Bunca yıldır; bazıları arkadaşım olan veya şahsen tanıdığım, bazıları ise tanımasam da başarılarını, yeteneklerini takdir ettiğim ya da sadece takip ettiğim meslektaşlarıma toplumsal olaylardaki tutumları nedeniyle aynı mesleğe sahip bir yurttaş olarak kızdığım, serzenişte bulunduğum olmuştur ama şimdiye dek hiçbirinden bugün olduğu kadar utandığımı hatırlamıyorum.
Onlardan ne mücadelenin neferi olmaları beklendi halk tarafından ne de kitle önderliği… Bütün beklenti; özellikle gençlerin her şeyi göze alarak çıkardıkları sese sevdikleri bu insanların da bir ses eklemesiydi o kadar. Sanatı meslek edinmiş insanların sanatçı olmanın gücünün farkında olup o sesi daha geniş kitlelere ulaştırarak, toplumun her kesiminden insanların ama en başta öğrencilerin; gözaltına alınırken ya da alındıktan sonra yaşadıkları işkencelerin, tacizlerin, saçma sapan sebeplerle tutuklanmalarının, gelecekleri ve yarınları ve hatta yarınımız için verdikleri mücadelenin duyulmasını sağlamak… Yani yalnız olmadıklarını bilmek, hissetmek… Aldıkları önce koca bir sessizlik sonra da çok azından uzun uzun ama içi bomboş yazılar, bazısındansa kibir dolu had bildirmeler oldu. Dizileri, filmleri, oyunları, gösterileri, videoları izleyenlerin bugün bu adaletsizliğe, hukuksuzluğa, zulme uğrayan bu insanlar olduğu gerçeğini de geçtim siz sanatla ilgilenmenin, mesleğinizin ne olduğunu da mı anlamadınız arkadaşlar? Yazık… Gerçekten çok ama çok yazık!
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
Bugün bu sözün anlamını daha derinden hissediyoruz. Günlerdir her kesimden insanın, en temel hakları olan demokrasi ve adalet için omuz omuza verdiğini görmek, ülkem adına bana umut veriyor.
Bayram arifesinde en büyük dileğim ise masum çocukların ve gençlerin serbest bırakılıp, özgürlüğüne kavuşması.
Dün tutuklanan Mahir Polat'ı (@mhrpolat) tanımayanlar olabilir.
Mahir, 21. Yüzyıla yanlışlıkla gelmiş bir derviştir.
Bu kumpasın arkasındakiler, Mahir'in insanlığının gölgesi bile olamazlar.
O sizin hamasetinizin mezesi olan ama harabe bıraktığınız Rumeli Hisarı'nı restore eden insandır.
Evet Mahir dışarı çıkıp kaldığı yerden devam edecek.
Siz ise bu utançla yaşayacaksınız.
Ülkemizin tüm köklü kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve medya kuruluşlarının köklü ve güçlü yapılarına; tüm vatandaşlarımızın vicdanına sesleniyorum.
Üniversiteli öğrencilere yaşatılanlar bir insan hakkı meselesidir. Hakkını arayan ve sesini duyuran kadınlara, erkeklere, emeklilere yapılanlar bir hukuksuzluk meselesidir. Basın mensuplarına, gazetecilere yaşatılanlar bir özgürlük meselesidir. Buna hiçbirimiz sessiz kalamayız. Biz aynı topraklarda yaşayan, ülkenin huzurunu düşünen tek bir ülkenin vatandaşlarıyız.
Ve hep birlikte ses vererek insanlığın ve adaletin yanında olursak hepimiz için huzuru ve eşitliği sağlayacağız.
Sağlığın parayla alınıp satıldığı, hasta değil müşteri olduğumuz ticarethanelerde, devleti dolandırmak için bebekleri öldürmüşler.
Başımıza bişe geldiğinde can havliyle aradığımız 112’yi kullanarak bebekleri öldürmüşler.
Yoğun bakıma ihtiyacı olmayan bebekleri yoğun bakıma alıp öldürmüşler.
Yoğun bakıma ihtiyacı olan bebekleri sırf çete üyeleri para kazansın diye donanımı uygun olmayan hastanelere yatırıp öldürmüşler.
Para için bebek öldüren, bunun için çeteleşen “insan”ların olduğu bir toplumuz biz artık.
Bu sistematik çürümenin bedelini ise çürütenler değil el kadar bebekler canlarıyla ödüyor!
gerçekten koca bir rezaletsiniz. Atatürk'ün çocukların ve gençlerin şerefine kurduğu şu ülkeye yapmadığını bırakmayanlar, tarihin en büyük ihanetini çocuğa, kadına, toprağa, üretime yapanlar, ne yaptıysanız bulunuz. Atam gelse bir zerreniz bile karşısına çıkamaz. #yenidogancetesi
Değil Türkiye dünyada eşi benzeri yok... Bu o kadar büyük bir skandal ki ben 35 yıllık gazetecilik hayatımda eşini benzerini görmedim. Bu hastaneler yarın değil bugün kapatılmalı, sahipleri ve bu işe karışan herkes tutuklanmalı, mal varlıklarına el konulmalı!
Sadece 1 tane savcı cesur çıktı ülkede yer yerinden oynadı.
Demekki 5-10 savcı daha cesur ve yürekli çıkarsa neler çıkacak ortaya.
Cesaret bulaşıdır umarım.
Türkiye’de özel hastanelerde bebeklerin para için öldürüldüğü sırada İspanya’da halk sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesine karşı meydanlarda…
Asalak gibi yaşamayan, kafasını kuma gömmeyen, güce biat etmeyen toplumlarda halk böyle yapar!
Yenidoğan Bebek Skandalında kapatılan hastane sayısı 10 oldu.
Yetmez!
Bu hastanelerin gelirleri geriye yönelik olarak incelenmeli. Sağlık Bakanlığı duymazdan görmezden geliyor. MASAK ve Emniyet özel ekiplerle üzerine gitmeli. Türkiye'nin her yerinden bize bile yüzlerce ihbar yağıyor...
Sadece bebekler değil özellikle yaşlılar için de benzer yöntemler kullanılmış.
Bu ve benzeri olay yaşayanlar lütfen [email protected] 'ye yazın isimleriniz isterseniz gizli tutulacak .
Sağlık Sistemindeki bu kara deliği ancak siz ve biz kapatacağız.
Başka kimsenin umurunda değiliz!
Şeker pancarı ithalatı yapmak yerine şeker üretimini artıralım ve şekerde dışa bağımlılığı azaltalım derken şeker pancarı tohumunda dışa bağımlılık %100 oldu. Şeker gibi stratejik üründe yabancı şirketlerin elindeyiz. Kayseri Şeker’in yerli tohum ıslah çalışmaları takdire şayan.
Milli Eğitim Bakanının gündemiyle , habercilerin gündemi hiç örtüşmedi bugüne kadar! Bakan her sorulan soruya “bugün gündemimiz bu değil” diye cevap veriyor ! Hoş öğrencilerin ve eğitimcilerin gündemiyle de örtüşmüyor bakanlığın gündemi!
Muhteşem tane tane bir konuşma. Tabii anlayana. Çocuklardan esirgedikleriniz/esirgediklerimiz, bir bir çıkar yakında. Hele de başkalarına çalıp çırpıp dağıtılıp çocukların karnı aç kaldıysa.
#çocuklar#eğitim#okul#okulyemeği
Bakan, çocuklara ücretsiz yemek versek çocuklar yemez, yeme alışkanlıkları buna uygun değil, demiş.
Suat abileri olarak söz veriyorum. Siz çocuklarımıza ücretsiz yemek verin onlar yemek seçmeyecekler.
#biröğünücretsizyemek
“Milli Eğitim Bakanlığı hiçbir süreci yönetemediği gibi bu süreci de yönetemiyor. Milli Eğitim Bakanı’na gereğini yapmasını ve sorumluluk almasını, kamuoyuna açıklama yapmasını bekliyorum”
#mülakat