pkklılar birkaç gündür bir taraftan hesabı şifreyi çözerek ele geçirmeye çalışıyorlar bir taraftan organize olarak yoğun spam ve şikayet yağmuruna tutuyorlar. Bu gönderi altına birşeyler karalamanız faydamıza olacaktır.
Kurtuluş Savaşı ve İstiklal Harbi ifadelerini ders kitaplarından çıkarmak, Vahdettin’in İstanbul’dan İngiliz zırhlısı ile kaçtığını gizlemek nasıl bir tarih anlayışının ürünüdür? Bu tarih anlayışını aşağıdaki videoda göreceksiniz.
Gayri milli Eğitimsizlik bakanı “Rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur, sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur” diyen Necip Fazıl’ın ve “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” diyen Mehmet Akif’in değil, “keşke Yunan ordusu kazansaydı” diyen püsküllünün yanında yer almıştır: @zaferpartisi@zpgencresmi
Kıymetli arkadaşlar yardım isteğidir.
Lütfen paylaşalım.
Gazi İdris Tuğunmuş'un hayatı tehlikededir.
İdris Tuğunmuş bir terörle mücadele gazisidir. PKK terör örgütü ile hasımdır. Bingöl'de yaşayan komple korucu bir aileye mensuptur.
Daha önce PKK terör örgütünden sayısız ölüm tehditleri almıştır.
Ancak son günlerde bir kurumun başındaki müdürle alakalı yaptığı suç duyurusundan dolayı, sanki yolsuzluğu kendi yapmış gibi cezalandırılmaktadır. Başta sayın Bingöl valisi @celikcahit ve sn bakan @MahinurOzdemir olmak üzere tüm yetkililer yolsuzluğu tam anlamıyla araştırmak yerine, ihbarı yapan gazim sayın İdris Tuğunmuş'u hedef alıp itibarsızlaştırma çalışmalarına girişmişlerdir.
En son ise hukuk kurallarına aykırı bir biçimde resimde gördüğünüz itirazın karşılığı olan duruma el birliği ile Mahal vermişlerdir. Bu durum Gazi İdris Tuğunmuş'un aile mahkemesinden, aile koruma kanunu gerekçe gösterilerek silahına 6 aylık daha el koyulma durumudur.
Bundan böyle Gazi İdris tuğunmuş'un başına gelebilecek her olayın 1'inci derece sorumlusu vali sayın Cahit Çelik'tir.
Valisi olduğu Bingöl ilinin hem evladı, hem gazisi olan İdris Tuğunmuş'u korumakla mükelleftir.
Emekli Albay Orkun Özeller, AKP’li Bülent Turan’ın ‘PKK ile mücadeleyle 40 yıl kaybettik’ açıklamalarına sert sözlerle tepki gösterdi:
“Bülent Turan farkında mıdır 40 yıl kaybettik dediği yıllarda biz onların devlet adına verdiği emirlerle teröristle mücadele ettik.
Bülent Turan hamaset yaptığı İstiklal marşımızı ağzına almasın, hak etmiyor.
Milli mücadele döneminde yaşasaydı bu anlayışla insanlarımız ölmesin diye Sevri kabul ederdi…. İstiklal marşı hiç yazılmazdı.”
Ümit Özdağ:
• Kayseri'de, İstanbul'dan sonra 'Atatürk'ün Kızları Buluşuyor' başlıklı bir toplantı düzenleme kararı aldık. Bunun için il başkanlığımız bir düğün salonuyla anlaştı, toplantımızı orada yapacaktık.
• Ama duyduk ki aynı gün, aynı saatte o düğün salonunun yanındaki salonu Ülkü Ocakları kiralamış.
• Bunun üzerine düğün salonunun yerini değiştirdik. Biz başka bir düğün salonu kiraladık. Onun da altındaki düğün salonunu kiraladılar.
• Bunun üzerine ben de İçişleri Bakanı'nı aradım.
• Dedim ki: 'Biz buradan gitmiyoruz Sayın Bakan. Biz buradan gitmiyoruz. Devletseniz gereğini yapın.'
• Fakat düğün salonunun sahibi baskı altına alınarak bu sefer adamcağız geri adım atmaya ve kirayı iptal etmeye zorlandı.
• Ve üçüncü bir salon kiraladık. Bugün orada bu toplantımızı gerçekleştireceğiz.
• Abdullah Öcalan ile kol kola girip PKK’lıları kardeş gören, onları kucaklayanların Zafer Partisi’ne düşmanlık etmelerini de çok normal görüyoruz.
• Allah onları affetsin diyoruz. Ama milletin affetmeyeceğinden eminiz.
ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK MİTİNGLERİ DÜZENLENEMEZ!
- Bu hafta sonu bazı illerimizde Öcalan katiline özgürlük mitingleri yapılması planlıyor! Bu mitingler derhal iptal edilmelidir, çünkü;
-Öcalan'a özgürlük, "şehitlerimizin ölmesi, gazilerimizin yaralanması" demektir!
-Öcalan'a özgürlük, "bölünme ve parçalanma" demektir!
-Öcalan'a özgürlük "teröre boyun eğme ve teslim olma" demektir!
-Öcalan'a özgürlük, "hukuk ve vicdanın" tamamen yok olması demektir!
- Öcalan'a özgürlük "Anaların ağlaması" demektir...
👉 Özetle, bebek katili Öcalan'a özgürlük mitingleri yapılmasına izin vermek, "Terörü ve suçluyu övmek ve Terörle iş birliği" yapılmasına zemin hazırlamak demektir!
👉 İktidar ve devlet, hukuka ve vicdana uygun davranmalı ve Terör örgütünün eli kanlı narkoterörist elebaşına özgürlük mitingleri iptal edilmelidir.
@TC_icisleri@adalet_bakanlik@tcsavunma@umitozdag@zaferpartisi
Dinleyiniz lütfen!
Diyarbakır'dan bir kardeşimiz arsızca konuşan Feodalitenin zirvesi Ahmet Türk denilen dilsiz ve kimliksize cevap vermiş!
Ahmet Türk'ün kim olduğunu biz de anlatacağız tabii!
Az sabır!
Şimdilik, beygirin arpasını fazla kaçırırsan semerini beğenmez diyeyim...
Benimle ilgili 10 gün önce bir yazı yazmışlar. Okudum çok güldüm ve bu kadar mı olur dedim.
Hadi bakalım @TurkgunGazetesi ve @Yildiraycicek9 ne kadar delikanlılar görelim.
Bu saatten sonra “seni dikkate almıyoruz seni kaale almıyoruz” diyemezler. Çünkü beni Genel başkanlar seviyesinde dikkate almışlar…… onur duydum. Eğer yazdıkları konusunda samimiyseler, biraz cesaret ve vatanseverlik duygusu varsa, benimle şu başlatılan ve başarılı olamayacak olan süreçlerini tartışınlar…. Hakkımda söylediklerinin arkasında durabiliyorsalar, bana iftira atmıyorsalar hadi cevap hakkı versinler. İstedikleri kanalda tartışacağımı bir defa daha söylüyorum.
Bugüne kadar kafalarını kuma gömerek tartışmaktan kaçmış olmaları aslında ne yaptıklarını bilmediklerinin göstergesi olmaya devam edecektir.
Bizim için Apo p@chtir ve öyle kalacak. Eskiden ona p@ch diyen bir grup var ki şimdi o p@che statü vermeyi düşünüyorlarmış…..
Bu arada esas suçlu aradan sıyrılıp kaynamasın.
Malum sürece yol veren, geçmişteki açılım yanlışından ders çıkarmayan @Akparti de benim nazarımda suçlunun önde gidenidir. O nedenle onlarla ve onların kalemşörlüğünü ve medyaşörlüğünü yapan emekli askerlerle de tartışmaya hazırım.
Eğer ki bu işi en iyi bilen @tcsavunma bakanı Yaşar Güler ise onunla da tartışmaya hazırım.
Şimdi komisyona üye veren @herkesicinCHP ye niye laf etmiyorsun diyecekler. Aynı teklifim onlara da geçerlidir. Komisyonda olması diğerlerinden farklı olmadığını gösterir benim için. Onlara da hodri meydan.
Bu kadar kişiye meydan okurken onlar gibi siyasi partim yok, teşkilatım yok, derneğim yok, basınım yok, trollerim yok. Ben tek başımayım. Ama bana güvenip destek veren Türk Milletinin vatansever evlatlarının varlığını yanımda hissediyorum, onların hislerinin tercümanı olmak da bana onur veriyor .
Bu güç de bana yeter de artar bile.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun
💪🇹🇷
🫡🇹🇷
İsmail Arı: Dediler ki ‘sizi nezarethaneye indireceğiz’… Sonra karşımdaki polis beni süzdü. ‘Pantolonunu indir 2-3 defa eğil-kalk’ dedi. ‘Nasıl yani’ dedim… ‘Sen çıplak arama yapıyorsun, bu yaptığın kanunsuz ben bunu yapmam’ dedim…”
Ahmet Türk şöyle diyor:
“Kürdistan’da geniş toprağı olan bir ailenin çocuğuyum, ama kimliğim yok, dilim yok. İşte Kürt sorunu benim!”
Bak Ahmet Türk…
9 köyün ağasısın, milyonlarca paran var, yüzlerce mülkiyetin ve toprağın var, 21 yıl bu ülkede milletvekilliği yaptın, her ay 100 binlerce lira maaş alıyorsun, misafirin gelince 600 kişilik yemek hazırlıyor, 42 oğlak kesiyorsun, bir şehrin belediye başkanlığını yaptın, tutuklandın, yargı kararı olmadan birinin söylemesiyle cezaevinden çıktın, Kürt’üm diyorsun, istediğin yerde Kürtçe konuşuyorsun, bu ülkenin gariban çocuklarının görmediği sahillerde çocukların torunların görüyor, son model arabalara biniyorsun, …
İşte Kürt sorunu sensin Ahmet Türk!
Sıfır Mercedes alıyorsunuz, 15 dakika sonra yolda kalıyor. Başka markaları görüyoruz da Mercedes görmek şaşırtıyor. Servisin tavrı ise skandal:
“Sıfır km Mercedes-Benz, teslimden yalnızca 15 dakika sonra İstanbul E‑5 karayolu üzerinde seyir halindeyken aniden durmuştur. Yoğun trafik içinde meydana gelen bu olay nedeniyle araç tamamen kullanılamaz hâle gelmiş, trafik güvenliği ciddi şekilde tehlikeye düşmüş ve hem benim hem de diğer sürücülerin güvenliği açısından önemli bir risk oluşmuştur. Olay yerine polis ekipleri gelmiş, güvenlik gerekçesiyle polis çekicisi çağrılmış ve araç daha sonra Mercedes-Benz yol yardım ekipleri tarafından servise götürülmüştür.
Teslimattan yalnızca dakikalar sonra meydana gelen ve aracı tamamen kullanılamaz hâle getiren bu arıza, araçta ayıp bulunduğu yönünde kuvvetli bir kanaat oluşturmaktadır. Bu durum yalnızca teknik bir arıza değil, aynı zamanda bir güvenlik sorunudur.
Olayın ilk anından itibaren, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sözleşmeden dönme hakkımı kullanmak istediğimi, onarım veya parça değişimini kabul etmediğimi açıkça bildirdim. Buna rağmen satış bayisi, aracı satan ve teslim eden taraf olmasına rağmen sorumluluğu fiilen üstlenmeyerek beni sürekli Mercedes-Benz Türkiye'ye yönlendirmiştir.
Mercedes-Benz Türkiye'ye yaptığım çok sayıda yazılı başvuruya rağmen somut ve resmi bir yazılı cevap verilmemiş, yalnızca üç telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde satışın iptali ve bedel iadesi talebimin değerlendirilmeyeceği, aracın şanzıman/şanzıman kutusu tamir edilerek tarafıma teslim edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, yaşanan mağduriyet karşılığında ücretsiz bir adet bakım teklif edilmiştir.
Daha da önemlisi, araca ilişkin servis bulgularını, teşhis raporlarını ve teknik kayıtları talep etmeme rağmen bu belgelerin tarafıma verilmeyeceği, ancak yasal süreçler sonucunda temin edebileceğim belirtilmiştir. Aracın yasal sahibi ve yaşanan olayın doğrudan muhatabı olarak, teslimattan hemen sonra meydana gelen bu ciddi arızaya ilişkin teknik bilgilere erişememeyi kabul edilebilir bulmuyorum. Bugün itibarıyla arızanın sebebine ilişkin tarafıma verilmiş yazılı bir teknik açıklama bulunmamaktadır.
Aynı zamanda şeffaf iletişim kurulmaması, teknik belgelerin paylaşılmaması, yazılı açıklama yapılmaması ve hem bayi hem de Mercedes-Benz Türkiye tarafından sorunun çözümüne yönelik yapıcı bir yaklaşım sergilenmemesidir. Teslimden hemen sonra ağır bir arıza nedeniyle trafikte kalan sıfır kilometre bir aracın, sıradan bir garanti onarım vakası gibi değerlendirilmesinin makul olmadığını düşünüyorum. Tüketici olarak yasal haklarımın dikkate alınmasını ve talebimin objektif şekilde değerlendirilmesini bekliyorum.”
Yeni Ak-İt Ümit Özdağ eşcinsel sevici diye yazmış. Ak-itçiler, cinsel eğilimler partimizin ilgi konusu değil. Bu konuyu aranızda cinsel kimliğini gizleyenler ile konuşun. Zafer Partisi, siyasi LGBT’ler ile mücadele ediyor. Sizinle neden mücadele ettiğimizi sanıyordunuz?
Türkiye ile Suriye arasında sağlık alanında işbirliği dediği şey aynen şu:
-Türkiye, Suriye'de 2 hastahane yapacak.
-Tüm masrafları Türkiye karşılayacak.
-2 yıl boyunca Suriyelilerden hiçbir ücret alınmayacak.
-Personel ilaç ve işletme giderlerini de biz karşılayacağız.