Allah’ın Resulü’ne kulak verelim. Şu hadisi şerif iman eden herkese yeter:
Bir kişi sabah kalktığında;
- canı ve malı güvende,
- sağlığı yerinde,
- günlük yiyeceği de yanında ise
bütün dünya kendisine verilmiş gibidir.
(Tirmizi, 2346)
İbn Kayyim رحمه الله
Selef, sabaha ulaştıklarında ilk yaptıkları iş olarak mushafa bakarlardı. Kalpleri aydınlanıncaya kadar Kur’an’dan okurlardı. Tıpkı abdest alırken bedenin su ile aydınlanıp temizlenmesi gibi.
Medâricü’s-Sâlikîn, 1/469
Gazze Şifa Hastanesi önünde yayın yapan, Çin Devlet Televizyonu CGTN muhabiri:
▪️"Kendi gözlerimle gördüm ki, 5 yaşın altında kafası olmayan en az 10 Filistinli çocuk vardı."
Birinin yolunu açarsanız, sizin de yolunuz açılır. Bu aynı zamanda sizin kalbinizle ve imanınızla olan ilişkinizdir. Birinin yolunu kapatırsanız, sizin de yolunuz kapanır. Bu da sizin nefsinizle ve şeytanınızla olan ilişkiyi anlatır. "Etme bulma dünyası" sözü böyle işler.
Bu gece Yahudi kahin gözlerini belerterek gökyüzüne baktı. Bu dedi Ahmed'in yıldızı. Karanlığı delip geçti. O gün bugündür yerimizi, yönümüzü o yıldıza bakıp buluyoruz.
Bin sene önce ordan oraya avare dolaşırken onu bulduk. Ondan öyle bir doyduk ki kaç asır geçti gözümüzün ucu bile bir başkasına kaymadı. Onunla kendimizi bulduk.
Gece geç yatmak; hem dini vecibelerin hem de dünya işlerinin aksamasına yol açan bir gündüz tembelliğine neden olur.
• Sahihu Müslim bi-Şerhil - İmam En-Nevevi
Abdullah ibni Amr ibni'l-As, Resûlullah'ın "cennetliktir" dediği adamın evinde üç gece kaldı. Sonra sordu:
— Sende hiçbir şey göremedim, geceleyin ne teheccüt kılıyor ne Kur'an okuyorsun.
— Günlük ibadetlerim haricinde ilave bir iş yapmıyorum.
— Ama Resûlullah senin için "cennetlik" dedi.
— Ben bilmem; bana göre ilave bir iş yapmıyorum. Fakat Rabbimin huzurunda, önüne koyabileceğim iyi bir şeyim var: Şu göğsümde hiçbir Müslüman'a karşı soğukluk yok. Kimseye de haset etmedim. Başka bir özelliğim yok.
“Bu sahneyi kim yönettiyse tam bir dâhi.
İspanya millî takımının Dünya Kupası şampiyonu olarak ülkesine kupayı bir çöp
torbasının içinde taşıyarak dönmesi!!!!
Son derece güçlü ve sert bir mesaj veriyor;
• Tarihin en kirli Dünya Kupası.
• Ev sahipliği yapan en kirli ülke ve biz oradan kupayla dönüyoruz.
• Kupayı bize dünyanın en kirli insanı (Trump) verdi.
• Kazanmak için yendiğimiz takım da dünyanın en kirli takımıydı (Siyonist Arjantin ve
Messi).
• Bu yüzden bu kupa; bu takımdan ve bu ‘terörist’ başkandan geldiği için, ancak bir çöp
torbasında taşınmayı hak eder.
Chris Hedges
Bekarlık günlerini özleyen, çocukları olduktan sonra bunalan ve hiçbir şey yapamadığını düşünen annelere bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum:
Nerede tıkanıyorsunuz biliyor musunuz? İbadeti sadece namazdan ibaret görmekte ve ilimle meşgul olduğunuz bekar günlerinizle kendinizi kıyaslamakta…
Her halinizle Allah’ın kulu olduğunuz ve niyetinizle çok büyük sevaplar kazanabileceğiniz halde şeytan kısır bir noktadan baktırarak sizi ümitsizliğe düşürüyor.
Çocuksuz dönemlerle mukayeseler yaptırarak sizi depresyonla baş başa bırakmaya çalışıyor. Sanki kulluktan çıkmışsınız gibi vesvese veriyor.
Hayır, öyle değil! Siz, evlatlarınız olgunlaşıncaya kadar onlarla geçirdiğiniz her vakitte Allah rızası için sabrediyor, emek veriyor ve ibadet sevabı kazanıyorsunuz.
Üstelik hem çocuğunuzla ilgilenmenin sevabını hem de onunla meşgul olduğunuz için yapamadığınız nafile ibadetlerin ecrini alıyorsunuz niyetinizle.
İşte bu, çok büyük bir müjdedir. Böylece anne olmak, başlı başına cennete vesile olabilecek büyük bir kulluk vazifesidir.
Sakın aynı anda onlarca işi yapamadığınız vehmine kapılmayın.
Anne olmak ve insan yetiştirmek için çabalamak, onlarca işten fazlasını yapmak demektir. Allah’ın sizi, bu büyük vazife için seçtiğini düşünerek şükredin.
Emanetiniz olan çocuklarınıza sahip çıkın ama şunu da unutmayın: Siz ne yaparsanız yapın, Allah’ın dediği olacak. Bu sebeple de kendinizi üzmeyin.
Şimdi şu notlara kulak verin ve gücünüz kadar uygulayın:
1. Önce kendi sağlığınızı korumalısınız. Ruhunuz ve bedeniniz afiyet içinde olmalı. İmanınıza ve bünyenize gerekli takviyeyi yapın. Siz ayakta duramazsanız aileniz de yıpranır. İyi beslenmeye çalışın.
2. Farz ibadetlerinizi önceleyerek yaşayın. Asıl olanın haramdan kaçınmak olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Allah’a güven, umut ve saygı hislerinizi kalbinizin dayanıklılığı için canlı tutun.
3. Eşinizle aranızdaki muhabbet hiç azalmamalı. Gizli bir enerji olarak onunla ilişkinizi istikrarlı hale getirmeniz çok faydalı olur. Özel bakımınızı da ihmal etmeyin. Bunlar hep ibadet seviyesinde işlerdir.
4. Evde çocuklarınızla yalnız kaldığınız zamanları bir plana oturtmak için kendinizi zorlamayın. Çocuğunuz ilgi beklediğinde onunla olun. Bu sırada Kur’an dinleyin, ders dinleyin. Hem çocuklar da Allah kelamıyla büyümüş olsun. Müsait oldukça ev işlerinize yönelin. Bunlar da ibadettir.
5. Yorgun olduğunuzda yeteri kadar uyuyun, dinlenin; bu bile zikir gibi ibadet olabilir. Çünkü daha iyi olmak için dinleniyorsunuz.
6. Yemek yaparken, ev işleri ile meşgul iken de bir yandan Kur’an dinlemenizde, salavat getirmenizde, istiğfar etmenizde sakınca olmaz. Diliniz Allah dedikçe sevap bulursunuz.
7. Çocuklarınız sizin bu doğal ve namazlı, Kur’anlı halinizi gördükçe; babasını evde edebiyle, nezaketiyle izledikçe otomatik olarak kayda başlayacaktır. Örneklik doğallıktadır. Bizim tabii halimiz de İslam üzere olduğu için kaygılanacak bir durum yoktur.
8. Mümkün olduğu kadar telefon konuşmalarınızı erteleyin. Hem kendi sağlığınız hem de çocuklarınız için böylesi daha iyidir. Muhtemel boş görüşmelerden de uzak olursunuz böylece.
9. Rahat olduğunuz zamanlarda Kur’an okursunuz. Tam başladığınızda çocuğunuz ağlayabilir. Olsun, onu sallarken, emzirirken de okuyabilirsiniz. Okuyamazsanız ezberden bildiklerinizi okursunuz. Ezberiniz yoksa, niyetinizle, okur gibi kazanırsınız. Ne de olsa o uyanmasa idi okuyacağınızı Allah biliyordu.
10. Dua etmek için bir engel var mı? Diliniz hep dualı olsun. Abdest şartı da yok. Ne kadar dua ederseniz o kadar huzur bulursunuz.
Allah size salih çocukların annesi olmayı nasip etsin.
Evlatlarınıza güzelce sabredebilmeye sizi muvaffak eylesin.
Ailenize huzur, bereket ve afiyet versin.
Bu konu biraz farklı olduğu için dikkat çekti ancak vaazlar genellikle bu manzarayı yansıtır. Vaizler etkisinde kaldıkları bir mevzuu kürsüye bir şekilde taşır. O psikolojiyi hissettirir. Özellikle politik bir ton bulunuyorsa cemaat bundan irite olur. Vaaz günümüzde iki yönlü olarak anlamını ve etkisini yitirmiş bir faaliyettir. Günümüz cemaati de alıcı değildir. Zaten herkes, dini hocalardan dahi iyi bildiği kanaatinde. Onun için bu vaaz işini azaltmak lazım. Şahsen ben de mecbur olmadıkça vaaz vermiyorum artık. Vaaz, hususi mekanlarda ve yüksek farkındalıklı gönüllü cemaate verilmelidir. Bazen insan bir dergaha gideyim gün görmüş, saçı sakalı ağartmış, nurani bir çehre tane tane anlatsın dinleyeyim istiyor insan. Bütün ayetleri hadisleri bilseniz de ogün duymanız gereken ayeti orada duyuyorsunuz. Kalpten kalbe.
Mesela vaiz diyor ki “Her konuda en güzel örnek Peygamberimizdir, futbolcular, şarkıcılar vs değil.”
Bunu herkes biliyor ve kabul ediyor ama neden Müslümanların çocukları futbolcuları, şarkıcıları vs örnek alıyor?
Çünkü somut bir profil çiziyorlar. Ona bakıp benzerini yapabiliyorlar. Zaten peygamberlerin melek değil de insan olmalarının en önemli hikmeti budur. Somut bir örneklik sergilemeleri.
Onun için insanlara “bugünün dünyasında yaşayan” rol model olacak görünür şahsiyetler, nitelikli temsiller olmaya çalışmak gerekir. Bunun için de içimizdeki ruhban sınıfının oklarına hedef olacağımızı bilelim.
Son zamanlarda Diyanet'in sosyal ve sportif faaliyetlere yönelmesi bu anlamda çok önemli. Bir imam 15-20 öğrenciyi böyle etrafında tutuyor; kampa götürüyor, futbol oynatıyor, çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bakıyorum bizde kalan çocuklar da bunlar oluyor. Şuan bizim en önemli sorunumuz yeni nesillerle bağımızın kopmasıdır. Bu bağı korumak ve güçlendirmek birinci gündem maddemiz olmalıdır. Çok başka bir evreye sürüklendik.
Vaazdan konu açılmışken söylemek istedim.
Bir Rûkyâ Ayeti:
Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor:
❝Kim, Ayetulkürsi ve Bakara'nın son iki ayetini izdirap ve sancı esnasında okursa mutlaka Allah c.c ona yardım edecektir.❞ [ibn sinni, 347]
Şimdi ben bu işin aslını astarını bilmiyorum. Ama evladını yeni kaybetmiş birinin hesaplarının böyle peşpeşe kapatılması da normal görünmüyor. Birileri görür bakar diye alıntılıyorum.
Bu hesap kapatma işinin 1 günde kararı alınıp uygulanan bir şey olmadığını Muhbir olayından biliyoruz.
Eğer birisi siyasi bağlantılarını evladını toprağa vermiş birini susturmaya kullanıyorsa bu Allah'ın gazabını celbeder.
Benim kudretim duyurmaya yeter. Böyle bir zulüm hali varsa engellemeye yeten takatince mükellef olur.
Abdulkadir Polat'ın yeni hesabı da jet hızıyla kapatılmış.
Bu konuyu ülke gündemine getirecek yürekleri desteğe bekliyorum. Hoca simaen tanıdığım birisi sadece. Evladını kaybetmiş ve şimdi de sesi kesiliyor.
@furkancerkesx@digermesele@AltayCemMeric
Herkes 3'er kişi etiketleyip şunu dolaşıma sokabilir mi? Adam evladının acısını yaşarken bunlarla uğraşmasın. Geri döndüğünde bu meseleyi duyurabileceği bir hesabı olsun.
"Bana bunu emanet etti Allah. Ben bu çocuktan sorumluyum. İster alim olsun, ister cahil olsun. İster eşkıya olsun, ister evliya olsun. Ben bu çocuğun emanetçisiyim" dediğin gün, süper babasın.