22 YEARS LATER AND NOBODY HAS ANSWERED FOR WHAT HAPPENED TO DR DAVID KELLY
His name was Dr David Kelly. Most people have forgotten him. They shouldn't.
He was a quiet, mild-mannered scientist who spent his career inspecting weapons facilities around the world.
He knew more about Iraq's arsenal than almost anyone alive.
In 2003, Tony Blair's @InstituteGC government published a dossier claiming Saddam Hussein could deploy chemical weapons within 45 minutes. That claim was used to justify a war.
Kelly knew the intelligence behind it was being exaggerated. He said so, privately, to a @BBCNews journalist.
That one conversation destroyed his life.
The government found out he was the source. Instead of protecting a man who had served his country for decades, they quietly let his name reach the press. He was publicly identified, dragged before two parliamentary committees, and grilled by his own employer.
His wife said he came home a broken man.
On the afternoon of 17 July 2003, he left his house for a walk in the Oxfordshire countryside. He was 59 years old. He never came back.
His body was found the next morning in woodland. A knife beside him. A blister pack of painkillers nearby.
Here is where it gets worse.
Tony Blair personally intervened to replace the normal coroner's inquest with a private inquiry run by Lord Hutton.
The original inquest was suspended before it even properly began. It was never resumed. To this day,
Dr David Kelly is the only person in England and Wales in living memory to have died in unexplained circumstances without receiving a full coroner's inquest.
Lord Hutton concluded suicide. Case closed.
Except eight senior doctors and a former coroner wrote to @thetimes saying the verdict was medically unsafe.
The wound found on Kelly's wrist, a severed ulnar artery, would not cause fatal blood loss in a healthy person.
There were no fingerprints on the knife. The painkillers found were not in a quantity that experts considered lethal.
The government's response, delivered by Attorney General Dominic Grieve in 2011, was essentially: the Hutton Inquiry was good enough, stop asking questions.
Think about that. A man quietly raised concerns about the biggest political deception in modern British history, a war that led to the deaths of hundreds of thousands of people. He was publicly exposed, professionally destroyed, and found dead days later and the government personally made sure there would never be a proper independent investigation into how he died.
Tony Blair went on to become a Middle East Peace Envoy. He has a knighthood.
Dr David Kelly got a private inquiry, a rushed verdict, and a sealed post-mortem report that was not released to the public for years.
Nobody was ever held accountable. Not for any of it.
This story should be on the front page every single year. Share it if you think it matters.
Sources: @BBCNews@guardian@thetimes@PrivateEyeNews
İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Maltepe’deki evinin önünden kaçırıldı. 14 saattir haber alınamıyor. Erhan Karaal dün akşam saat 21.00 sıralarında evinden çıktı ve arabasının yanına gitti. Ailesi ile bir ziyarete gideceklerdi ve aracın başında onları bekliyordu. Bu sırada yanında duran araçtan inen 3 kişi Erhan Karaal’ı kafasına vurarak darp etti ve geldikleri araca bindirdiler. Bir iddiaya göre; kafasına siyah çuval geçirdiler. Erhan Karaal’ın çocuğu ve bir komşusu kaçırıldığı anları gördü.
Eşi karakola giderek başvurdu. Erhan Karaal’ın aynı sokakta bulunan bir araçla aynı model, renk olan plakası kopyalanmış bir araçla kaçırıldığı tespit edildi. Arama çalışmaları devam ediyor.
Yağma düzeninin resmi itirafı...
1993-2025 yılları arasında sadece 96 projeye ÇED olumsuz kararı verildi.
32 yılda sadece 96 ret kararı
Buna karşılık tam 83 bin 925 projeye ÇED gerekli değildir kararı verilerek ormanlar, tarım alanları ranta açıldı.
Bu çevrenin korunduğunu değil, rantın kurumsallaştığını gösteriyor...
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Eski eşine şiddetten yargılanan ve hakkında HSK soruşturması yürütülen savcı Türkşad Kunthan Uçuk, ilk duruşmadan sadece dört gün önce terfi ettirildi. Kıbrıs’ta kumar oynadığı ve Pınarhisar Devlet Hastanesi kantininin işletmesini ihaleyle aldığı iddialarının gölgesinde başlayan davanın ilk duruşmasında yaşananlar ve HSK soruşturmasına ilişkin ayrıntılar haberde ⤵️
🚗Meclis’te BYD’ye verilecek imtiyazlarla ilgili yasa görüşülürken;
➖AKP’li vekil: "Türkiye düşük emisyonlu araç piyasasının teknoloji merkezi haline gelecek" dedi.
➖MHP’li vekil ise "BYD 2026 sonuna kadar üretime geçecek, 5 bin kişiye iş imkânı sağlanacak" dedi.
❌İkisi de olmadı tabi.
🇨🇳BYD kendisine tanınan vergi indirimleri ile 2 milyar dolarlık, tam 52.263 araç sattı.
🇹🇷Bizim ise 25-40 milyar TL’lik bir vergi kaybımız oldu.
☀️Tüm bunları öngördük ve uyardık;
➖"Vermeyin bu imtiyazları" dedik, "bu fabrikayı kurmayacaklar" dedik, dinletemedik.
📢Meclis kürsüsünden uyardık; "Çinliler fabrikayı Türkiye’ye değil, Macaristan’a kuruyor, önlem alın" dedik, anlatamadık.
👉Biz bu uyarıyı yaparken Sanayi Bakanı; "Merak etmeyin yatırım başladı, hızla ilerliyoruz, aksaklık yok" diye kamuoyunu göz göre göre kandırıyordu.
🗞️Nihayet haberi İngiliz yayın kuruluşu Reuters’dan öğrendik; "Çinliler fabrikayı Macaristan’a kurmuş üretim de bu yıl sonunda başlıyormuş."
💡"Utanmadan sıkılmadan millete yalan söyleyenler, TBMM’yi bu rant anlayışına alet edenler, bu ülkeyi zarar ettirenler" hesap vermeli!
It is beyond disgraceful that the 'Great Israeli Real Estate' event was allowed to go ahead.
Once again, the government has exposed its flagrant contempt for international law as well as its shameful complicity in Israel’s illegal occupation.
https://t.co/ole6xWxq91
💰AKP iktidarı döneminde tam "12 milyar dolar" vergi topladılar TRT için.
💰"Milyarlarca dolarlık" reklam geliri elde ettiler.
💰Tabii uygulamasından "ne kadar olduğunu bilmediğimiz" gelir elde ettiler.
👉Yetmemiş belli ki!
➖Dünya kupası maçlarında, su molasında bile reklam alıyorlar.
➖Hiçbir medeni ülkenin devlet televizyonunda böylesi bir uygulamaya, açgözlülüğe tanık olamazsınız.
➖Spiker almışlar, adamın futboldan haberi yok. İran ile Yeni Zelanda maçında takımları, oyuncuları karıştırmış. Liyakatsizlik diz boyu.
➖TRT Genel Sekreteri'nin makam aracında 7,5 kilo uyuşturucu yakalanıyor, üstelik aracın resmi görev emri var.
➖Yine görev yazısı ile Diyarbakır’a, Van’a gönderilmiş canlı yayın araçlarında uyuşturucular yakalanıyor.
➖Milletimize, devletimize ait bu güzide kurum; AKP’nin elinde bir iktidar borazanı oldu, Pravda Medyası’na dönüştü.
💡Devlet kurumları AKP’nin elinde yönetilmiyor, savruluyor, tarumar oluyor!
Bu yıl bölücüler onlarca kez miting ve yürüyüş yaptı. PKK sloganları atıldı, bebek katilinin posterleri açıldı.
Ancak hiçbirinde böyle bir muamele görmedik.
Türk milleti büyük bir ihanetin içinde.
İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten:
-Ben 20 yıldır şehir plancısı ve 17 yıldır ise kamu emekçisiyim.
-Mesleki bilgi ve birikimimi, beni yetiştiren Cumhuriyet’e ve halkıma faydalı olabilmek için kullandım.
-20 yıllık meslek hayatımın sonunda, krediyle edindiğim İstanbul Maltepe’de bir evim ve bir aracım bulunmaktadır.
-Eşimle birlikte, maaşlarımızla güçlükle ödediğimiz borç ve kredileri, tutuklandıktan sonra maaşımın düşmesi nedeniyle ödeyebilmek için evimi satışa çıkarmak zorunda kaldım. Ancak hakkımdaki karalamalar nedeniyle, İBB dosyasından tutuklu olduğumu öğrenen alıcılar vazgeçti. Evi satamayınca aracımı sattım.
-Evimizde yapılan aramada ise yalnızca 1 çeyrek altın ve 100 dolar bulunmuş, ancak aramayı gerçekleştiren polisler bunları tutanağa dahi geçirmemiştir.
-#İBBDavası
Gazeteci Murat Ağırel'in
sahte diploma skandalı ile ilgili geçmişteki haberi:
- Sadece Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 184 sahte diploma olduğunu öğrendim.
- 100 üniversitede daha, bu teşkilat aynı sistemle aynı sahte işlemleri yapıyor.
A weapon designed to specifically maim and kill children.
Illegal under the Geneva Conventions for numerous reasons, including being disguised as an ordinary object, and being specifically targeted against civilians.
A War Crime of the highest order.
A secret society of the world’s elites co-founded by spyware billionaire Peter Thiel has been exposed by hacktivists.
Dialog is a private, invitation-only network, co-founded in 2006 by Palantir chairman Thiel and data entrepreneur Auren Hoffman.
The organisation holds off-the-record summits for powerful figures from the worlds of politics, finance, military, celebrity and tech.
Frequently compared to the Bilderberg Group and World Economic Forum, Dialog has spent two decades refusing to disclose the identity of its members and has a private website.
However, a directory in the website’s code was revealed by Swiss hacktivist maia arson crimew, who previously leaked the US government’s no-fly list and hacked surveillance-camera company Verkada, WIRED reported.
The directory included “participant profiles” for those planning to attend the group’s summits, featuring contact information, facts about themselves - and even if they were “looking for love” at Dialog events.
Profiles included Texas senator Ted Cruz, US treasury secretary Scott Bessent, chief economist at Israel’s finance ministry of Shmuel Abramzon, and a number of Google and Google DeepMind execs.
Other names from the world of entertainment include Hollywood actors Joseph Gordon-Levitt and Josh Brolin, podcast host and author Sam Harris, and tech entrepreneur and longevity obsessive Bryan Johnson, Straight Arrow News reported.
In many cases it isn’t known if those named are full members, conference participants or merely guests of the organisation.
WIRED reported that a separate source revealed details of an upcoming Dialog retreat at a venue outside Dublin, Ireland.
The retreat, due to be held 12-16 August this year, is set to host NATO’s top US commander Alexus Grynkewich, as well as multiple officials from the Trump administration, two US senators, a former Middle East chief of intelligence, and a sitting ambassador to the United States.
Also present will be six members of the so-called “Paypal Mafia”, and a number of those running the US’s most prominent surveillance and data firms.
The conference is set to feature sessions titled “Navigating WWIII”, “Battlefield Technologies”, “Money (Does?) Buy Happiness”, “Bring Back Nuclear” and “Build-a-Cult”, the latter of which will be moderated by the founder of the Christian networking site https://t.co/nbjzqZ95gS.
REVEALED: Jewish activists @JAZA_UK have shown us material from inside an Israeli property event in London yesterday, which shows that illegal settlements on Palestinian land were on sale in the UK.
Activists gained access to the event, spoke to numerous developers about the properties for sale in Israeli settlements - which are illegal under British and international law - before they were ejected for disrupting the speeches.
The Board of Deputies, which calls itself a representational body for British Jews, claimed that all properties being sold were inside Israel, however these pamphlets clearly show the opposite is true.
Erdoğan geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri "nakit borç vermeyiz ama şirket satın alma yaparız. Siz de dövizi kullanırsınız" demişti.
BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ve Yapı Kredi ile ilgilendiklerini söylemişler.
İş Bankası mâlum sebepler (sahiplik) nedeni ile olmayınca, ibre YKB'na dönmüştü.
Erdoğan, bankayı satması için Koç Grubuna çok baskı yapınca, grup da Araplar ile mecburen masaya oturdu. Bankanın piyasa değeri (bağımsız kuruluşlar ve borsa değerleri üzerinden) 8.5 milyar Dolar hesaplandı ve Koç Grubunun %61 hissesi karşılığında 5.5 milyar Dolar teklif edildi.
Fakat Koç Grubu (bankayı satmak istemediği için) 14 milyar Dolar değer üzerinden %61 hissesi için 8.5 milyar Dolar istedi.
Görüşmeler tıkandı ve sonuca varılamadı.
Birkaç ay önce, dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticileri Türkiye'ye davet edildi ve şirket satın almaları istendi (tabi ABD Yönetiminin yönlendirmesi ile).
Blackrock CEO'su, yayılan haberlere göre, Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş.
Aselsan falan tamam da, Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin cevabı verilmiş.
CHP'deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin (ve tabii ki İş Bankası Sandığı hisselerinin) Hazine'ye devredilmesi ile ilgili olduğu söyleniyor.
Bu arada Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Rahmi Bey'in konuşması üzerinden başlatılan algı operasyonu, Koç Grubuna yönelik saldırılar ile devam edecektir. Ta ki, Tüpraş ve YKB elden çıkarılana kadar.
Tabi bu işler normal parlamenter sistemlerde olamayacağı için, göstermelik demokrasicilik oyunumuza da bir süre ara vermemiz gerekecek.
Son söz: Bütün bunlar iktidarın niyeti ile ilgili. Durumun nasıl sonuçlanacağı ise karşılarındaki kitlenin vereceği mücadele ile belirlenecektir.
Alıntı
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.