Okullarda çocuklarına 1 öğün ücretsiz yemek veremeyen bir Devletin Cumhurbaşkanının sarayda yaşayıp ayda 2.8 milyon lira mutfak gideri olamaz ya. Olmaz, olamaz.
Sahip olduğu şirketlerden biri antalya’da, çeşme’de battılar. Emekçiler maaşlarını alamadılar. İş mahkemelerinde süründüler. O çanta o işçilerden sömürdüğü deriden yapılma.
Ama gel gör ki orevladı liberali, profesörü hermes mağazaları için götünü yırtıyor şurda günlerdir.
Göreve gelir gelmez ilk gittikleri yer İsmailağa Cemaatinin medresesi. Hayatını kaybeden çocuğun annesine ablasına gitmiyor, cemaate gidiyor. Çocuk cemaatin işlettiği otoparktaki elektrik kaçağına kapılarak ölüyor. Başkanlığa çöken mağdura değil, faile geçmiş olsuna gidiyor
Türkiye'de olan bitene bakar mısınız?
Sermaye piyasasını teslim ettikleri adam foncu çıktı!
Adaleti teslim ettikleri adam Fetöcü çıktı!
Orduyu teslim ettikleri adam darbeci çıktı!
Bankayı teslim ettikleri adam hırsız çıktı!
Futbolu teslim ettikleri adam şikeci çıktı!
Gazeteyi teslim ettikleri adam şantajcı çıktı!
Bakanlığı teslim ettikleri adam dolandırıcı çıktı!
Polis teşkilatını teslim ettikleri adam tetikçi çıktı!
Kız yurdunu teslim ettikleri adam tacizci çıktı!
Dini teslim ettikleri adam haramzade çıktı!
Siyaseti teslim ettikleri adam vatan satıcı çıktı!
Sakaraya’da bir yatılı kuran kursunda,38 yaşındaki sözde eğitmen,13 yaşındaki erkek çocuğuna gece geç saatte istismar girişiminde bulunmuş.
Çocuk,kolluk kuvvetlerine giderek şikayetçi olmuş.
Şahıs tutuklanmış.
Şimdi bu haberi paylaştığım zaman,gelen bazı tepkiler “her yerde oluyor” şeklinde.
Doğrudur her yerde oluyor.
Ama “inançlı bir insan” olsun diye gönderilen inanç merkezinde olduğu zaman ( ki çok fazla oluyor ) toplumun düştüğü umutsuzluk ve kaosun etkisi büyük oluyor.
Hep söylediğim şu “ çocuklarınıza inançlı insan olmayı kendi aile yuvanızda ve devletin açmış olduğu imam Hatip okullarında öğretebilirsiniz “
Çocuklara yazık etmeyin artık
@ucimorgtr@SaadetOzkanEfe
Geçen yıl, 30 yıllık arkadaşımı kanserden dolayı kaybettik. Aslında "akıllı ilaç" işe yaramıştı, kanserin yayılmasını durdurmuştu ama ilaç dünyanın parasıydı ve devlet ilacı karşılamıyordu. Ona "önce ilacı öde, sonra dava et parayı alırsın" dediler ama parayı denkleştirene kadar kanser epey yayıldı.
Evet akıllı ilaç, dünyanın parası. Ancak Turhan Çömez'in iddiaları doğruysa, bir firma bu ilacı 500₺'ye alıp 22.000₺'ye satıyormuş. Firmanın sahibi de son fon krizinde ciddi bir vurgun yapıp yurtdışına kaçanlardan.
Bu iddialar doğru mu bilmiyorum. Ama bu iddialar karşısında:
- Hayır ya, bu kadar da olmaz. Devlet 500 liralık ilacın 22.000 liraya satılmasına izin vermez.
Diyemiyorum.
- Devlet, ölmek üzere olan çaresiz insanlar üzerinden bu kadar para kazanan vampirlere engel olur.
Diyemiyorum.
İşte bu, bu bilginin doğru olmasından bile daha acı. Bu inancın insanlarda olduğu bir toplum belini doğrultamaz ki doğrultamıyoruz da zaten.
Kanser hastalarını dolandıranlara da bu adamın bu makama gelmesinde referans olanlara da yazıklar olsun!!! Bu adam derhal bulunup elindeki 20 milyar TL hazineye devredilmeli. Ne demek bu devirde kayboldu, kaçtı? Ne demek? Nereye kaçacak? Devlet muhakkak biliyordur. Bununla arkadaş olan akpliler de bu arkadaşlık nereden geliyor soruşturulmalı, ifadeye çağrılmalı. Kanser hastalarının ahı sizleri de gelir bulur!