Bursa İnegöl ormanlarında yaşayan kızıl geyikler için avlanma izni verilmiş…
Kızıl geyikleri avlama bedeli ise 225 bin lira imiş…
Bu karar derhal iptal edilmeli.
Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı. @ibrahimyumakli
Satın Bakanımız Murat Kurum.@murat_kurum
Sayın Bakanımız Mustafa Çiftçi. @mustafaciftcitr ;
Türkiye yaban hayatını katledecek bu karardan bir an önce dönülsün lütfen.
Üç beş tane avcıyı tatmin etmek için kızıl geyikleri feda etmeyin.
‼️Bursa İnegöl ormanlarında yaşayan kızıl geyikler için avlanma izni verilmiş…
Kızıl geyikleri avlama bedeli ise 225 bin lira imiş…
Şimdi soruyorum sayın @mustafaciftcitr ;
Bu hayvanlar;
📌Allah’ın dilsiz kulları değil mi?
📌Allah’ın emaneti değil mi?
📌Yaşam hakkına neden sahip değil?
📌Sadece zevk için avlanmaları vicdani mi?
📌Köpeklerden neden değersiz?
Hani merhamet, hani emanet, hani can!!!
Ayrıca sırf keyif almak için hayvanların öldürülmesine karşıyım…
Spor adı altında sırf keyif için avlanmaya izin verilmemeli…
Köpeğin patisi incinmesin diye çocuklar parçalanıyor diğer tarafta keyif için avlanma izni veriliyor…
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…
Almanya'da parklarda kazlar var. Bizde ise başıboş kedi-köpek ve etrafa saçılmış yemek artıkları dolu.
Yem firmaları para kazanacak diye halkımız bu rezilliği yaşamamalı.
Almanya Dusseldorf
Akran zorbalığı okullarımızda çok yaygın ve tehlikeli bir hale geldi ! Buna ilişkin alınacak en önemli tedbirlerden biri İngilizlerin uyguladığı yöntemdir. İngilizler okullarda akran zorbalığı yapan öğrencileri, yaşı kaç olursa olsun 10-16 yaş arası evden bir polis operasyonu ile alır! ailesiyle beraber polis merkezine götürür ! çocuğu ayrı ailesini ayrı sorgular ve gerekirse çocuk ile ailesi hakkında dava açılır! Türkiye'de de Bu sistemin artık uygulanması lazım akran zorbalığının ise ayrı bir suç haline getirilmesi gerekir @adalet_bakanlik
OKUL MU DEVŞİRME MERKEZİ Mİ?
İstanbul Erkek Lisesi mezuniyet töreninde öğrencilerin okul müdürünü sırtına dönerek konuşturmaması ve velilerin küfürlü protestoları sonrasında törenin iptal edilmesi çok konuşuldu.
Alman vakıflarından fonlu medyaya göre “Atatürkçü gençler gerici müdürü” protesto etmişti. Yaşananlar ülkenin en parlak öğrencileriyle, onlara gerici bir anlayışı dayatan müdürün şahsında Millî Eğitim Bakanlığı arasındaydı.
Öyle ya, ülkede ne kadar güzel şey varsa “dinci-gerici Atatürk düşmanı iktidar” ona düşmandı.
Oysa gerçek, otel odalarında basılan hırsızların peştamallarıyla örtemediği suçlar kadar ortada. Hakikat, maskelerle perdelenemeyecek kadar başka.
Bu okul İttihatçı Mehmet Nadir tarafından Numune-i Terakki adıyla 1884’te kurulmuştu. II. Abdülhamid’e darbe teşebbüsünde okulun merkezi bir rol üstlendiği ortaya çıktığında ise kapatılıp devletleştirilmişti.
Yani Türk Devleti’yle kan uyuşmazlığının tarihi kuruluşuna kadar gidiyor. Geçtiğimiz yıl okulun yatakhanesinin camından “İttihatçılar ölür İttihatçılık ölmez” yazılı pankartın sallandırılması aslında okulda fiilen hâkimiyet kuran “çetenin” neler yapabileceğini gösteriyordu.
Okulda Almanların etkisi 1950’lerde başladı. Fakat ülkenin en başarılı öğrencilerinin girebildiği liseye Alman Devleti’nin adeta çöreklenmesi 1997’de başladı. Ne tesadüf ki, bu sırada ülkede 28 Şubat darbesi yaşanıyordu.
Almanya ile yapılan anlaşma sonucu öğrenciler mezun olduklarında aldıkları “Abitur diploması” sayesinde Almanya’da istedikleri üniversiteye sınavsız girebileceklerdi. Böylece gençler sadece Alman kültürüyle hemhal olmakla kalmayacak, aynı zamanda devletin imkânlarıyla yetişip tüm birikimlerini Alman Devleti’nin hizmetine sunabileceklerdi.
Liseye giriş sınavlarında her yıl tam puan yapacak kadar zeki ve başarılı 150 Türk genci bu okuldan mezun olduktan sonra soluğu Almanya’da alıyor. Zaten Türkçe ve Tarih gibi birkaç istisna dışında tüm dersler Almanca olduğu için Türkiye’deki üniversite sınavlarında başarılı olma şansları oldukça düşük. Bunun için Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Sosyoloji gibi derslere Türkçe olarak ayrı bir mesai harcamak zorundalar.
Kavga da tam bu noktada patlak veriyor. Bakan Yusuf Tekin Abitur uygulamasının öğrencilerin yarısını kapsamasına dair bir çalışma başlatınca Alman Büyükelçiliği telaşa kapılıyor. Dışişleri Bakanlığı’nı atlayarak doğrudan okul idaresiyle görüşüyor ve uygulamanın aynen devam etmesini istiyorlar.
Yani törendeki protestonun arkasındaki asıl mesele bu.
Yusuf Tekin devletimizin yetiştirdiği çocukları kaptırmak istemiyor; Almanlar ise adeta bedavaya elde ettikleri bu insan gücünden vazgeçmek istemiyor.
Fonladıkları medya ve yetiştirdikleri monşerler aracılığıyla okulda adeta çete gibi hareket eden yapıyı öne sürmeleri bu yüzden.
İşte İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ve Okul Müdürü Hikmet Konar, bu çeteye boyun eğmeyip dik durarak devletimizin itibarını korudular.
Almanya’nın ülke dışında benzer statüye sahip yaklaşık 140 okulu var. Fakat sadece Türkiye’deki İEL “devlet lisesi”. Diğerleri oldukça pahalı özel liseler.
Yani bu ülkelerde parası olana Almanya’da üniversite kapısı açık. Oysa biz devletin tüm imkanlarını seferber edip yüksek burslar verdiğimiz çocuklarımızı kendi ellerimizle bir başka devletin hizmetine gönderiyoruz.
Atatürk maskesi ise her yerde olduğu gibi burada da toplumu manipüle etmenin bir aracı. Oysa Atatürk bunun gibi tüm yabancı okulları çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunuyla devletimizin uhdesine almıştı.
O gün de başta Fransa olmak üzere, İngiltere, İtalya ve ABD Türkiye’ye ültimatom gönderip “müfredata karışma” diyordu. Atatürk hiçbirisini dinlemedi. Bir gecede kapattığı sadece Fransız okullarının sayısı 38'di. Okullar ancak yabancı bayraklar ve haç gibi dini semboller binalardan kaldırılıp MEB’e “tamamen” bağlandıktan sonra yeniden açılabildi.
Ekran süresi sadece bir sayı mı, yoksa gençlerimizi sessizce içine çeken bir dijital anaforun işareti mi ?
Saygıdeğer @EmineErdogan Hanımefendi’nin teşrifleriyle, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve İstanbul Aile Vakfı iş birliğinde düzenlenen Dijital Anafor-Ekran Bağımsızlığı Zirvesi, 12-13 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek.
Dijital çağın birey, aile ve toplum üzerindeki etkilerinin ele alınacağı zirvede; ekran bağımlılığı, dikkat ekonomisi, yapay zekâ, dijital mahremiyet ve medya gibi güncel başlıklar uzman isimlerin katılımıyla değerlendirilecek.
Katılım için yerinizi ayırın. Başvuru için: https://t.co/mwodAlnIn0
@MahinurOzdemir@tcailesosyal@istnblailevakfi
#DijitalAnafor #EkranBagimsizligi #BagimsizlikYili #BirlikteBagimsiz
İstanbul’u gezen Fransız turist Jim Viatge Türkiye’ye dair şaşkınlığını gizleyemedi.
“Oldukça yoğun bir saatte metrodayım.
Gürültü yok.
Kadınları taciz eden erkekler yok.
İdrar kokusu yok.
Gençler yaşlılara yer veriyor. Bu harika.
Her şeye rağmen bazıları yine de Türkiye’ye üçüncü dünya ülkesi diyecek.”
🔴 | BİLGİLENDİRME
Başıboş köpek ihbarlarında #Hayat1️⃣1️⃣2️⃣Acil uygulamasını kullanmanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Kullanım şeklini kısaca tarif edelim.
🚨Sokakta başıboş köpek gördüğümüzde hemen uygulamaya tıklıyoruz!
⚠️En alt satırda VAKALAR kısmında “Sokak Hayvanları” yazan yere tıklıyoruz!
📷Açılan ekranda ilk önce “Görsel Ekle” ye tıklayarak o anda kısa bir video ya da fotoğraf çekiyoruz!
‼️“Videoyu kullan” ya da “Fotoğrafı kullan” yazısına tıklıyoruz. Uygulama bir önceki ekrana dönüyor. Görselin eklendiğini görüyoruz.
‼️UYARI: Galeriden fotoğraf yüklenmiyor, o an uygulama üzerinden çekilmesi gerekiyor.
✍🏼 “Olay/Vaka Detayları” kısmına ihbarımızı yazıyoruz.
📍Konum zaten o anda olduğumuz konumu gösteriyor.
✅ Ekranın en altında kırmızı “İHBAR GÖNDER” kısmına tıklayarak ihbarımızı bitiriyoruz!
🚑 İhbar etmediğimiz her başıboş köpek bir ailenin felaketi olabilir!
⁉️ Bu uygulamaya neden bu kadar önem veriyoruz? Çünkü bu şikayetler uygulama üzerinden belediyeye iletildikten sonra 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü tarafından da takip ediliyor.
‼️ Bildirilen köpeklerin alınmaması durumunda görevini yapmayan belediye için “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçu kapsamında idari ve adli soruşturma başlatılması gerekecektir.
‼️ Bu ihbarlar köpeklerin toplanmaması durumunda delil yerine geçecektir.
‼️ Bu ihbarlar sayesinde belediyelerin “Daha önce ihbar edilmiş neden toplamadınız?” sorununa cevap verecek bir bahaneleri kalmayacaktır.
ℹ️ Herkesten ricamız uygulamayı mutlaka indirin ve gördüğünüz tüm başıboş köpekleri ihbar edin. Maalesef ülkemizde insan hayatı dahi istatistik konusu olduğu için ihbar sayısı da sorunun çözümü noktasında çok önemli.
Uygulamayı aşağıdaki linklerden telefonunuza indirebilirsiniz.
Play Store: https://t.co/tUXtZAWAzb
Apple Store: https://t.co/pQuaTr8bPG
Yenikapı metrosunda köpeğin ısırdığı turiste 256.000tl tazminat ödeyeceğiz. Mahkeme ‘yerleşim yeri köpeğin yaşam alanı değildir’ dedi.
‘İstanbul kedi köpek şehridir’ diyenler, nasıl güzel mi?
#turistetazminat
🗣️ Gazeteci Cüneyt Özdemir:
"Sokak köpeklerini konuşamıyorsunuz. Bir mama lobisi var öyle bir baskı kuruyor ki herkesi domine ediyorlar. Kimse konuşamıyor. Herkes oturmuş seyrediyor."
O kadar güzel bir para kaynağı ki şu mama meselesi.
- Parayı naptın ?
- mama aldım.
-mama nerde ?
-köpek yedi.
-köpek nerde ?
-dağa kaçtı
-dağ nerde?
-....
Sonrasında biz de buralarda kendimizi yırtıyoruz devletin parası, insanların canı için.