Rahmi Koç hk. Soruşturma!
Akın GÜRLEK
“Adaletin terazisi kimsenin
Servetine, ünvanına vy statüsüne
Göre tartmaz; yargı daima
İnsan onurunu v hukuku korur”
Cumhurbaşkanı Erdoğan!
Ülkede yaşayan
KADINLARA
SÜRTÜK!
Dedi!
AKP. MV. Hepsi saklandı!
Kimse ağzını açmadı!
Şmdi knşyrlr
Adalet Bakanı Akın Gürlek: (Rahmi Koç hakkında anlattığı ‘bir fıkra’ sebebiyle başlatılan soruşturma hakkında)
"Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur.
Kadınların onurunu zedeleyen ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.”
👉🏻Yargı, aynı hassasiyeti Türk milletine alenen küfür ve hakaret eden AKP’li Rümeysa Eker hakkında da gösterecek mi?
Ekrem İmamoğlu'nun "adil yargılanma hakkı" ne olacak?
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında “hakaret” suçlamasıyla yapılan yargılamada İstanbul Kartal’daki mahkeme salonuna getirilmedi.
İmamoğlu’nu taşıyan cezaevi aracı 60 kilometre yol gittikten sonra arıza gerekçesiyle durdurularak Silivri’ye geri götürüldü.
Avukat Emre Telci, bugün Kartal - Silivri hattında yaşananları Stüdyo recap'ten Hilmi Hacaloğlu’na aktardı:
https://t.co/ZDqeWnOmcI
@hilmihacaloglu@ismail_emre
Gurur dolu bir haberle sizlerleyim.
Bu sefer akademik bir başarı.
Kızım Giz, 10 yaşında, ülke çapında yapılan testler sonucu 12. sınıf üstü bir başarı puanı alarak USA’in en iyi 7. üniversitesi olan Johns Hopkins üniversitesinin “gifted for talented” programına kabul aldı. 🧿❤️
ŞÜPHELİ ÖLÜM !
MAKÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi olan 22 yaşındaki Zehra Kaçar kaldığı KYK yurdunun 6. katından düşerek hayatını kaybetti.
Şüpheli ölümle ilgili soruşturma başlatıldı !
#Balkondanmandaldüşerkadındeğil
#Kadınlarintiharetmiyor #Düşersemİnanma 👇
Bu nedenle de UMUTSUZLUK YOK! 👏👏👏
@eczozgurozel
Mahkeme Yerebatan'ın İBB'den alınmasına ikinci kez 'dur' dedi https://t.co/FriqzDRdSO #gazetesozcu@gazetesozcu aracılığıyla
kişisel bir duyurum var… hakkımdaki soruşturma nedeniyle yapılan testler sonucunda uyuşturucu kullanmadığımı (ama antidepresan kullandığımı) merak eden herkes artık biliyor. (bu bilgilerin kime ne faydası olacak onu da bilmiyorum.) bu olay babamın kaybına denk geldi ve galiba hayatımın en karışık dönemi oldu. ailem, çocuklarım, arkadaşlarım, tanıdıklarım, işlerimi destekleyenler, siz… herkes ne kadar iyi ve anlayışlıydı. teşekkür ederim.
Kurultay çağrısına imza vermeyen İ. Kesici isimli şahsın sadece CHP'den 5 kere mv seçildiğini ve halen aktif mv olduğunu biliyor muydunuz?
İmza vermiyor çünkü, Ö. Özel kalırsa bir daha aday gösterilmez, sinsi ise hiç çekinmeden bir kez daha gösterir, gösterse de bu noktadan sonra seçilemez tabi orası ayrı.
CHP'de, Veli Ağbaba , Mahmut Tanal , Deniz Yavuzyılmaz gibi bir çok vekil nerede bir sıkıntı varsa, oraya koşuyor mücadele ediyor.
CHP'den 5 kere aday gösterilen bu şahsın ülke için, halk için 5 şey yaptığını veya mücadele ettiğini gördünüz mü?
Ekonomistmiş güya, ne dediğini anlamak için zaten özel bir tercüman gerekiyor, 3 kelime anlatıyor, sonra kendi anlattığına kendi gülen tuhaf bir adam.
Ne bir mücadelede ne de mecliste vs gözükmeyen, ne işe yaradığı da belli olmayan şahıs, muhtemelen günlerini klima altında buzlu içeceğini içip göbeğini kaşıyarak, varsa diğer gelirler hariç ayda 450 bin lirayı indira gandi yapıyor.
(Diğer kişilere de geleceğim)
Şimdi soru şu:
Bu şahsın aldığı mv vekili ve emekli mv maaşları HELAL Mİ?
Yazı: Erdoğan Egeli
Hukukun üstünlüğü
İlkesini yok saymayan
Tüm Mahkemeler
Adil yargılama yapar!
Diploması olmayan,
Dr. Mühendis,Akademisyen
Görevden alınıyorsa!
Ülkeyi yöneten!
Erdoğan’ın
Görevine son verilmeli.
Bu CHP'liler de masayı devirecek sorunun çevresinde dolanıp duruyorlar.
Özgür Özel, dün grup toplantısında; "Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir" diyor.
Bir gün sonra ağır toplarından Bülent Tezcan meclis kürsüsünde; "Bir asliye hukuk mahkemesi 'Recep Tayyip Erdoğan'ın diploması yoktur, biz bunu iptal ediyoruz, dese ne yapacaksınız?" diye konuşuyor.
Yani bunlar da biliyorlar RTE'nin diplomasının olmadığını. Ama üstüne üstüne gitmiyorlar, gidemiyorlar.
Oysa masayı devirecek ve kendilerinin de siyaseten önlerini açacak asıl soru bu?
Bunlar o cesareti gösteremedikleri sürece daha çok telef olacaklar.
Bu CHP'liler de masayı devirecek sorunun çevresinde dolanıp duruyorlar.
Özgür Özel, dün grup toplantısında; "Diplomasız Erdoğan, mazbatasız genel başkan istemektedir" diyor.
Bir gün sonra ağır toplarından Bülent Tezcan meclis kürsüsünde; "Bir asliye hukuk mahkemesi 'Recep Tayyip Erdoğan'ın diploması yoktur, biz bunu iptal ediyoruz, dese ne yapacaksınız?" diye konuşuyor.
Yani bunlar da biliyorlar RTE'nin diplomasının olmadığını. Ama üstüne üstüne gitmiyorlar, gidemiyorlar.
Oysa masayı devirecek ve kendilerinin de siyaseten önlerini açacak asıl soru bu?
Bunlar o cesareti gösteremedikleri sürece daha çok telef olacaklar.
Gazeteci İsmail Arı’nın duruşmasına çok az kaldı.Lütfen bu konuyu es geçmeyelim,paylaşalım.Bir tarafta yalan haberler yapıp ,halkın sorunlarına sırtını dönüp ;yalılarda oturan gazeteciler, bir tarafta sadece işini yaptığı için cezaevinde yer yatağında yatan İsmail Arı..
Ömer Faruk Eminağaoğlu’ndan yargıtay’a kritik başvuru: “Kılıçdaroğlu’nun görev süresi 26 temmuz 2023’te resmen bitti”
@tanikgazetesi
https://t.co/CO5dBKHNlg
Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var...
Ahmet’i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an,nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım... Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne.
Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: “Bu nedir?” Dediler ki, “Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.”
O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı. Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı.
Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim? Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir? O gün Ahmet’in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü. O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hâlâ yerinden toplanamadı.
İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah.