El birliği ile kafayı yedirtecekler bana çevremdeki herkes beni çılırtmak için uğraşıyor ne ki bu kadar benle derdiniz ben kimim amk bu kadar hergün stresten kavga etmekten yoruldum bu hayatın sonu ya akıl hastahanesi yada bambaşka bir şehir gibi duruyor.
Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırı hakkında bir tanıktan alınan bilgiler:
"Son anlarında af dilediği iddiası yalan!
Yakalandığı anda bile hala katliama devam etme peşindeydi!
Cani böğüre böğüre kan kaybından öldü..
Bıçakla yaralanınca polisler, halk linç etmesin diye bir sınıfa taşıdı.
Olay yerine gelen sağlık görevlileri "daha acil yaralılar" var diyerek tedaviyi reddetti. Diğer yaralı çocuklarla ilgilendiler.
Psikopat katil 13 yaşındaydı. Yaşasa taş çatlasa 10 yıl sonra sokaktaydı..
Çocukları katledilen acılı ailelerin yüreği asla soğumayacaktı..
Osmaniye'de gizlice gömüldü. İmamlar cenaze namazını kılmayı reddetti."
(Malik Ejder)
Pandemi döneminde uzaktan eğitim alıp, “sınavlar yüz yüze olacak” denildiğinde sırf kopya çekemeyeceği için “Ziya Selçuk istifa” diye bağıranları da unutmadık.
Bugün gelinen noktada herkesin payı var ama bu zihniyet bunun en net örneklerinden biri.
Hakkımı zerre helal etmiyorum
Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un geçmişte yaptığı bir konuşma:
“‘Bitirmemiz gereken, yetiştirmemiz gereken bir müfredat var.’ diyecekler.
Ben de onlara diyeceğim ki ‘Yetiştirmeniz gereken çocuklar var, müfredat yok.’
Ben onu keşfedeyim ve bu keşfim sonucunda, ‘Bu çocuğun alakası nedir? Yeteneği nedir? Becerileri nerede gelişebilir?’ bunun farkına varayım ve çocuğun içindeki müfredatı çıkarayım. Asıl amaç bu.
Bunun yerine tek bir hedef koyup ‘Herkes buraya koşacak.’ demek yaradılışa muhalafet etmektir.”
Herkes, tüm toplum suçlu. Susan suçlu. Görmezden gelen suçlu. Dur demeyen suçlu. Sistemden hesap sormayan suçlu. Bozulan düzeni düzeltmeye çalışanları hırpalayanlar suçlu. Çocuğun seçemediği özelliklerene göre ayıran suçlu. Aynı şeyi istiyorken bir olmuyorsak, suçluyuz.