Bir ömür boyunca istikamet üzere durmak kolay değildir.
Rüzgâr değişir. Şartlar değişir. İnsanlar değişir.
Ama bazı isimler vardır ki, zamanın akışına rağmen çizgilerini değiştirmez.
Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki tarihi çarşıda bulunan ve Filistinli ailelerin geçim kaynağı olan iş yerleri zorla kapatıldı.
Ardından aynı bölgeye giren işgalci gruplar, yoğun güvenlik koruması altında ayin gerçekleştirdi.
Google Maps, Gazze’nin uydu görüntülerini güncelledi.
Ve artık yıkımı görmek için Gazze’ye girmenize gerek yok.
Çünkü Gazze’de yaşananların izi artık uzaydan bile görülüyor.
Haritayı yakınla��tırın.
Gazze’ye bakın.
Sonra şu soruyu sorun:
Bunu yapanlar insan olabilir mi?
Kur'an, mağlubiyeti düşmanın gücüyle değil; içerideki çözülmeyle açıklar.
Uhud'dan bugüne değişmeyen bir hakikat:
Bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez.
(Âl-i İmrân 152 • Ra'd 11)
BM kürsüsünden yine aynı hikâyeler anlatıldı.
Ama Gazze'nin enkazı, kaybolan çocuklar ve toprağa verilen binlerce masum, söylenenlerden daha yüksek sesle konuşuyor.
Hakikat propaganda ile değişmez.
“Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma...”
(İbrahim 14:42)
Bir milleti yıkmak için tanklara gerek var mı?
Önce inancını zayıflat.
Sonra borçlandır.
Aç bırak.
İşsiz bırak.
Böl ve birbirine düşür.
Yıllardır tartışılan Haim Nahum Doktrini'nin iddia edilen maddeleri üzerinden düşünmeye değer bir mesele...
İbnü'l-Heysem, ışığı anlamak için yaptığı deneylerle optik biliminin temellerini attı.
Bugün kullandığımız kameraların çalışma prensibi de onun ortaya koyduğu bilgilerden doğdu.
Gazze'de doğan bir çocuk için savaş, tarihte okunan bir olay değil; hayatın sıradan bir parçası hâline geldi.
2008'den bugüne kadar geçen yıllar boyunca nesiller, bombardımanlar, abluka, yıkım ve zorunlu göçlerle büyüdü.