Yasını tutamadığımız şey, bizi sessizce yönetmeye devam eder; yasını tutabildiğimiz şey ise yavaşça bizim olur, bir parçamıza dönüşür. Hayal kırıklığını göğüsleyebilen insan, dünyayı er ya da geç olduğu gibi kabul eder.
"Güzel olan her şey bir tür uzaklık taşır.." (Rilke)
Yaklaştıkça/Yakınlaştıkça uzaklığın ortadan kalkıp güzelliğin kalmasını umarsın.. Oysa genelde güzellik kaybolur, uzaklık kalır yaklaştıkça..
İnsan belli bi yaştan sonra artık haklı ya da haksız olmayı değil, sakin ve huzurlu olmayı önemsiyor…Çünkü içsel huzurunuz olmadığında geriye kalan şeylerin çok da bi anlamı olmuyor…
“bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, canları sıkıldıkça sıkılmıştı ve Allah’tan başka sığınacak kimse olmadığını anladılar...” (tevbe sûresi 118)