Çalıkuşu Feride'nin dediği gibi: "Bu hayatta yaptığım en iyi şey uzaklaşmak. Kin gütmem, hesap sormam, çirkinleşmem, zorluk çıkarmam. Sadece uzaklaşır ve soğurum."
Bugün, bir dünya şairi Mahmud Derviş’in aramızdan ayrılışının on yedinci yılı. Onu anmanın en güzel yolu, şiirine yeniden dönmek.
Mahmud Derviş Şiirinin Poetikası
https://t.co/p0b4EIDbYk
Mehmet Hakki Suçin on Translating Mahmoud Darwish into Turkish
https://t.co/h6fZkDAyH7
İnsan bu hayatta neye talip olduğunu iyi bilmeli...
Bugün hepimiz geçici olanın; paranın, başarının, şanın ve şöhretin peşinde koşup duruyoruz. Oysa geçici olana talip olursak, elimizde kalan her şey de onunla birlikte uçup gidiyor.
Videodaki o muazzam hakikat gibi: Bâkî olana talip olursanız, size ona göre bir yetenek seti verilir, ona göre kapılar açılır. Tıpkı Hz. İbrahim’in ayı, yıldızları, güneşi incelerken onların batıp gittiğini görünce söylediği o asil söz gibi:
"لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ" (Ben batan şeyleri sevmem) 🌌
Gelin biz de batana değil, batmayan sonsuz olana talip olalım. ✨
#İbrahimKalın #KendiGökkubbemiz #Mymecra
Yaşım ilerledikçe mutluluğun sakin sabahlar, temiz bir ortam, erken yatmak, güvenli bir ev ve enerjimi tüketmeyen insanlardan ibaret olduğunu daha çok anlıyorum.
Meryem Suresi’ndeki en derin ders şudur: ‘Bazen yok olmak isteyeceğin kadar yalnız ve çaresiz hissedebilirsin; ama Allah’a sığınmak, en karanlık anları bile aşmanın tek yoludur.’
Çalıkuşu Feride'nin dediği gibi: "Bu hayatta yaptığım en iyi şey uzaklaşmak. Kin gütmem, hesap sormam, çirkinleşmem, zorluk çıkarmam. Sadece uzaklaşır ve soğurum."
Gizli depresyon çok yorucudur. Çalışıyorsun şaka yapıyorsun, ailenle ilgileniyorsun ama zihinsel olarak çökmüşsün. İçinde bir boşluk hissi var ve bunu hiç kimse bilmiyor.
dün bir dua okudum o kadar hoşuma gitti ki gözlerim doldu. diyor ki ‘rabbim senin kulların çoktur ama benim bir tane rabbim var, beni senden başkasına muhtaç etme.
"Üstünden onca zaman geçmesine rağmen hatırladıkça bana iç çektiren sızıyı içimden söküp hiçbir yere atamadım. zaman eskidi, ben eskidim ama içimdeki sızı hâlâ aynı."
Bu kişi Mariano Barbacid. Kendisi ve ekibi, farelerde pankreas kanserini tamamen ortadan kaldırmayı başardı. Dünyanın kötüye gittiği bir zamanda, öne çıkarılmayı hak eden şey tam da bu: umut.
Illustration Ana Lisa
Küçük bir pastanem var.
İşler bir süredir durgun. Kira arttı. Kapatmayı düşünüyordum.
Geçen cuma bir genç içeri girdi. Biraz gergindi. Bir kurabiye almak için bozuk paralarını saydı. 50 kuruşu eksikti.
“Önemli değil,” dedim. “Alabilirsin.”
Masaya oturup kurabiyesini yerken matematik ödevine bakıyordu. Takılmış gibiydi.
Eskiden matematik özel ders verirdim.
Yanına gittim.
“İkinci dereceden denklemler mi?” dedim.
Başını salladı.
“Anlamıyorum.”
Oturdum, yaklaşık 20 dakika birlikte çalıştık. Anladı. Gülümseyerek çıktı.
Ertesi gün iki arkadaşıyla geri geldi. Kurabiye aldılar.
Bir sonraki gün beş çocuk geldi.
Meğer okulda şöyle demiş:
“Pastanedeki abla ödevlere yardım ediyor.”
Şimdi pastanem okul çıkışı buluşma noktası.
Gürültülü. Dağınık.
Her yerde sırt çantaları var.
Dün bahşiş kavanozunda bir not buldum.
200 tllik bir banknota sarılıydı.
“Oğlumun matematiği geçmesine yardım ettiğiniz için teşekkür ederim.
— Bir anne”
Pastaneyi kapatmıyorum.
Sanırım sonunda neden burada olduğumu anladım.
Bu kurabiye değil.
Bu, bir topluluk.
30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi ve esnafı korumaktır.
Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak bugün ortaya çıkan tablo, bu amacın ciddi biçimde saptırıldığını göstermektedir.
50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa,
2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa,
burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık ve istismar vardır.
Elektronik komponentten yedek parçaya kadar pek çok alanda vatandaş adeta cezalandırılmakta,
3 dolarlık ürün için insanlar gümrük müşavirlerine yönlendirilerek binlerce liralık masrafa mecbur bırakılmaktadır.
Bu tablo, ne vicdanla bağdaşır ne de sosyal devlet ilkesiyle.
Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır.
Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır.
Evet, yerli üretici desteklenecektir.
Ama bu destek, vatandaş ezilerek değil; adaletle ve ölçüyle sağlanmalıdır.