Toplumun sol siyasete hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyduğu bir dönemden geçiyoruz.
Bu toplum Haluk Levent'e güveniyor da 40 yıldır bize niye güvenmiyor diye sorsanız sanki daha faydalı olacak.
Etliye sütlüye karışmadan solculuk yapıp anca lak lak yapıyorsunuz
ibb davasında dün medya aş genel müdürü fatoş pınar türker'in ifadesini okumadıysanız mutlaka okuyun lütfen:
"eldiven giyen bir polis 'üstünü çıkar' dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. 'cinsel organını aç' dedi, 'arkanı dön-eğil' dedi.
(kadın izleyicilere dönerek) utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. insanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. yapan utansın, ben utanmıyorum"
Şİddet büyüyor. Okul terkleri artıyor, devamsızlık yayılıyor, her 8 çocuktan biri akran zorbalığına uğruyor. Uyuşturucuya başlama yaşı düşüyor, kullanımı artıyor. Ama olay sonrası sadece toplantılar ve siyasetçilerin gösteri, vitrin söylemlerinin ötesine geçilemiyor bu nedenle de şiddet artık yönetilmeyen bir krize dönüşmüş durumda.
Bu sadece güvenlik meselesi değil, şiddeti normalleştiren yayınlara göz yumuluyor, sokakta çeteler güçleniyor, yoksulluk derinleşiyor, çocukların geleceğe dair umudu eriyor, eğitim umut olmantan çıkıyor. Denetim yok, koordinasyon yok, sorumluluk alan kamu kurumu yok. Şimdi soruyorum @tcmeb
Akran zorbalığı nedeniyle kaç çocuk okuldan koptu?
Okul çağında olup okul dışında kalan kaç çocuk var, nedenleri, bu çocuklar düzenli izleniyor mu ?
Uyuşturucuya başlama yaşı nedir, son yıllardaki artış oranı nedir ve nedenleri ?
Bağımlılık riski taşıyan ya da tedaviye ulaşamayan kaç çocuk var, kaç Çematem var ?
Devamsızlık verileri gerçek zamanlı takip ediliyor mu?Kaç okulda psikolog, rehber öğretmen ve sosyal hizmet uzmanı var? Acil #OkulSosyalHizmetProgramı
Cezaevinde ve cezaevi sonrası eğitim odaklı bir programını ve izleme var mı?
Şiddet uygulayan ve maruz kalan çocuklar için sahada yürüyen somut programlar neler?
ve en önemlisi MEB, Aile Bakanlığı, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlığı arasında veri paylaşımına dayalı, çocuk odaklı ortak bir takip mekanizması neden kurulmuyor? @tcmeb@icisleri@adalet_bakanlik@tcailesosyal@saglikbakanligi
Başaran Aksu TAHLİYE…
Kendisi ile görüştüm, halen cezaevinde avukatlar Doğukan ile görüşüyor. Başaran önce Soma’ya geçip oradan Doruk Maden işçilerinin yürüyüşüne katılacak. Tabi o arada başka bir savcı itiraz etmezse.
Hepinize sonsuz teşekkür ederiz.
Eyüp Can Güner'i hatırlarsınız. Çalıştığı gece dönercisinde şüpheli şekilde öldü. Eyüp Can'ın otopsisini gördüm, vücudunda çok sayıda kesik var. Fakat düştüğü yerde bu kesiklere neden olacak kesici alet olmadığı belirtiliyor. Annesi iddianameye tepkili. https://t.co/FeuV9wN2ri
Tarihi Yerebatan Sarnıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden (İBB) alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredildi
İBB Başkanı İmamoğlu: "İktidarın seçimleri kaybetme hazımsızlığının son örneği"
https://t.co/AEBKa5kgKm
Gözaltına alınan MASAK eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak’ın Haziran 2025 tarihindeki açıklaması:
“İBB ve belediyeler davasına ilişkin MASAK raporlarında, rüşvet alındığına dair herhangi bir tespit yok.”
üsküdar belediyesi'ndeki operasyonla ilgili burçin çevik'in evinde bulunan 5 milyon lira sanki belediye işinden kaynaklı edinilen para gibi servis edildi ama gerçek öyle değil.
çevik'in nişanlısı zeki kulaç dün sahibi olduğu kafeyi devrediyor. bulunan para da bu. aşağıdaki de belgesi.
aksi şekilde yazanlarla ilgili elbette 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma'dan işlem yapılmayacak ama burada dursun.
Tutuklu gazeteci İsmail Arı, cezaevinden seslendi:
• 30 yaşındayım; hayatım boyunca elde ettiğim, banka hesaplarıma yatan en büyük para, gazetem BirGün’den aldığım maaşım.
• Ben demiyorum bunu, MASAK diyor. İkinci s��rada ise iki kitabım olduğu için Tekin Yayınevi’nden aldığım cüzi telif ücreti.
• Bunun dışında 2017’den bu yana hesaplarıma para gönderen yerli veya yabancı tek bir kurum dahi yok.
• Benim en fazla para gönderdiğim kişi ise annem. Tahmin edileceği üzere o da cüzi bir miktar. Bunu da ben demiyorum, MASAK diyor.
• Anayasa çiğneniyor. Anayasa’da “Basın hürdür, sansür edilemez” deniyor. Bir gazetecinin cezaevine tıkılması, Anayasa’nın bu açık hükmünün ayaklar altına alınması anlamına gelmiyor mu?
• Hem haber alma hakkınıza, hem de gazetecilere sahip çıkın.
• Beni bir beton yığınına da hapsetseler ben yazmaya, konuşmaya devam edeceğim. Çünkü ben gazeteciyim! Ve ben suç işlemedim.
• Burada, “susarsam çıkabilirim” demiyorum. “Daha çok yazmalıyım” diyorum. (Birgün)