Günlük hayatta karşılaşılan sorulara Kur’an ve Sünnet merkezli cevaplar… İman, aile, eğitim ve modern hayatın fıkhî meselelerine dair bu hasbihal oturumunda Halis Hocamız, tevhid merkezli bir bakış açısı sunuyor.
@_tevhidekip Yusuf Suresi’nin son ayetleri, kevnî ayetleri okuyamayan insanın gafletini ve tevhid iddiasını zedeleyen gizli şirk tehlikesini gözler önüne sermektedir.
Hasbihâl 60. Bölüm Yayında!
-İlmi yetersiz olan biri davet yapabilir mi?
-İslam dünyasının dilindeki "Öze Dönüş" çağrıları ne kadar samimi?
-Fıkıhta çokça suistimal edilen "Ehven-i Şer" kaidesinin aslı nedir?
Ve daha birçok sorunun sorulduğu hasbihâl programımızın yeni bölümünü izlemek için:
📹 https://t.co/5lRZ4y4bMR
Kur’an Kıssaları derslerimizin bu bölümünde, Yusuf Suresi'nin kapanış pasajında yer alan ve kıssanın özü niteliğindeki hayati ayetleri incelemeye devam ediyoruz.
Allah'ın (cc) yeryüzüne ve gökyüzüne yerleştirdiği apaçık delilleri (kevni ayetleri), insanların bu deliller karşısındaki yüz çevirme gafletini ve en önemlisi de "şirk koşarak iman etme" yanılgısını seleften gelen tefsirler ışığında ele alıyoruz. İmanın sadece dille ezberlenen bir kalıp değil; hayata, kalbe ve amellere yansıyan bir tevhid bilinci olması gerektiğini ayetler rehberliğinde sorguluyoruz.
Mücrim İsrail'de Hastaneler Yüksek Alarmda
🔻İşgalci İsrail Sağlık Bakanlığı, İran'daki gelişmeler ve bölgesel gerilim nedeniyle tüm hastanelere acil durum hazırlık talimatı gönderdi.
🔻Bakanlık, olası füze saldırıları ve kitlesel yaralanma senaryolarına karşı hastanelerin hazırlıklarını artırdığını açıkladı.
İslam’ın ‘Sabredin, kanaat edin, tevekkül edin’ dediği fakirlik kesinlikle bu fakirlik değildir. Tam tersi, peygamberler bu sömürü düzenine karşı durmuştur.
Minberlere çıkıp insanlara 'sabredin' demek, o insanları Allah (cc) ile aldatmak demektir.
“Laiklik: ‘Din bizim istediğimiz yerlerde bize karışsın. İstemediğimiz yerlerde bize karışmasın; ama biz istediğimiz gibi dine müdahale edebilelim’ diyebilmenin şeytanca bir ifadesidir.”
İspanya'nın Ceuta kentine düzensiz yollarla giren göçmenler, Fas'a geri gönderilmek üzere polis eşliğinde sınır hattına götürüldü. O anlar kameralara yansıdı.
📢 Özgürce’nin 2. Sayısı Çıktı: "Ceza ve Cezaevi - İnsanı mı Kötülük Eylemini mi Cezalandırıyoruz?"
MAZLUMDER tarafından dört ayda bir dijital olarak yayınlanan Özgürce İnsan Hakları Dergisi’nin Ağustos 2026 tarihli 2. sayısı "https://t.co/iBW7uPoj9p" adresi üzerinden okuyucuyla buluştu.
MAZLUMDER Cezaevi Komisyonu'nun dosya editörlüğünde hazırlanan dergi, yeni sayısında suç, mahkûmiyet, cezalandırma felsefesi ve cezaevi pratiklerini çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyor.
Dört Ayrı Başlıkta Ceza ve Cezaevleri
Derginin "Mahkûmiyet Kavramı ve Ceza Felsefesi", "İkamet Mekânı Olarak Cezaevleri" ve "Mahpus Kimdir? Ne Durumdadır? Nasıl Yaşar?" ana başlıkları altında topladığı dosya yazıları, konuyu hem akademik zeminde hem de tecrübeler ışığında değerlendiriyor.
Akademik bir giriş yapılan ilk bölümde; Zeynep Oral ve Muharrem Balcı, cezanın intikamdan ziyade bozulan ahlaki dengeyi onarmayı hedefleyen yönüne odaklanıyor. Yasin Dıvrak, cezaevinin temel mantığını ve günümüzde yükselen "popülist ceza siyasetinin" tehlikelerine dikkat çekerken; Ahmet Mercan, "İnsanı mı Yoksa Kötülük Eylemini mi Cezalandırıyoruz?" sorusunu yöneltiyor. Prof. Dr. Suat Erdoğan, Kur'an ve Sünnet ışığında suç-ceza uygunluğunu incerken, MAZLUMDER Genel Başkanı Kaya Kartal ise meseleyi MAZLUMDER gözüyle ele alıyor.
Bu bölümde ayrıca Dr. Öğretim Üyesi Buhari Çetinkaya, Mehmet Okatan ve Dr. Bilal Kılınç'ın yazılarıyla, Resul Uzar tarafından hazırlanan Michel Foucault'nun Hapishanenin Doğuşu kitabının bir özeti de yer alıyor.
"İkamet Mekanı Olarak Cezaevleri" başlıklı ikinci bölümde Samet Beycioğlu cezaevinin tarihine odaklanırken; Ömer Faruk Karataş, Türkiye'deki cezaevi tiplerini detaylı bir şekilde aktarıyor. Nurdan Çiçek, MAZLUMDER’in 2020 tarihli “Çocuk Hakları Çerçevesinde Türkiye’de Cezaevinde Büyüyen Çocuklar Raporu” ışığında güncel bir değerlendirme yaparken Eyyup Akıncı beraat kararları üzerinden pardon demenin bedelini anlatıyor.
Halis Bayancuk ise kendi yaşadığı cezaevi tecrübesinden de hareketle bir suç akademisi olarak tanımladığı cezaevlerinin mahpuslar üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsediyor. Şükrü Bilgiç de benzer bir konuyu işleyerek denetimli serbestlik müessesi üzerinden olumsuz sonuçları ele alarak mevcut uygulamaları sorguluyor.
Bu bölümde ayrıca son 10 yılın cezaevi istatistikleri de yer alıyor. Bölümde ayrıca Metin Tarhan ve Eyüp Bozkurt'un yazıları yer alıyor.
"Mahpus Kimdir? Ne Durumdadır? Nasıl Yaşar?" bölümünde daha çok "içeriden yazılar" yer alıyor.
İsmail Şah Balta, "F Tipi Kullanma Kılavuzu"nu yazarken, Abdülselam Durmaz bir mahpusun demir kapı kapandıktan sonraki hislerini yazıyor. Tamer Aslan ağırlaştırılmış müebbet cezası üzerinden umut hakkını tartışırken, İlhan Taşbey konuşulmayan bir alanı, pembe oda uygulamasını değerlendiriyor.
Bu bölümde Hayata Dönüş Operasyonu ve o dönem mahkumlarla hükümet arasındaki arabulucu heyetinden Zülfü Livaneli'nin şahitliği, Mehmet Ali Başaran'ın bir avukat olarak yaptığı cezaevleri ziyaretleri ve Ruhullah Sinan Tenşi'nin mahpus yakınları odaklı yazısı konuya başka bir perspektif katıyor.
Eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ile gerçekleştirilen kapsamlı röportaj da sistemin işleyişine idari bir bakış açısını sunuyor.
Ayrıca dergide cezaevini ve mahpusu film ve kitaplar gözünden anlamak için hazırlanan öneriler de bulunuyor.
Bu kapsamlı sayıya "https://t.co/iBW7uPoj9p" adresi üzerinden ulaşılabiliyor. @ozgurcedergisi
@_tevhidgundemi Bu dünya liderleri sadece kendi koltuklarını düşünen vicdansız kişiler oldukları için zalimler Zülme hiç durmadan devam ediyor maalesef.
Elhamdulillah cehennem var, ahiret var!
Malezya, 5 Bin Arakanlıyı Myanmar'a İade Edecek
🔻Malezya Başbakanı Enver İbrahim, "Myanmar ile iyi ilişkilerimiz var. Şimdi Malezya'daki 5 bin Arakanlıyı almayı kabul ettiler." dedi.
🔻Açıklamanın ardından Malezya İçişleri Bakanlığı'nın iade edilecek kişilerin tespiti ve güvenlik taramalarına başladığı bildirildi. Söz konusu Arakanlılar, Myanmar'daki zalim Budist yönetimin zulmünden kaçarak Malezya'ya sığınmıştı. Malezya'da yaklaşık 126 bin Arakanlı mülteci bulunuyor.
🔴Hamas, ateşkesin ikinci aşamasına olumlu yaklaştıklarını, ağır silahları bırakma konusunun ise ancak bazı şartların sağlanması halinde değerlendirilebileceğini açıkladı:
🔻İşgalci İsrail'in tüm saldırılarını sona erdirmesi
🔻Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi
🔻İdari komitenin Gazze'de göreve başlaması
🔻İşgalciler tarafından oluşturulan silahlı çeteler ve milislerin dağıtılması
🔻Uluslararası koruma güçlerinin konuşlandırılması
🔻Gazze'nin yeniden inşasının başlatılması
🔻Bağımsız Filistin devletinin kurulması
Sosyal medyada fısıltıyla başlayan yalanlar, çığ gibi büyüyerek bir annenin iffetine yönelik kitlesel bir saldırıya dönüştü. Bu ağır vebalden sıyrılmak isteyenlere soruyoruz: O annenin lanetleşme çağrısına "amin" diyebilecek yüreğiniz var mı?
#NarinİçinUmut#HêvîJiBoNarînê