karanlıktan korkar halde çaresizim,
sayfaları devam ettirecek kalemi ellerime alacağım günü bekliyorum.
diliyorum o güne kadar önümde kalan son adımları atmamayı.
yazılı bir kitap misali hayatım,
son sayfasında, son satırın bir iki kelime gerisindeyim.
ileriye adım atmaktan korkar haldeyim, bilirim düşeceğim.
geriye dönüp bakmak, birkaç adım ileride beni bekleyen felaketten daha karanlık.
böylesine boş hissetmek korkunç geliyordu bir yandan da. basit seslere fazla anlam yüklüyordu, beyni ona oyun oynuyordu fakat o bunu görmüyordu.
end it all ya kanka
birkaç gündür sikim kadar aldığı uyku, halihazırda boktan olan mentaline iyi gelmiyordu, biliyordu. fakat uykuyu reddediyordu. tüm vücudu ve benliği uyku istiyordu, gözleri dile gelse çığlık atardı uyumak için, fakat reddediyordu.
öyle bir noktadaydı ki, ne düşünüyordu bilmiyordu, düşünmek ne demekti onu bile bilmiyordu. vücudu basit el kol koordinasyonlarını başarmayı reddediyordu, beyniyle uyum sağlayamıyordu.
sınırlarımı zorladığımı iliklerime kadar hissediyorum.
bir iğne ucu tenime batacak olsa vücudumdan akacak kan, kan değil de yorgunluğum, bıkkınlığım olacakmış gibi bir his alıp götürüyor beni.
yaşamaya çalışırken, tam işte şu an yaşıyorum dediğim an, belki de yüzüncü kere her şey tam tersine dönmüş, hevesim kursağımda kalmış durumda. mutluluk gerçekten haram mı benim bedenime? bunu düşünür haldeyim.