Sosyalist bir düşünür için bu paylaşımı yapmak bile bir görevdir... "
Halkların tek kurtuluşu sosyalizmdedir, bunu milyonlarca kez söylemekten bıkmayacağız."
Gülten Akın, Ayrıntılar İlahisi:
Ben neyi kimden aldım, nerden aldım
Her şeyi bir yerden aldım
Yorgunum, yorganım uzakta dışarda
Sabrımı bolca verdiler içerden aldım
Sözler gelip geçsin diyedir, öfke sen bekle
Örselendin ağrıdın oyuldun, henüz değil ölüm
Ten bekle
Bağırmalıyım, çığlığım kıştan ilkyaza değmeli
'A' yasak, 'hayır' korkulu, 'evet'ten usandım
Mecnun masaldan atılmış -Tele şov-
Milyonla kopyaya bölünmüş leyli
Suretler ne gülümseyiş ne sır ne şaka
Sandım ki gülümser maskeleri
Suretler sandım
Durur muydum, bu gömütlükte neyim var
Tuhaf dedi, çılgınca tuhaf
Ayrıntılar, paslı sürgüler, yosunlu taşlar
Ya altındakiler ardındakiler
Gültene kandım
Derneğimizin kurucularından ve Genel Başkanlarından, İnsan hakları savunucusu, devrimci avukat Halit Çelenk’i saygı ve özlemle anıyoruz. Ömrünü emek mücadelesine adayan Çelenk, başta Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının savunması olmak üzere, tarihe onurlu bir duruşla geçti. Mücadelesi bizlere ışık tutmaya devam ediyor.
Cezaevinin duvarları arasında yankılanan sesiyle hafızalara kazındı Süheyla Taş
🔸2017’den bu yana tutulduğu Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nden 24 Nisan’da özgürlüğe adım attı
🔸Açlık grevi eylemlerinin 83’üncü gününde annesi ile yaptığı telefon görüşü sırasında söylediği “Süphan Dağı” şarkısıyla hafızalara kazındı.
🔸Tahliyesinin ardından aynı şarkıyı bir kez daha seslendirerek o anın hafızasını yeniden canlandırdı
#1Mayıs#1Mayıs2026
Mecidiyeköy Meydanı’nda duran ve gözlem yapan İstanbul Barosu'na bağlı avukat Ali Eşki, onlarca polis tarafından ablukaya alındı.
Avukat Ali Eşki böyle isyan etti: "Anayasa Mahkemesi kararı var. Yasa dışı emri uygulamayın. Ben burada kalacağım ve gitmeyeceğim."
Gidersen Yıkılır Bu Kent
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam Gidersen kar yağar avuçlarıma Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür Bir tufan olurum sustuğun her yerde
#AhmetTelli
🔴Metin Kemal Kahraman’dan Gülistan Doku’ya ithaf: Çene / Kızım
Metin Kemal Kahraman, yeni albümü Telden Tele’den bir parçayı Gülistan Doku ve ailesine ithaf etti
Tarihin bilinen en eski ikinci şarkısı.
Tam 1800 senelik, Aydın'da Tralleis antik kentinde bir mezar taşı üzerinde bulunmuş. Seikilos'un şarkısıymış.
"Işılda henüz yaşıyorken,
Gamı tasayı at bir kenara
Yaşam dediğin böyle kısayken
ve her şey yenik düşerken zamana.”
@abdalhaluktolga Sanatçı, sanatın gerçekliğiyle var olur ve duygu ile düşüncesini estetiğin süzgecinden geçirerek yansıtır. Halkın kültürünü türkülerine nakşeden opera sanatçısı, halk divanında da dilleriyle söyleşir. İşte bundandır nice taşlanmalar., değerli hocam...
İnsan nefsiyle oyalanır; hakikatiyle ölür…
“Mevlâ’m kanat vermiş uçamıyorsun,
Bu nefsin elinden kaçamıyorsun.
Ruhsatî dünyadan geçemiyorsun,
Topraklar başına vay deli gönül."
Dersim’de 6 yıl boyunca köy köy dolaşıp, kar kış demeden çocuklara hem Türkçe hem Zazaca ezgiler öğrettim. Niyetim ortadayken sadece gelenekteki bir uygulamadan söz ettiğim için böyle acımasız tepkiler almak üzücü. Keşke bu tepkinin onda biri zorunlu din derslerine gösterilseydi.