YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Yıllara göre gümrüksüz yurt dışı alışveriş limitleri:
• 2009: 1500 euro.
• 2022: 150 euro.
• Ağustos 2024: 30 euro.
• Aralık 2024: Kargo dahil 30 euro.
• Ocak 2026: Kaldırıldı.
Yıllardır Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi gerektiğini hukukçular anlatıyor.
AİHM tahliye edilmeli diyor
Ancak AİHM kararlarına uyulmayabildiği için siyasiler tahliye edilsin diye arka arkaya açıklama yapıyor
Mahkeme kararlarına uyulsun diye siyasi baskı kuruluyor
Mahkeme kararına uymak siyasi bir karara dönüşmüşse, hukuk süs olmuş, istenince tozu alınıp konuluyor, istenince kilere kaldırılıveriliyor demektir
@IBBcozummerkezi Ulaşıma neden zam yapıyorsunuz? benzine 3 4 lira zam geldi ama siz ulaşıma 8 lira zam yapıyorsunuz. İnsanlar zaten maddi olarak çok zor durumdayken bu zammı yapmanız ne kadar etik?
Silivri’deki hücremden bir güzel adamın cenaze merasimini izledim bugün.
Hep birlikte yan yana, omuz omuza saf tutmuşuz, Sırrı Süreyya Önder’i ebediyete uğurlarken.
Her görüşten, her kimlikten milletimizin evlatları, yöneticileri ve siyasetçileri olarak gür bir sesle haykırdık hislerimizi yüce Allah’ın huzurunda: “İyi bilirdik”, “Haklarımız helal olsun”…
Helalleşmek zor mu hayattayken? Birbirimizi anlamak, hissetmek, konuşabilmek…
Neden bu kadar zorlaştı bu işler?
Elbette aynı fikirde olmak şart değil. Biliriz ki farklılıklarımızla güzeliz, zenginiz. Anadolu irfanı ve hoşgörüsüdür güvencemiz.
Artık yıkmalıyız bu önyargıları, konuşabilmeli, tartışabilmeli ve en önemlisi kucaklaşabilmeliyiz yaşarken.
Eşit hissedarları olduğumuz bu cennet vatanın tüm nimetlerini adil bir biçimde paylaşabilmeliyiz.
Mücadelemiz milletimizin; huzuru, barışı, kardeşliği, birlik ve beraberliği, ay yıldızlı bayrak altında eşit ve hür şekilde yaşayabilmesi içindir.
Mücadelemiz “bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamak içindir.
Bu vesileyle, saygıdeğer Sırrı Süreyya Önder’e tekrar yüce Yaradan’dan rahmet diliyorum.
Bir tane mezarın yok ki, on milyonların kalbine gömüleceksin. Hangi birini ziyaret edem, hangisine yüzüm sürem gardaş.
Git, yolun açık olsun abe can, her daim kıymetlimizsin. Ama gülüş değil ki, bıyık değil ki sana yakışsın; ölüm sana yakışmadı, olmadı gardaş.
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
İstanbul İl Başkanlığımızın “Gazze’de soykırıma, katliama ve tehcire hayır” diyerek Tünel’den Taksim’e yapmak istediği yürüyüş, yüzlerce polisle, barikatlarla, metro kapatmalarla engellendi.
İsrail’de bile Netanyahu karşıtı gösterilere izin verilirken; İstanbul’un ortasında barışçıl bir yürüyüşe geçit vermeyenleri milletimizin vicdanına havale ediyorum.
Bu iktidar, içeride gençlerin gösteri hakkını gasp ediyor; dışarıda ise Gazze’deki tehcir planına karşı etkili tek hamle yapamıyor.
Filistin halkının hakkını savunmak insanlık görevidir. Ama iktidar, bunu savunanları dahi susturmayı tercih ediyor.
Bugün gençleri tutuklayarak, yürüyüşleri engelleyerek, tehcire karşı ses verenleri susturarak ne Filistin’e ne bu millete iyilik ediyorsunuz.
Çifte standarda, riyakarlığa, korkuya yenilmeyeceğiz; hakikati konuşmaya devam edeceğiz.
Helal oylarla kazandığımız seçimlere çökmeye çalıştınız olmadı.
31 yıllık diplomaya çöktünüz olmadı.
Kazanamadığınız belediyelere Ankara’dan kayyum atayıp çökmeye çalıştınız olmadı.
İnançlı bir insanın asla tevessül etmeyeceği biçimde milletin malına, mülküne, şirketine çöktünüz o da olmadı.
Panikle, elleriniz ayaklarınız dolanarak yaptığınız her iş dönüp sizi vuracak.
Hiç beklemiyordunuz ama hamdolsun bu büyük millet uyandı.
Ne yaparsanız yapın, er ya da geç bu aziz millet sizi sandığın en dibine gömecek.
Milletin malına mülküne çökenler, ailelerine kötü söz söyleyenler kendi tuzaklarında boğulacak.
Millet gelecek millet.
Ne kara kışlar gördü bu ülke. Ne baskılar, zorbalıklar.
Kendini ev sahibi, milleti kiracı zannedenlerin hoyratlıklarını gördü.
Ama asla sinmedi, korkmadı, vazgeçmedi, geri adım atmadı.
Millet varsa demokrasi var, millet varsa hak, hukuk adalet mücadelesi var.
Millet yine kazanacak, çünkü millet büyüktür.
Sabahtan akşama kadar hiç utanıp arlanmadan hakkımızda olur olmaz iftira edenler, söz konusu elektriğe yapılan %25 zam olunca suspus.
Neden bu sessizlikleri biliyor musunuz? Çünkü ülkeyi büyük bir felakete sürüklediklerini kendileri de gayet iyi biliyorlar.
Bir avuç insanın koltuk ihtirasının, iktidar hırsının bedelini maalesef milletin tamamı ödüyor.
Hukuk bu ülkede en güvenilmez kurum olduysa bunun tek sebebi yargıyı siyasallaştıran akıldır. Kimse yargıya güvenmiyor.
Deprem oluyor hesap sorulmuyor, yangın oluyor hesap sorulmuyor, sel oluyor hesap sorulmuyor, kara parayı aklayanlar milletin önünde şov yapıyor, yenidoğan bebeklerin hayatı üzerinden çeteler kuruluyor, uyuşturucu tacirleri cirit atıyor, yine hesap sorulmuyor.
Muhalefete, öğrenciye, gence aslan kesilenler konu bunlar olunca siniyor, kafasını sokacak yer arıyor.
Bu adaletsizliktir ekonomiyi bu hale getiren vatandaşları geleceğe güvenmez hale getiren.
Unutmayalım ki bizim gibi ülkelerde; ne kadar hukuk ve demokrasi o kadar aş ve iş.
Siz gideceksiniz ve bu ülke düzlüğe çıkacak.