Çok sevdiği insanı kaybeden birine hiçbir şey söylenmez. Sadece yanında olduğunu bilmesi yeterli. Bu süreçte bunu daha iyi anladım. Hiçbir söz o kişinin artık olmamasını maalesef açıklayamıyor.
Maalesef en kötüsü de, ölen kişinin senin hayatında ne kadar önemli olduğunu kanıtlamaya çalışmak. İnsanlar ikna da olmuyor, ‘sana değil de şuna daha zor’ diye seni es geçip başka bir isim verenleri duyuyorum.
Tekinsiz Yusuf, okullarda öğretmenler, öğrenciler katledilirken sesini çıkarmıyor. Ama söz konusu tarihi çarpıtmak olunca susmak bilmiyor.
“Kuran’ı yasakladılar”, “camileri ahır yaptılar” yalanlarını diline dolamış aklı sıra laikliğe, cumhuriyete savaş açıyor. Fesli Kadir’in talebesi, eğitimsizlik bakanından başka ne beklenebilir?
Cumhuriyetle Atatürkle derdi olanla derdimiz var. Buradayız beyler!
hiçbir şey hissetmeden, "adet yerini bulsun" diye yapılan, hepsi birbirinin aynısı instagram gönderilerine saygı duymuyorum. ben böyle felaket yıldönümlerinde öfkenin harlanmasından, hesabın sorulmasının hatırlatılmasından yanayım. göz göre göre ölen insanların, ölmeyip de hala daha çadırlarda sürünen insanların hakkı için hesap sorun!
‘Ayyy çok tatlı bir kere koklayabilir miyim?!!’ cümlesiyle başlayıp bebeğin ağzına kadar giriyorlar. Eğer ki tepki verilmezse ikinci hamle muhakkak öpmek oluyor. Bu ne cüret? Ben kendi bebeğimi bile öpmeye kıyamıyorum insanlar aşırı bilinçsiz, bu beni delirtiyor.
Bebekler öpülmez!
Bebeklerin bağışıklık sistemi henüz bir savunma kalkanına sahip değildir.
Ağzınızdaki uçuk sizin için sadece bir yara, bir bebek içinse biyolojik bir silah olabilir. Sevginizi kanıtlamak için bebeğin bağışıklık sistemini test etmenize gerek yok.
Uzaktan sevin
Zeki Demirkubuz “bir şeyler yapmak isteyen kendine acımayı bırakmalı” diyordu ya, gerçekten o kadar doğruydu ki o sözü. Kendine acımak kadar insanı yiyip bitiren, onda nefret doğuran, hatta onu kibirlendiren, agresifleştiren bir şey görmedim. İnsan önce kendine acımayı bırakacak
Adalet tesis edilene dek mücadelem sürecektir. Hiçbir baskı beni bu yoldan çeviremeyecektir. İnandığım misyonun bir hikmeti vardır; ilgili herkes için vicdan muhasebesi yapma vakti gelmiştir.
evde kedi olması konseptini az bile abartıyoruz, yabani bir avcının minyatürü var, unicorn ejderha falan gibi bir şeye tekabül ediyor. yalnız hissettirmiyor, temas kuruyor ama seni yargılamıyor da, görüş de belirtemiyor, ne yaparsan yap sadece kendi işleriyle meşgul. safi AŞK
Kızım uyurken bile nefes alıyor mu diye sık sık kontrol ediyor etrafımızda olanlara da teyit ettiriyorum. Demem o ki, sevdiklerimizin hayatta ve sağlıklı olması asıl nimetmiş. Gerisi de teferruatmış.
P.S. Arya iyi ki varsın minik tavşanım.💖