İzmir'de yangının boyutu çok ciddi seviyelere ulaştı. Doğançay'da yerleşim yerleri tahliye ediliyor. Medya da dün başlayan yangını yan gelip izliyor son raddeye gelince gündeme getiriyor. Eğer "gerçekten tüm imkanlar" seferber edilmezse her şey için çok geç olacak.#izmir#yangin
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Aday olmak mı haklıyı(doğruyu) tercih mi?
CHP önceki Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu "Meral Akşener Altılı Masa'dan kalkmasaydı seçimin sonucu farklı olurdu." demiş.
Oysa Sayın Kılıçdaroğlu'nun Gelecek, Demokrat, DEVA ve Saadet’e verdiği milletvekili kontenjanlarına ilişkin olarak aşağıdaki ifadeleri bunun aksini, sonucun farklı olmayacağının bilindiğini ortaya koyuyor:
“Kaldı ki ortada başka bir stratejimiz vardı. Onu da ben arkadaşlarıma söyledim. 5 muhalif grup oluyor. 5 Muhalif grup 2024 bütçesini geçirmezdi. 1 saat konuşsalar 5 saat. Hiçbir bütçe yıl sonuna kadar bu parlamentodan geçmezdi. Ne olacaktı? Erdoğan tarihinde ilk kez bütçesi parlamentodan geçmeyen Cumhurbaşkanı pozisyonuna gelecekti."
Zaten CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel de "Anketlerde İmamoğlu Erdoğan'ı çok rahat yenen bir görüntüdeydi. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş olsaydı, Erdoğan şu anda cumhurbaşkanı değildi." demişti.
Bu ifadeler seçimin sonucunun ne olacağını önceden bilindiğini göstermiyor mu? Seçimde kazanılmayacağı, Erdoğan'ın kazanacağı biliniyormuş.
Sayın Kılıçdaro��lu'nun ve arkadaşlarının partilerle işbirliği yapma stratejisi de Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak değilmiş.
2023 seçiminin stratejisi 2024 Erdoğan Bütçesini geçirmemekmiş.
Strateji, 2023 seçiminden sonra kurulacak muhalif grupların, çoğunluk iradesiyle değil 2024 Erdoğan bütçesini konuşarak geçirmemekmiş. Böylece Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak bütçesi geçmeyen biri olarak tarihe geçecekmiş.
Aslında Sayın Kılıçdaroğlu'nun ifade ettiği bu stratejinin de bir anlamı yok… Zira bütçe görüşme süreci grupların konuşma sürelerine göre yıl sonuna kadar tamamlanması için önceden belirlenir. Fazla grup olsa mecliste görüşme gün sayısı artırılır. Ayrıca bütçe geçmese dahi Anayasa'ya göre "bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır."
Bu ifadeler parlamentoda muhalefetin çoğunluk iradesine dahi sahip olamayacağının farkında olduklarının da bir itirafı değil mi? Öyle ise bu partilere kendi partisinden milletvekili kontenjanı niye verildi? Adaylık için mi?
Bütün bunlar aslında yalın bir gerçeği, açık bir itirafı ortaya koyuyor: 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimine kazanma değil kaybedecekleri bilgisiyle girilmiş. Parlamentoda ise hedef bir çoğunluk oluşturmak değil sadece konuşmakmış. Konuşarak Erdoğan bütçesi geçirilmeyecekmiş. Strateji buymuş…
Oysa toplumsal muhalefet kazanmak için yola çıkıldığını zannetmişti…
Bir şeyi nerde kaybetmişseniz orada bulabilirsiniz.
Kazanmak için doğru bir süreç yönetimi yapılmamış… Kazanacak aday istenmemiş…
Sonucu farklı kılacak, en azından haklı kılacak yegane yol veri ve bilgiye dayalı aday tespiti ve süreç yönetimiydi… Eğer bu yapılsaydı suçlu aranmazdı...
Masadan kalkma ise bir mazeret… Kaldı ki tam mutabakat şartına rağmen biz 5 parti devam edelim diyen de kendileri…
“Mazeret, insanın kendisine söylediği en büyük yalandır.” (Hazreti Ali)
Kıssadan hisse...
Maalesef yaşadığımız bu süreçte hataları yapanlar gururun gafleti içinde. Oysa gafletin gururu yerine ders alınmalı.
Yanlış düşünce ve yöntemler nedeniyle bugün istenilen yere gelinemediğini görmek ve göstermek gerekiyor. Asıl tehlike şudur ki yeterince yanlış duyarsak doğruyu artık hiç tanıyamayız. Sonra geriye ne kalır? Geriye, doğruyu ummaktan bile vazgeçip hikayelerle yetinmek kalır sadece. Bu hikayelerde kahramanların kim olduğu önemli değildir. Bilmek istediğimiz tek şey kimin suçlu olduğudur. Oysa aranması gereken hakikattir.
Asıl mesele nesnelerin ve olayların gerçekliklerinin bilinmesine götüren yollar ve bunu sağlayan anlayıştır.
İmam Maturidi "Duyulur alem aracılığıyla duyulmayanı anlama gerekli kılınmış, düşünme ve akıl yürütme emredilmiş ve bu yöntemin kişileri gerçeğe vakıf kıldığını, isabetli yolu gösterdiğini" belirtmiştir. "Nesnelerin ve olayların meşru oluşu veya olmayışı, kötü fiillerle iyi fiiller, bütün bunlar hakkında duyuların algılayışı ve haberlerin gelişinden sonra bile elde edilebilecek nihai bilgi sadece akıl çerçevesindedir ve tefekkür ve akıl yürütmeyle ulaşılabilecektir."
Aday olmaktansa haklı(doğru) olma tercih edilmeliydi… Haklıya ya da doğruya götüren bilgi ve akıl yürütmeye dayalı bir süreç tercih edilmeliydi.
Bilgi ve gerçek arayışı doğruya ulaşmanın sivil bir erdemidir.
Siyaset bir süreçtir değeri doğasında yatar.
Sonuçtan ziyade süreçlerle hesaplaşmak gerekir…
Suçlunun kim olduğunu değil gerçeği aramak, ders almak, sorumluluk gerekir...
1919’un 19 Mayıs’ında, Samsun’da doğan güneşin aydınlattığı o ilk adımın 105. yılındayız...
Söz konusu bağımsızlığı olunca tüm dünyayı dize getiren, iradesine dokununca yeri göğü inleten ve hiçbir baskıya boyun eğmeyen Aziz Türk milleti,
O şanlı 1919 ruhunu şüphesiz ki bugün de yüreğinde taşıyor.
Garbın afakını saran çelik zırhlı duvarlara, dahili ve harici tüm bedhahlara, gaflete, dalâlete ve tüm hıyanetlere karşı ateşten gömlekler giyenlerin cesaretinden bugün de ilham alıyor.
Milletinin her bir ferdi için; bir ana, bir baba, bir evlat, bir ışık olmaya ve hiçbir şeyden korkmamaya yemin edenlerin verdiği kutlu mücadeleyi, her geçen gün daha da iyi anlıyor.
Bugünden sonra da hiç şüphem yok ki;
Türkiye Cumhuriyeti’nin esas sahibi ve bekçisi, Türk demokrasisinin mirasçısı, Türk bağımsızlığının yılmaz kalesi gençlerimiz,
Tarihe altın harflerle kazınmış o büyük vizyonun ışığında; aynı ruhla, aynı azimle ve aynı inançla memleketimizin bitmek tükenmek bilmeyen umudu olacak.
Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm istiklal kahramanlarımızın ruhları şad, mekânları cennet olsun.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun!
Başta şehit, gazi anneleri ve Zübeyde Hanım olmak üzere anne hisseden herkesin anneler gününü kutlarım💐
Sen bize bambaşka bir annelik yaptın. Her şey için minnettarız. İyi ki varsın anne, anneler günün kutlu olsun @meral_aksener ❤️
#3Mayıs; haklı bir itirazın, çetin bir mücadelenin ve şanlı bir duruşun yolculuğudur.
"Türk" adını unutturmaya ve yok saymaya çalışanlara karşı; "Biz varız!" diyerek yükselen seslerin yolculuğudur.
Aslında 3 Mayıs; Aziz Türk milletinin, kutlu iradesini gösteren bir yolculuktur.
Her ne kadar bugün Türk milliyetçiliğini; somut tariflerin, dar kalıpların ve marjinal söylemlerin içine sığdırmaya çalışanlar olsa da;
Ziya Gökalp'i, Mümtaz Turhan'ı, Erol Güngör'ü, Ebulfeyz Elçibey'i ve tabii ki mavi gözlü bozkurdumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü gerçekten anlayanlar şunu çok iyi bilir ki;
Türk Milliyetçiliği fikri ilkesel olarak;
Söylemlere değil, eylemlere dayanır.
Hayal satmaz, hayalleri gerçeğe dönüştürmenin yollarını bulur.
Memleketimizdeki somut problemlere karşı çözümler üretme iradesini ortaya koyar.
Bu yüzdendir ki; Türk milliyetçiliği fikri, Atatürkümüzün en büyük ilhamıdır ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilkelerinin dayanağıdır.
Böylesi anlamlı bir günde, bu fikrin bir mensubu olarak verdiğim tüm mücadelelerden duyduğum gururla;
Güçlünün üstünlüğü yerine haklının güçlülüğünü koruyan bir Türkiye'ye ulaşmayı diliyor,
Ve bu uğurda emek harcayan bütün büyüklerimizi, fikir ve devlet insanlarımızı saygı, rahmet ve sevgiyle anıyorum.
3 Mayıs Türkçüler Günümüz kutlu olsun!