Allah, olmayacağını bilmeden bir şeye bağlanmanın yükünü vermesin. nasibimiz neyse ona gönlümüzü razı etsin. gerisi bir şekilde hallolur. cuma duasıdır.
Ve her zaman hikayeyi senin gözünden olan haliyle merak edeceğim.
üzüldün mü?
umursadın mi?
gerçekten sevdin mi
ya da
senin için sadece
öylesine biri miydim?
Dünyanın en zor kararlarından biridir, birinden vazgeçmek zorunda kalmak. Seni seçmediği için, sevmeyi beceremediği için, güven veremediği için, sadakatini koruyamadığı için vazgeçmek zorunda kalmak.
Yokluğu kabullenirim. Beni yoran azlıklardır. Sevgide, ilgide aşkta ve her şeyde… Azla yetinmem asla. Bir şey ya tam olmalı hayatımda ya da hiç olmamalı. Yarım yamalak duygularla, öylesine gösterilen bir ilgiyle ya da kırıntı gibi sunulan bir sevgiyle idare etmek bana göre değil. Çaba yoksa, samimiyet eksikse orada kalmanın da anlamı yoktur. Çünkü insanı en çok yokluk değil, varmış gibi yapıp aslında hiç olmayan şeyler tüketir. Ben de bu yüzden azla yetinmektense hiç olmamasını seçerim. Size de tavsiye ederim. Yetinmeniz gerektiğini hissettiğiniz yerlerden gidin.
Belki de en büyük azap olmamış bir şeyin yasını tutmak, hiç yaşanmamış bir hayatı özlemek, “ya olsaydı?” sorusunun içinde kaybolmak… İnsan bazen gerçeğin kendisinden çok, zihninde kurduğu ihtimalin kaybına üzülür.