🚨 AK Partili vekilin açıklamasını paylaşan gazeteci gece yarısı gözaltına alındı
Trabzon gelini AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman’ın Öcalan'a ve İmralı heyetine teşekkür ederek “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ve DEM heyetine, İmralı heyetine bugünü bize yaşattıkları için Allah razı olsun.” sözlerini gündeme getiren Trabzonlu gazeteci Muhsin Aksoy, sivil polis ekibi tarafından gece saatlerinde gazeteci eşi ve bebeğiyle birlikte gözaltına alındı.
Konuyla ilgili ifadeye çağırılma talebi olmadan ve kendisine herhangi bir bilgi verilmeden gazeteci Muhsin Aksoy’un gece yarısı ailesiyle birlikte gözaltına alınması tepki çekti.
Gece vakti gözaltına alınmadan birkaç saat önce Suna Kepoğlu Ataman’ın eşi Trabzonlu iş insanı Atilla Ataman’ın da aileyi arayarak hakaret ettiği belirtildi.
Ataman’ın hakaretinin ardından birkaç saat sonra da gazeteci ailenin polisler tarafından gözaltına alınması Trabzon’da tepkilere neden oldu.
🚨 SAHADA HAGİ, SKORDA ALEX LEZZETİ: MOHAMED SALAH!
💥 Normal bir futbolcu gibi gol atmıyor. Bu böyle adım atarken tık diye vuruyor. Ne yapsın abi? Şey diyorlar. Uğurcan bir tane kurtar. Ne yapsın adam buna yani?
🎙️ Ersin Düzen:
🔹 Hafta içerisindeki, hafta sonundaki mücadelelerde en heyecanlı an olarak değerlendirebileceğimiz Muhammed Salah'ın yapmış olduğu hat-trick tabii ki. Ve bir de asist yani aslında en çarpıcı performans ve taraftarlarının da en fazla heyecanlandıran oyuncu tartışması Salah oldu.
🎙️ Uğur Karakullukçu:
🔹 Abi öyle bir adam ki 3 gol 1 asit yaptı bu arada. 3 gol 1 asitini çıkar yine sahanın en iyi oyuncularından böyle bir şey olamaz.
🔹 Geriye geliyor, top çıkarmakta zorlanırken Trabzonspor topu alıyor, faul alıyor, dönüyor, doğru pas veriyor. Hücuma yerleştiriyor takımı, hücuma yerleştirince bir acemilik gördüğünde gidiyor, alıyor topu, doğru adama veriyor, doğru yere koşuyor.
🔹 Diyor ki ben buraya koştum ama bana atma, bunu at. Yani eğitmen gibi sahada öğretmen, futbol öğrete öğrete maçı geçirdi. Ben kalan 21 futbolcuya ders verdiğini düşünüyorum. Golleri molleri hariç. Gollerin hepsi usta işi.
🔹 Ya bir de hakikaten şey de var abi. Normal bir futbolcu gibi gol atmıyor. Nasıl diyeyim sana? Hani normal bir insan nasıl yapar?
🔹 Destek ayağını koyar böyle. Gerilir, vurur değil mi? Bu böyle adım atarken tık diye vuruyor. Ne yapsın abi? Uğurcan işte şey diyorlar. Uğurcan bir tane kurtar. Ne yapsın adam buna yani? Bu acayip bir seviye.
🎙️ Ersin Düzen:
🔹 Ya bir de 85 metre mesafe kat edip de o ilk golü atması. Yani koşuyor.
🎙️ Uğur Karakullukçu:
🔹 200 nabızla yapıyor.
🎙️ Ersin Düzen:
🔹 Ve sonrasında tam böyle sanki çalım atacakmış gibi yapıp da topa öyle bir dokunuyor ki kaleciyi çaresiz bırakıyor yani. O ilk golün fotoğrafları da vardı. Bak burada.
🎙️ Uğur Karakullukçu:
🔹 Evet abi. Baksana bu vuruş pozisyonu mu Allah aşkına? Mesela şunu topu kes. Bu adam topa vuruyor demezsin yani. Topa vurmuş bir oyuncu.
🔹 Kolları açık bir bacağı yerde değil yani adam. Doğal olarak çok çok çok üst düzey bir oyuncu izliyoruz. Ben hakikaten çok uzun yıllardır bu keyfi aldığım bir futbolcu izlemedim.
🔹 Sahaya yönetmesi bakımından Hagi lezzeti veriyor. Skorerlik kalitesi olarak Alex lezzeti veriyor. Hepsini bir araya toplamış yani. Bambaşka bir lezzet bu adam. Hakikaten şanslıyız burada izlediğimiz için.
(NOW Spor)
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de.
Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl aynı gün yine ABD’deydi. Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı.
Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi. Hal böyleyken, Türkiye ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi.
Kazanan hep ABD!
Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı.
Biz neden bu haldeyiz?
Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar.
Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır.
Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır.
Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir.
📢 Trabzon'da ki sağanak yağış sonrası Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in sosyal medya paylaşımlarına yapılan yorumlar.
🔸"Yağmur yağmadan sahada olacaksınız sayın başkan. Trabzon’da alt yapı adına hiç birşey yok. O kadar hızlı yapılaşmaya maruz kaldı ki bu görüntüler şaşırtıcı değil."
🔸"Başkanım kadraja girememişsiniz!"
🔸"yoğun sağanak yağış değil,yoğun beceriksiz belediye yönetimi bu"
🔸"Ya başkan boşver sen seli yağmuru yarın maç var maç.. Sen maç paylaşımı yap en büyük TS dimi başkanım"
🔸"Boşver sen yarın ki maçı düşün ! Belediye başkanı mısın? Kulüp başkanı mı?"
@furkan__uzun Fiorentina 2025/26.
İlk 10 lig maçında:
0 galibiyet — 4 puan.
Fiorentina tarihinin en kötü sezon başlangıçlarından biri oldu ve Kasım 2025'te görevden alındı!
MEİS adası, 1947 Paris Barış Antlaşması gereği Gayri Askeri Statüde bir adadır. Asker bulundurulamaz. Yunanistan benzer adaların çoğunu silahlandırmıştır ve adaların statüsünü değiştirmiştir. Bu açıdan, Türkiye’nin meşru müdafaa hakkı saklıdır.
Nagehan Alçı'nın bizzat Devlet Bahçeli'yi kaynak göstererek verdiği "Öcalan'a İmralı'da konforlu ev inşa ediliyor" haberine Murat Ağırel, Sözcü TV'yi kapattırmayacak şekilde cevap veriyor;
@MoSalah Trabzonspor is our most precious asset—like family, a part of who we are! Our hearts may ache, but we always know how to rise again. We are a great, historic club. Your presence gives us strength! We believe in you. With you and our young players, we’ll rise and win again! 💙❤️
Bir şey oluyor…
Trabzon’da bir şey oluyor.
Karadeniz’de bir şey oluyor.
Türkiye’de yeni bir şey oluyor.
YENİ Parti’yi bir partimiz olsun diye değil; milletin sorunlarını çözmek, Türkiye’yi yönetmek ve iktidar olmak için kurduk.
Şimdi bu umudu sokak sokak, meydan meydan büyütüyoruz.
Karadeniz’den başladık.
Hiç durmadan, hiç yorulmadan yürüyoruz!
Anayasanın ili,ilçesi, bölgesi olmaz.
Hepimize aynı
Hepimize ortak
Hepimize tektir.
Hassasiyetin bölgeniz ya da iliniz için değil VATAN için gösterin.
Vatan’ın sathı yoktur…
O satıh BÜTÜN VATANDIR…
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe huzura özgürlüğe kim itiraz edebilir?
Ancak gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır.
CHP’li belediyelere ve başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiği; henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz.
Üstelik bununla da yetinilmiyor; belediye başkanları görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Adeta zulmeder gibi bir muameleye maruz bırakılmaları ise ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı, insanların söyledikleri bir söz nedeniyle soruşturulma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşmeyi yalnızca belirli bir mesele üzerinden konuşamayız.
Böyle bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak önce şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız:
Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir.
Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir.
Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.
Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez.
Kaldı ki TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından son derece ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirilmektedir.
Hukukçuların Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi sakıncalar gördüğü bir düzenlemenin, yeterince tartışılmadan ve toplumun bütün kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur. Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez.
Benim demokrasi anlayışımda millet, sonucu kendisine açıklanan bir sürecin seyircisi değildir.
Millet bu ülkenin sahibidir.
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Anayasa ve mahkeme kararlarını eksiksiz uygulamak, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüpheleri ortadan kaldırmak.
Seçilmişlerin iradesini güvence altına almak ve düşüncesini açıklayan hiç kimsenin korkmadığı bir ülke olmak. Tüm bunlar sağlandıktan sonra da milletin önüne hiçbir soru işaretine mahal vermeden çıkmak en doğru seçenek olacaktır.
Türkiye’nin Kürt meselesi dâhil hiçbir meselesi çözümsüz değildir.
Ancak Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz.
Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır.
Ve milletin bu konuda vereceği yetki doğrultusunda da gerekli demokratik düzenlemeler, açık ve şeffaf bir biçimde, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında hayata geçirilmelidir.
Son cümle olarak şunu söylemek isterim:
Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir.
Hakan Kulaçoğlu yazdı...
Salah Transferinin Diseksiyonu - 3 : Maliyeti kim karşılıyor?
THY ve TOGG sponsor olacak dendi ama Başkan Doğan transferin tüm maliyetini Trabzonspor’un karşılayacağını ve sponsorlardan destek alınmadığını ifade etti. https://t.co/cQfs2GoGD2