İbn el-Münkeder (r.h) şöyle demiştir:
"Bir evde ne kadar dirlik ve huzur gördüysem, mutlaka orada sâliha bir kadının büyük bir gayreti ve izi vardı."
—İbn Ebi��d-Dünyâ, Kitâbü’l-İyâl, 2/448
•Sana ait olan seni talep eder, sen yorulma! Onu sen ararsan, yorulursun ve o sana sahip olur.
- İbn Arabî
Dünyada yalnız susuzlar su aramazlar, su da susuzları arar.
- Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
🔴 Sabahın bereketi 3 sebebe bağlanmıştır:
♦️Henüz günahlar işlenmediği için..
♦️Ehli nifak, ehli fitne uykuda olduğu için..
♦️Melek ve ehli takva o saatlerde zikir ile hemhal olduğu için..
👉Ezcümle; ticaretinizi, ilminizi ve herşeyinizi bu saatte tahsil/temin edin.
Dil, kalbin fazlalıklarını değil çoğunlukla hayatın eksikliklerini haykırır.
Kim sürekli neden bahsediyorsa aslında en çok onun savaşını veriyordur.
Unutmayın ki insan neyin yoksunuysa sürekli ondan bahseder.
*Alıntı
Belki, “Eşim beni anlamıyor, beni üzüp kırıyor.” diyorsun. “Ben elimden geleni yapıyorum ama yine de değer görmüyorum.” diyorsun.
Senden beni iki dakika dinlemeni rica ediyorum.
Burası imtihan dünyası. Kiminin evladıyla, kiminin maddi sıkıntıyla, kiminin de eşiyle imtihanı olur.
Mesela Hz. Âsiye’yi düşün. Kocasının kim olduğunu biliyorsun. Firavun gibi bir zalimin yanında yaşadı ama imanından vazgeçmedi. Sabretti. Ve Allah onu Kur’ân’da bütün müminlere örnek gösterdi.
Hz. Lût’u düşün. Peygamberdi ama hanımı iman etmedi. Evet, Allah bazen böyle imtihanlar verir. Ama o imtihanlarda birçok hikmet vardır.
Belki bu imtihan seni daha çok duaya yöneltti. Belki namaza daha sıkı sarıldın. Belki yıllardır yapmadığın kadar Kur’ân okudun. Aczini hissettin ve Allah o yüzden günahlarını sildi. Belki kendi ibadetinle ulaşamayacağın bir makama, eşine sabrettiğin için seni yükseltti.
Ama eğer o sıkıntıyı yaşamamış olsaydın, belki bunların hiçbirini yapmayacaktın.
Çünkü biz her şeyi bilmiyoruz, onu Allah bilir. Yani önünde bir kitap olduğunu düşün. Sen bu kitabın sadece bir sayfasını görüyorsun. Allah ise kitabın tamamını görüyor ve yazıyor.
O yüzden kitabın bir sayfasına bakıp hüküm verme. Kitabın tamamını bilen Allah’ın mutlaka sana hayırlı kapılar açacağını bil.
Lütfen şunu da dinle.
Bir adam Hz. Ebû Bekir’i kıracak sözler söylüyor. Hz. Ebû Bekir susuyor. Üçüncü defa hakaret edince kendisini savunmaya başlıyor.
Bunun üzerine bunlara şahit olan Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) oradan ayrılıyor.
Hz. Ebû Bekir, “Ey Allah’ın Resûlü! Neden böyle yaptınız?” deyince Efendimiz buyuruyor:
“Sen sustuğun müddetçe bir melek seni savunuyordu. Sen konuşmaya başlayınca melek oradan ayrıldı.”
O yüzden evet, haklı olabilirsin. Ama bazen susarsan senin haklılığını melekler anlatır. Allah seni melekleriyle savunur.
Bir de bitirmeden sana birkaç küçük tavsiye vermek istiyorum.
Eşin seni kırdığı anda hemen cevap verme. Çünkü öfke konuşur, akıl susar.
Bir bardak su iç. Abdest al. Mümkünse o ortamdan birkaç dakika uzaklaş.
Ve 33 defa Hasbunallahu ve ni’mel vekîl de. Çok iyi gelecek.
Sonra gece altı rekât teheccüt namazı kıl ve şöyle dua et:
“Allah’ım! Beni çok kırdılar, beni çok üzdüler. Ben de Sana şikâyet etmeye geldim. Ben, Sen’in beni savunduğunu bildiğim için kendimi savunmadım. Rabbim, beni savunmasız bırakma.”
Bir de her gün onun için gizlice dua et:
"Allah’ım, onun kalbini güzelleştir. Evimize huzur indir.”
Bir de evinde Kur’ân okumayı çoğalt. Kur’ân okunan eve rahmet iner. Rahmetin olduğu yerde şeytan barınamaz.
Sonra bekle… İnan bana, kısa süre sonra eşin daha iyi bir insan olmaya başlayacak.
Ve şunu da unutma…
Bugün gösterdiğin sabır, belki evladının hayırlı olmasına vesile oluyor.
Belki kıyamet günü sana öyle sevaplar gösterilecek ki, “Bütün bunlar, sabrettiğin için.” denilecek.
Bu yüzden ümidini kaybetme. Allah seni görüyor. Kalbinde sakladığın her kırgınlığı biliyor.
Ve seni hiç ummadığın bir anda öyle bir ferahlığa çıkaracak ki, dönüp bugünlere tebessüm ederek bakacaksın.
Hayatın akışı içinde ufak gibi gözüken bazı şeyler, içinde büyük ipuçları saklıyor. Mesela açık büfede kahvaltı yaparken tabağında birşey bırakmayan birisine güvenebilirsiniz. Planlıdır, görgülüdür, hayata ve insanlara saygısı vardır. Ama tabak sıyırmayı görgüsüzlük sayan, ağzını peçeteye silip yarısı yenmiş menemenin içine atan birisini görürseniz dikkat edin! Çünkü nimete saygısı olmayanın kimseye faydası olmaz.
Olgunluk 6 şeydedir:
— ebeveynine iyi davranan
— malını yerinde kullanan
— malından infak eden
— ahlakını onaran
— dostlarına ikram eden
— evine düşkün olan
|| Fudayl ibn iyaz, Zühd, Beyhâki