Tarihin her noktasında Müslümanlar büyük bedeller ödemiştir ve bunun tek sebebi Müslüman olmaktır. Dün Bosna bugün Filistin, Doğu Türkistan. İsimler değişti ama hikayeler aynı. Dün unuttuk bugün tekrar ediyor. Aliya İzzetbegoviç'in de söylediği gibi; "Unutulan zulüm tekrarlanır."
Güzel tweet :) sadece bizim duygu durumumuzla ilgili de değil, kadınlara tehditle yalan şahitlik ettiren çok kişi var maalesef. Günümüzde de örnekleri mevcut. Ki Allah’ın hükmünün herhangi bir gerekçesi olmak zorunda değil, ya da gerçekçesini bize bildirilmek zorunda da değil. O öyle istemiş ve öyle olur, bu kadar. İnanıyor olmanın en güzel tarafı bu teslimiyet rahatlığı zaten. Her şey benim kontrolümde değil çok şükür. Ben 21.yüzyılda yaşayan kendimi biliyorum sadece, O ise bütün geçmişi ve geleceği. Allah beni benden iyi biliyor, insanları ve yaratılışı benden iyi biliyor, O ne istediyse kabulümüzdür. Açıklamaya bile gerek yok. Diğer türlü bu “inanmak” olmazdı zaten🤍
@ShirazMarsala_@istanbulefnd Shiraz hanım Allah hepimize hidayet nasip etsin ama sahabe örneği biraz abes olmuş. Bazen tivitleriniz sayfama düşüyor fikirlerinizi beğeniyorum da ama birini aklamak adına böyle iddialı cümleler tehlikeli geliyor bana siz bilirsiniz tabi
Çok eskiden olan bir olay zihnimin yanlış doldurduğu yerler de olabilir. Kuzenim bir keresinde yengeme galiba merveyi saçı açık arka mahallede gördüm demiş o da aileme söyledi bunu ondan sonra rüyalarımda kâbus olarak sürekli başım açık dışarı çıktığımı gördüm aksksjd
5.sınıfa gidiyorum. Okulda elektrikler kesildi bizi eve yolladılar. Yağmur da yağıyor. Komşumuzun oğlu beni gördü yolda. Çantamı aldı, ben bırakım seni eve dedi. Kapıya kadar taşıdı çantamı ve gitti. Yengem beni anneme şikayet etmiş senin kız oğlanlarla geziyo diye. 5.SINIFIM BEŞ
TABİİ platformunda dizi düellosu devam ediyor :)
Çok klas, çok etik bir rekabet bu.
Bugün yine bir diziye denk geldim: “Benim Adım Aylamaz”.
İlk başta biraz sıkıcı geldi ama daha ilk bölümde sürekli güldüren sahneler vardı. Üstelik işin ilginç tarafı, dizi aslında dram; içinde ustaca katılmış mizah var. Bunu zaten çok severim.
Konu güzel; prodüksiyon, yönetim, çekim dili de benim en az konu kadar önemsediğim alanlar.
Daha ilk bölümde benden tam not almış oldu.
Ama benim asıl buraya yazma sebebim başka :)
Yıllarca dizi sektörünü Ayşe Barım gibi lobilere kurban eden; tek tip yüzler ve konularla seyircinin beynini uyutan ama hep aynı kişilerle cep dolduran o fast-food büfesi gibi dizi zihniyetinin elinden dizi tüketim hegemonyası alınmış bulunuyor.
Geçmiş olsun :))
Bu standart yüksekliğiyle, bu çeşitlilikle, bu kaliteyle; iz bırakmayı, düşündürmeyi, maneviyata ve iç yolculuklara dokunmayı amaçlayan ve bunu çeşitlilik içeren işlerle ve yüzlerle yapan bir platformla bundan sonra işiniz biraz zor.
Onu demeye geldim, demeden de geçemedim :))
@doakozmetik Doa selam, saç bakım şampuanı ilk şişe bitti çok güzeldi ikincisinde öyle yoğun bir koku var ki bütün keyfimi kaçırdı niye böyle oldu ya da bu hangi talebin arzı acaba bozuk filan olabilir mi
Ulema der ki; nasıl gece ve gündüz varsa, kalbin de mevsimleri vardır. Allah, kulu sürekli ferahlıkta (bast) tutmaz ki, kul kendi gücüne güvenmesin. Sıkıntı verir ki, kul acziyetini anlayıp "Ya Rabbi!" desin.
Sizin derdiniz kanaatkârlık değil, israf hiç değil. Yıl olmuş 2026, “bulaşık makinesi olmasa da olur” diyen biri eşini düşünmüyor demektir. Açık konuşacağım, bu böyle. Siz kadınların hayatının kolaylaşmasına alışamayan insanlarsınız. Zorluk tatmin ediyor sizi, cefakar kadın görme isteğiniz var hâlâ. Kadın demek fedakarlık demek sizin için. İnsan eşinin günlük hayatının kolaylaşmasını ister, ısrarla her zorluğa göğüs germesini değil. Bulaşık makinesi gibi en temel eşyayı bile çok görüyorsunuz, sonra aile olma ve kavram erkeklik edebiyatı yapıyorsunuz.
Ülkemizde maaş, şirketlerin sıkışıklık anlarında ilk ötelenebilir kalem olarak görülüyor. Halbuki çalışanın emek hakkı en öncelikli ve ehemmiyetli olan şey. Hele ki bu denli ağır şartlarda çalışmaya zaten o maaş için katlanan işçilerin haklarının ödenmemesi kabul edilebilir değil. Bankalar, alacağı için nasıl ki bir şirketin yakasını bırakmıyorsa, devlet de işçi hakları için kurumların yakasına yapışacağını hissettirmeli.
Hayatımın hiçbir evresinde ilgilenmediğim herhangi birine merak duygusu beslemedim. Ama bu fıtratsal bir şey çünkü nerdeyse 70 yaşına merdiven dayamış kadınların merakını görseniz böyle düşünmezsiniz. Ya da baba tarafına mâruz kalmadınız :D
Merak duygusu kadar yaş aldıkça yok olan başka bir his yok sanırım. Her şeye ve herkese karşı. Zorla bilgi sahibi ediliyorum ya da ayıp olmasın diye soruyorum birçok şeyi.
Bizi saldım çayıra mevlam kayıra büyüttüklerini düşünüyorum. Özellikle 90 nesli kendi kendini büyüttüğü yetmezmiş gibi bir de ebeveynlerine ebeveynlik etmek zorunda kaldı.
Bu olayı ben hâla anlayamadım. Anonim hesap olmamız devletten kaçtığımız için değil, insanlardan uzak olmak için özünde. Ben buraya zaten gerçek telefonumu vermişim ve kendi internetimle giriyorum, yani devletin beni bulması 1 saatini almaz. Üstüne neden elin adamına TC'mi de veriyorum ki? Hani pkk ve benzeri hesaplar için desen onların da neredeyse tamamı yurtdışı hesap. Adam gibi tatmin edici bir sebep de sunmuyorlar. Olayın özünü bilen bi anlatsın Allah aşkına.
Erkekler sanıyor ki erkek nefretini körükleyen şey feminist kadınlar. Yok vallahi feminist kadınları zerre takmıyoruz da erkek nefretini erkekler kendileri körüklüyor haberleri yok. Başka eğlenceniz yok mu sabah akşam koca koca adamlar burada kadın konuşuyorsunuz. Hangi açıdan konuşursanız konuşun iğrenç duruyor ya.
Gece gündüz burada bu meseleleri tartışıyoruz. Bir türlü anlamadığınız bu. Siz kadınlarınızı sevmiyor, sadece hüküm sürmek, düzen devam ettirmek istiyorsunuz. Böyle olunca sadece size "muhtaç" olan kadınlarla mutlu olabilirsiniz.