Kişilere karşı suç işlememiş, silahla, terörle ilişkisi olmayan binlerce insanı içerde tutan tasarının, kimleri serbest bırakacağını Ceza Hukukçusu Prof. @izzetoezgenc bilgiyle uyararak açıklıyor.
@TBMMGenelKurulu
Bu tasarı mutlaka yeniden yazılmalıdır.
@AliKoseler1969@brahimK00669903 Cevap verdiğiniz için bir sizin sayfanızı ve tweetlerinizi inceledim, birde tweeti önüme düşen kişinin tweetlerini ve sayfasını inceledim.Sizin sayfanızda küfürler hakaretler havada uçuşurken,diğer kişinin hesabında güzel sözler ve dualar var.Bilemedim hanginiz daha insansınız?
Şimdi, Meclise sunulan yasa önerisine göre, silahını teslim edip dağdan inenler özgür olacak, kayıtlardaki sakin, makul, yatıştırıcı konuşmasına rağmen ceza alan @tayfun_kahraman ve benzer masumlar mahpus kalacak, öyle mi?
@TBMMGenelKurulu
AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi! ❎
Kamu bankalarınca kullandırılan kredilerin tahsisindeki şeffaflık ile geri ödenmeyen kaynakların araştırılması ve hibe alan sivil toplum kuruluşlarının mali yapılarının denetlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasını önerdik.
Prof. Dr.İzzet Özgenç'in önerisine katılıyor ve TBMM'deki her milletvekilinin Alt Komisyon kurularak af teklifinin; anayasaya ve ceza hukuku ilkelerine uygun hale getirilmesi için girişimde bulunmaya davet ediyorum👇🏼
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan 5.8.2026 tarihli ve 2/3793 Esas sayılı "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" içerdiği hükümler itibarıyla bir özel etkin pişmanlık düzenlemesi mahiyeti taşımamaktadır. Yani kişinin işlediği suçlardan dolayı pişmanlık duyması, işlenmiş olan bir takım somut suçların açıklığa kavuşmasını sağlaması gerekmemektedir.
Suç ve terör örgütüyle ilgili olarak bugüne kadar çıkarılmış olan ve "eve dönüş yasası" olarak
bilinen kanunlarda yapılan bütün düzenlemeler, birer etkin pişmanlık düzenlemesidir. Yani kişilerin mensubu bulundukları suç veya terör örgütünden ayrıldıklarına, işlenen suçlara ilişkin bilgi vermelerine, kontrolü altında bulunan silah ve mühimmatı ile bırlikte gönüllü olarak teslim olmaları şartına bağlı olarak bir cezasızlık veya cezada indirim yapılmasını gerektiren hükümler içermektedir. Bu bağlamda son kanun için bkz. 29.7.2003 tarihli ve 4959 sayılı Kanun.
Etkin pişmanlık hükümlerinin içeren bir kanuni düzenlemeden yararlanabilmek için, şüpheli, sanık veya hükümlünün uygun görülen bır usul çerçevesınde başvuru ve talepte bulunması gerekir.
Oysa 2/3793 Esas sayılı Kanun Teklifi düzenlemesine göre, ceza infaz kurumlarında bulunan PKK mensubu hükümlüler, talep dışında pişmanlık bağlamında hiçbir koşul aranmaksızın serbest bırakılacaktır (m. 6). Söz konusu Kanun Teklifi bu haliyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler bakımından talep edenler ve etmeyenler, kanundan yararlanmak isteyenler ve istemeyenler şeklinde ayrışmaya sebebiyet verecektir. Bunun infaz hukuku kurallarıyla bağdaşmadığını belirtmekle yetinmek isterim.
Dikkat edilmelidir ki, bu hükümlülerin mahkümiyetlerinin sebebini oluşturan, silahlı saldırı, kasten yaralama, insan hırsızlığı, eziyet, tehdit, kundaklama gibi fiilleri gerçekten işleyip işlemedıkleri tekrar ele alınıp bir sübut tartışması konusu yapılmamaktadır.
Söz konusu Kanun Teklifinde yar alan, Ceza Hukukunun ve Hukukun evrensel ilkeleriyle bağdaşmayan düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisi Adale Komisyonunda İçtüzükteki usuller çerçevesinde ele alınıp düzeltilmesi mümkün değildir. Bunun için söz konusu Kanun Teklifinin bir Alt Komisyona havale edilerek işin uzmanı kişilerin katılımıyla yeniden tartışılıp ıslah edilmesi gerekir."