Milli Eğitim Akademisine akademisyenleri değil de belirli koşulları taşıyan uzman/baş öğretmenleri, idarecileri ve doktorasını yapan öğretmenleri almalıydınız. Şeffaf, adil ve bilimsel kriterlere göre. En azından daha samimi olurdu.
Bir yandan akademisyenler öğretmenleri iyi yetiştirmedi diye akademiyi açıyorsunuz; öbür yandan, o akademiye de eleştirdiğiniz akademisyenleri alıyorsunuz. Bu çelişki değil mi? Ne yapacak o akademisyenler? Fakülteden farklı olarak şapkadan tavşan mı çıkaracak? Velev ki tavşan çıkaracak. Fakültede niye bu maharetlerini göstermiyorsun demezler mi? Hadi diyelim ki fakültede de başarılılar. Ki çoğu öyle bence. Peki başarılı bir eğitim verdilerse o zaman niye yine aynı eğitimi akademide veriyorsun demezler mi? Demezler…
Böyle bir çelişki görmedim.
Böyle bir kamu israfı da görmedim.
İnsanları hele de evli olanları belli bir yaştan sonra yurtlara,yüksek kiralara mahkum etmenin öğretmen kalitesini artırmakla uzaktan yakından ilgisi yok.
Not: THE 2026 sıralamasına göre Türkiye’deki 43 eğitim fakültesinin müthiş bir başarı gösterdiği geçtiğimiz günlerde YÖK tarafından ilan edildi.
Sivas’ta rayların bile görünmeyecek kadar karla kaplandığı bir günde, makinist rotatif kar küreme treni ile rayları temizlerken yaşanan bu eşsiz anlara sizleri de tanık etmek istiyor.
Yetişkin olmak çok garip. Bir gün 'Hayatımı düzene sokacağım' diyorsun, ertesi gün en büyük başarın bulaşık makinesini boşaltmak oluyor. Hayallerim New York, hayatım evdeki bayat ekmekleri nasıl değerlendiririm. #Günaydın
🇹🇷Kadıköy İmam Hatip Lisesi öğrencisi Zehra Adaş, Dünya Okçuluk Yarışması'nda dünya şampiyonu oldu.
Ülkemize büyük gurur yaşatan 15 yaşındaki sporcu, duygularını TRT Haber’e anlattı.
📌”Bayrağımızı dalgalandırmak onur vericiydi…”