durur. Şeffaflık, cezadan önce çalışan bir sigortadır.
Uluslararası karne: MSCI'dan FTSE'ye kadar endeks kuruluşları ve yabancı yatırımcı, piyasa kalitesine bakarken yönetişim ve şeffaflığa da bakıyor. Bu tür adımlar ülke notuna artı yazar.
Nasıl kurulabilir? İşin güzel tarafı, teknik altyapı zaten hazır. Türkiye'de bütün paylar MKK'da kayden tutuluyor, yani kimin neyi ne zaman aldığı sistemde zaten var. Yapılması gereken şey kural koymak: Milletvekilleri, bakanlar, üst düzey bürokratlar ve eşleri için belli bir tutarın üzerindeki işlemlerin 30-45 gün içinde KAP benzeri kamuya açık bir platformda yayımlanması. Geç bildirime caydırıcı ceza, bağımsız denetim ve isteyenler için görev süresince portföyün kör fona (blind trust) devredilmesi seçeneği.
Güvenin en kısa yolu şeffaflıktır. Amerika'da başkanın portföyünü bile yatırımcı görebiliyorsa, bizde de siyasetçilerin borsa işlemleri yatırımcının önüne konabilir. Bu bir sistem önerisi. Çünkü temiz piyasa, herkesin aynı bilgiyle aynı masaya oturduğu piyasadır
#borsa #şeffaflık #güven #SPK #KAP #finansalokuryazarlık #YatırımTavsiyesiDeğildir
Borsa bitti,yatırımcı bitti
Önlem alınmayan bir süreç
Devamında kötü yönetilen bir süreç
Piyasada fonlara,oyunculara,şirketlere aynı anda yapılan operasyonlar ve alınmayan önlemlerle yaşanan vahim durum
İşlem yok,hacimsiz tabanlar,korku ve endişe içinde erimeyi bekleyen yatırımcı
Burada şimdi kim korunmuş oldu?
Spk kurallarını dahi takmayan şirketler
Kendi kurallarını dahi işletmeyen spk
İnanılmaz bir durum inanilmaz bir süreç
Çok acil devlet büyüklerimizin bu sürece el atması lazım
Borsa dahil,işlemler gerekirse iptal edilmeli
Yoksa bu süreçten sonra piyasada yatırımcı dahi kimse kalmayacak
Şuan masum ve bizler gibi bu süreçte mağdur olan herkes bir ve tek ses olmalıyız
Bakın bu borsanın ilerisinde yaşanan çok vahim bir durumdur
Milyonlarca yatırımcının,insanın emeklerinin,haklarının hiç edildiği bir ortamdayız
Şuan tarihimizde emsali olmayan durumlar yaşıyoruz
Bundan sonrada bu piyasada ve borsada yatırımcı hakkı korunmayan,kurallar dahi işletilmeyen bir yere kim yatirim yapacak?
Şu ortama bakın bunda kimin emeği varsa hakkimiz haram olsun,rezil bir süreç yönetiliyor,fon dışında hissede olanlar şuan bitti!!!
#borsamağdurları
#borsaistanbulkapatılsın
@gazetory Böyle motor kullanma yok arkadaşlar boş yapmış taksici de kusurlu kanunen ama motor böyle kullanmayın engelli olabilirsiniz haklıyım değin siz yine de
Ersan Şen, fon skandalına ilişkin:
"Sen devletsin, sistem kurmuşsun. Diyorsun ki TL'ye güven, Türk lirasına güven. Faize gitme, altına gitme, dövize gitme, yastık altına koyma.
Gel, yerli ve milli ol, Türk borsasına koy, fonda değerlendir, kazan diyorsun.
Sonra dünya kadar millet para kaybedecek, birileri götürecek.
Devlet dediğin nedir? Hukuk devleti, piyasa düzenleyicisi devlet, ekonomiyi yöneten devlet. Burası muz cumhuriyeti mi?" (ensonhaber)