Bu gün bir veli “Hocam oğlum koltukların tepesinden inmiyor artık bıktım.” diye beni aradı. Ancak evdeki minik kedinin koltuklara verdiği hasardan rahatsız olan yok😔 Sevgili ebeveynler, çocuk bu kavga eder, bağırır, ağlar, zıplar, atlar. En az kedininki kadar doğaldır 👍🏻
Bizim zamanımızda okullarda “en temiz, en saygılı, en yardımsever” öğrenciler seçilir ödüllendirilirdi. Şimdi düşünüyorumda o zamanlar sanki “en iyi insan olma” yarışı varmış. Şimdi ise en iyi soru çözme, en yüksek alma yarışı var. Yeniden “en iyi insan olmak”için yarışmalıyız.
Yeni nesli 'hiçbir şeyden anlamıyorlar' olarak etiketleyen büyükleri kendilerini sorgulamaya davet ediyorum. Hayatı gerçekçi bir şekilde anlamaları ve yaşamsal beceri kazanmaları için en son ne zaman onlara bir ortam oluşturdunuz ?
Çocuğu eğitmek... Çocuk eğitmek diye bir tabir olamaz. Çocuk bir çiçek misali çevredeki koşullara bağlı olarak yetiştirilir. Usta-çırak ilişkisi barındıran bir birey olma yolculuğu, uzun süren bir staj gibi düşünülebilir.
Türkiye olarak, Dewey’in yaparak-yaşayarak öğrenme kuramını temel alacak imkanlara sahip eğitim ortamlarına ihtiyacımız var. Zira öğrencilerimiz gündelik hayattan oldukça uzaklaştı. Oysa okulların hayata görelik ilkesine uygun ortamlar olması gereklidir.
Üniversitelerdeki eğitimin bu derece sahadan ve uygulamalardan uzakken dört yılın sonunda verilen o kağıt parçasına “oldu” gözüyle bakmak ne kadar doğru?