🗨️“Kimse bizi duymuyor; madenciye sahip çıkmazsanız kaybedeceksiniz!”
📌Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki madenciler neden eylem yapıyor, ne söylüyor, ne istiyor?
https://t.co/thaD4kT6VJ
Twitch yayınlarıyla ABD'de milyonlara ulaşan Hasan Piker, T24'e konuştu: Siyasi yolculuğum Erdoğan’ın yükselişinin olumsuz etkileriyle başladı
https://t.co/VyN5L3AnE3
🔴 Yeni Parti'nin tartıştılan logosunun yaratıcısı T24'e konuştu:
📌 "Sadelik, sıradanlık demek değildir; fikrin arkasında partinin kuruluş hikâyesi var."
📌 "Logonun sade, güçlü ve kolay hatırlanabilir olmasını özellikle istedik."
https://t.co/xhhcAyc2i9
✍️ Gökçer Tahincioğlu yazdı:
🔴 Okurla yürümek ve okurla büyümek: T24’e abone olmak neden bu kadar önemli?
📌 T24’e abone olmak, sadece bir gazetecilik mecrasını reklamsız izlemek gibi farklı olanaklarla takip için küçük bir ödeme yapmak anlamına gelmiyor. Gerçeğe, geleceğe, sadece gazeteciliğe değil hep birlikte geleceğimize omuz vermek anlamı da taşıyor…
https://t.co/MsX0jSXSne
@gtahincioglu
NATO Zirvesi operasyonunda gözaltına alınan T24 dış haberler editörü Buse Söğütlü, adli kontrol talebiyle hâkimliğe sevk edildi
https://t.co/ooK9SoTYAG
✍️ Doğan Akın yazdı:
🔴 Kendinize ve bağımsız gazeteciliğe bir iyilik yapın, reklamsız T24’e abone olun!
📌 Okurlarımızın haklı olarak yakındığı yoğun reklam gösteriminin ardında, acımasız tarifeler var. T24’te “bir reklam bin kez gösterildiğinde” sadece 12-13 lira gelir getiriyor! Bir başka deyişle bir brüt asgari ücret tutarı için bile T24’ün 3-3,5 milyon kez reklam göstermesi gerekiyor! Ancak T24’e abone olarak içeriklerimizi reklamsız izleyebilir, yazarlarımızı erken okuyabilir, Yıllık dergilerimizin arşivine ulaşabilir, T24 Yıllık Konferansları’nı online izleyebilir ve böylece haber alma hakkına sahip çıkarak bağımsız gazeteciliği de destekleyebilirsiniz
https://t.co/H722qf1TJF
@DOGANAKINT24
NATO Zirvesi öncesi gazeteciler, avukatlar, akademisyenler ve STK üyelerinin gözaltına alınmasına tepkiler: Ülke adeta yarı açık cezaevine döndürüldü!
https://t.co/XUvPdM2nWI
📌 Beyaz Toros: 70’lerden bugüne cinayetler, Çatlılar, Yeşiller ve hakikat
📻 Gökçer Tahincioğlu ile Uraz Kaspar’ın hazırladığı “Beyaz Toros” podcasti yayında!
https://t.co/RU0BC0KqjR
🔴 Dünyayı 180 kez dolaşan Kanetaka Kaoru’nun gözünden Türkiye: İlk görüşte âşık oldum, dünyada İstanbul gibi bir şehir yok
📌 “Türkiye, beni dünyada en çok etkileyen ülkelerden biri. Oraya kaç defa gidersem gideyim, ‘Artık bu kadar yeter’ diyemiyorum. Aksine, her gidişimde vaktim yetmediği için üzülerek ayrılıyorum...”
✍️ Mitsuru Horiguchi'nin yazısı...
https://t.co/hLGCozuvD6
15 yıl önce işkence yapılarak ölüme sürüklenen Onur Yaser Can davasında polisler hakkındaki hapis cezası 6 yıl sonra kısmen bozuldu. Zaten aldıkları cezayı bile yatmayan polisler için cezasızlık yolu yine açıldı. Karar duruşması bugün…
YÜZLEŞME/
Bazı canlılar için “ev”, yıkılsa bile terk edilemeyen bir hatıradır: Konti’nin kısa hikâyesi…
Burası Hatay’ın Antakya ilçesinde, iki hafta öncesine kadar onlarca ailenin yaşadığı bir konteyner kentti. Depremin ardından geçici barınma alanı olarak kurulan bu bölge son günlerde hızla boşaltıldı; konteynerler söküldü, hurdalar kamyonlara yüklenerek kaldırıldı. İnsanlar başka konteyner kentlere, kiralık evlere ya da hak sahipliğiyle verilen konutlara taşındı. Ancak bu değişime uyum sağlayamayan bazı canlılar geride kaldı. Onlardan biri de yaşlı bir köpek: Konti.
Konti, yıllardır bölgede tanınan; depremden sonra bir aile tarafından sahiplenmiş, aile taşındıktan sonra yeniden sahipsiz kalmış bir hayvan. Konteynerler kaldırıldıktan sonra bile günlerdir eski yuvasının bulunduğu noktayı terk etmiyor. Önce beklediği, bir zamanlar yuvası olan konteyner duruyordu; ardından o da yıkıldı. Fakat Konti yine kımıldamadı.
Bugün konteyner kentten geriye dümdüz bir arazi kaldı. Ama Konti hâlâ aynı yerde, geceyi yine orada geçirecek. Yarın ne olacağı ise belirsiz.
Konti’nin hikâyesi, Antakya’da sessizce yok olan bir yaşam alanının ardından geriye kalan direngen bir bekleyiş aslında. İnsanlar dağıldı, konteynerler söküldü; fakat o hâlâ eski evinin yerini bırakmıyor.
Çünkü bazı canlılar için “ev”, yıkılsa bile terk edilemeyen bir hatıradır.
10 Aralık 2025, Antakya/Hatay