Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındaki beş kişinin hayatını kaybettiği (25 Mart 2009) helikopter kazasına ilişkin önemli detaylara ulaşıldı.
FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz'ün, olaydan iki gün önce, 23 Mart 2009 tarihinde ABD’ye gittiği, 1 Nisan 2009 tarihinde ise Türkiye’ye döndüğü tespit edildi.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in 30 Mart 2009 tarihinde, ‘Alperenler ve Liyakat’ başlıklı konuşmasında helikopter kazasına ilişkin açıklamada bulunmuştu.
Fetullah Gülen, kazadan 5 gün sonra çekilen konuşmasında "Bir ilahi tokatla dışarı atıldı" ve "Bir perşembe günü vefat edip cuma günü cenazesine ulaşıldı" ifadelerini kullanmıştı.
Faili Meçhul Cinayetler Selam Gazetesi Yöneticilerine Yıkıldı
Fetullah Gülen ve örgütünün ilk mağdur ettiği gazeteciler Selam gazetesi sahibi ve yazarlarıdır. Gülen’i eleştiren Selam gazetesinin sahibi Hasan Kılıç, Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Tekin, Dağıtım Müdürü Abdülhamid Çelik, yayın kurulu üyeleri ve yazarları 18 faili meçhul cinayetle suçlandı.
Selam Türkiye’de Gülen grubunu eleştiren ilk gazetedir. Gazete 28 Şubat sürecinde darbecilere açıktan destek veren Gülen’i eleştiren haber ve analizler yayımladı.
28 Şubat sürecinde Gülen ve grubunu eleştiren Selam gazetesi yöneticileri üç sene sonra operasyona uğradı.
1988-1999 yılları arasında Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı’nın öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 18 ayrı saldırının Selam gazetesi yöneticilerinin de bulunduğu kişiler tarafından işlendiği iddia edildi. Örgütün ismi “Selam Tevhid Kudüs” olarak uyduruldu. Selam gazetesinin sahibi ve yöneticileri 5 Mayıs 2000’de gözaltına alındı.
Zaman gazetesi söz konusu göz altıları “Katiller yakalandı” manşetiyle duyurdu. Selam gazetesi sahibi ve yöneticilerinin gözaltına alındığı ilk gün “katil” ilan edilmesi Gülen grubunun soruşturmaya bakış açısını gösteriyordu. Kamuoyunda Umut davası olarak tanımlanan soruşturma kapsamında Selam gazetesi aboneleri ve dağıtımcılarının da bulunduğu iki bine yakın kişi gözaltına alındı.
Yusuf Karakuş’un işkenceyle alınan ifadelerinin ardından gazete yöneticilerine operasyon düzenlendi. Uğur Mumcu suikastında gözcülük yaptığı iddia edilen Selam gazetesi Dağıtım Müdürü Abdülhamit Çelik’in, Mumcu’nun öldürüldüğü gün düğününün olduğunun ortaya çıkması kumpası gözler önüne serdi.
Umut operasyonunun çökmesinin ardından Ankara’da ikinci operasyon yapıldı, tarlalar ve rögarlardan silahlar çıktı. Silahların balistik incelemesi dahi yapılmadı. Zanlıların poliste işkence gördüğü ve tutanaklara yazılan ifadelerinin geçerli olmadığına ilişkin muhalefet şerhi konulmasına rağmen 18 faili meçhul cinayet sanıklara yıkıldı. Umut davasında Ferhan Özmen, Necdet Yüksel ve Rüştü Aytufan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu kişiler hala tutuklu ve 18 yıldır cezaevinde.
Sanıklar hakkında hayali suçlamalarla hapis cezası veren Ankara 11. Ceza Mahkemesi Başkanı Dündar Örsdemir’in FETÖ üyesi olduğu ve yurt dışına firar ettiği tespit edildi. Üye hakimler Ali Ertan ve Kadriye Çatal da meslekten ihraç edildi. Umut davasına bakan savcı Mehmet Özgür’ün ByLock kullandığı tespit edildi. Mehmet Özgür hakkında “terör örgütü üyeliği” suçundan 7,5 yıl ile 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Davayı onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesinin Başkanı Ekrem Ertuğrul ve üyeler Hamza Yaman, Abdurrahman Kavu, Ahmet Toker de FETÖ’den tutuklandı. https://t.co/VLGUqpLYzG
İşkence ve tehditlerle Uğur Mumcu cinayetini üstlenmek zorunda kalan Yusuf Karakuş’un polisteki ifadeleri aynı gün Uğur Dündar’ın Arena programında yayınlanmış.
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun öldürülmesini İslami duyarlılığa sahip kişilere yıkmak için tezgahlayanların Uğur Dündar’la yakın işbirliği yaptığı ortaya çıktı.
Umut davasının sanığı Yusuf Karakuş’un, Umut operasyonundan 34 gün önce (3 Nisan 2000 tarihinde) dağa kaldırılıp işkence ve ölüm tehditleri ile Uğur Mumcu cinayetini üstlendiği ve kendisine ezberletilen isimleri verdiği ifadeler, Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu Arena programında yayınlanmış! Uğur Dündar, Umut operasyonun başladığı 6 Mayıs 2000 tarihinde Yusuf Karakuş’un İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde verdiği ifadelerin yer aldığı sorgu bandını, aynı gün 6 Mayıs 2000 tarihinde Arena’da ekrana getirmiş.
Uğur Dündar ve Emniyet Görevlileri Hakkında İşlem Yapılmadı
Yusuf Karakuş’un baskı altında alınan sorgunun bandını Uğur Dündar’a getiren emniyet görevlileri ve yayını yapan Uğur Dündar hakkında yasal işlem yapılmamış. Dündar’ın, yargılama dahi başlamadan, yasak olmasına rağmen, Yusuf Karakuş’un ifadelerinin yer aldığı sorgu bandını yayınlaması, Umut operasyonunu tezgahlayanlarla işbirliğini gösteriyor.
Karakuş, Emniyet’te alınan ve Uğur Dündar’ın Arena programında da yayınlanan ifadelerin kendisine ezberletildiğini açıklamıştı. @ugurdundarTV https://t.co/DqMJQI6epI
Lost tapes of the Aztec world have surfaced.
A massive disc-shaped craft hovers directly above the great pyramid, casting light across the stone steps while warriors and crowds stand below under torchlight.
No historical record places such an object in the sky over Tenochtitlan.
The images continue to spread.
Was this pure cinematic invention… or a visual echo of the sky visitors the old accounts never fully explained?
#Aztecs #LostTapes #AncientUFOs #Pyramid #ForbiddenFootage #Anunnaki #Unexplained #SkyVisitors