Dün; Diyarbakırımızın uçsuz bucaksız tarlalarında, Yozgatlı bir abimizin ekmek kapısı olan biçerdöveri bir kıvılcımla küle döndü. O an orada kimse 'kimsin, nesin, neredensin' diye sormadı. Diyarbakır’ın nasırlı elleri, kardeşinin yanan ekmeğini söndürmek için hemen birleşti, ceplerinden kaskosu olmayan biçer makinası için para topladılar yarayı birlikte sardı.
Bugün; Konya’nın o vakar dolu topraklarında, Urfalı küçük bir çocuğun boynu bükük kalmasın diye Konyalı hemşerilerim öyle bir doğum günü hazırladı ki; insanın içini titreten, gözyaşlarını saklayamadığı o manzarada insanlık yeniden yeşerdi.
Şimdi söyleyin; siz bu gönül bağını nasıl koparacaksınız?
Diyarbakır ile Yozgat’ın, Konya ile Urfa’nın arasına nasıl bir duvar öreceksiniz? Bizi birbirimizden ayırmaya çalışmak, kökleri birbirine sarılmış dev bir çınarı baltayla devirmeye benzer; başaramazsınız.
Fitneyle, ayrımcılıkla, sergilediğiniz hiçbir karanlık oyunla bizi birbirimize kırdıramazsınız. Biz, acıda bir, sevinçte bir, dertte bir olan o büyük aileyiz.
Her şeye, herkese ve her türlü ihanete inat; biz yıkılmaz bir kaleyiz, biz Büyük Türkiye’yiz! 🇹🇷
İsrail İstihbaratına ve İstatistiklerine Dayandırılan Chp’li Bazı Milletvekillerinin “İsrail ile Ticaretin Sürdüğü” İddiaları Yalandır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi istatistikleri ve devlet kurumlarının açıklamalarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı milletvekillerinin İsrail İstatistik Kurum’na itibar etmeyi tercih ederek ortaya attıkları “İsrail ile Ticaretin Sürdüğü” iddiaları yalandır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 2 Mayıs 2024’te almış olduğu kararla, tam 23 aydır Türkiye’den İsrail’e bütün ürün gruplarında ihracat, ithalat, serbest bölge ve transit ticaret tamamen durdurulmuştur. Hatta Türk bayraklı ve İsrail bayraklı hava ve deniz ulaştırması bile yapılmamaktadır.
Gümrüklerde ve serbest bölgelerimizde İsrail ile ticaret işlemi yapılamaz. 2 Mayıs 2024’ten bu yana İsrail ile ticaret sıfırdır. Gümrük sistemi kapalıdır.
2 Mayıs 2024 tarihinden sonra ülkemizden İsrail’e yönelik ihracat ve ithalat için tescil edilmiş hiçbir gümrük beyannamesi, veyahut İsrail’den ülkemize ulaşan hiçbir İsrail sevkiyatı bulunmamaktadır.
İhracat ve ithalat rakamları her ay Ticaret Bakanlığımız ve Türkiye İstatistik Kurumu tarafından da şeffaf olarak yayınlanmaktadır. Diğer taraftan, 7 milyona yakın Filistinli’nin ölüm kalım mücadelesi verdiği ve kutsal toprakları savunduğu, hayatta kalmaya çalıştığı bir ortamda, ihtiyaç duydukları acil ürünler için, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı’nın tek tek yazılı onay verdiği ve Filistin topraklarındaki ihtiyaçlara yönelik sevkiyat, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığımızın kontrolünde ve ancak ithalatçısı ve Filistin varışlı olduğu teyit edilerek gerçekleşmektedir. 7 Haziran 2024’te Filistin Hükümeti ile varılan resmi anlaşma gereği, bu malların münhasıran Filistin tarafından kullanıldığı, Filistin Milli Ekonomi Bakanlığı tarafından da müteaddit defalar açıklanmış bulunmaktadır.
Bu rakamlar Ticaret Bakanlığı gümrük verileri ve TÜİK verileri ile sabittir. Diğer taraftan, Filistin toprakları ile yapılan ve ayda 50-60 milyon dolar civarındaki ticaret de, Filistin’in limanı, gümrüğü olmadığı için İsrail’in iki limanı üzerinden yapılabilmektedir. Bu gerçeği Chp’li milletvekilleri de bilmektedirler. Filistin’e yapılması zorunlu düşük rakamlı ihracatı da İsrail’e yapılıyor diye iftira atarak, Filistin’in can damarını kesmeye çalışma çabası içindedirler.
Türkiye, İsrail’e ekonomik baskılar yaparak dünya ile birlikte Gazze’de ateşkesi sağlamak için 7 Ekim 2023’ten önce, aylık ortalama 600-700 milyon dolar ihracat yaptığı İsrail’e ihracatından 2 yıldır feragat etmiştir. Başka bir deyişle, bu iki yıllık dönemde toplam 13-14 milyar doları aşkın ihracattan Filistin davasını ve mazlum Filistinli kardeşlerimizi desteklemek için feragat etmiştir.
İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü soykırım, masum sivilleri hedef alan insanlık dışı saldırıları ve uluslararası hukuku yok sayan zulmü karşısında, Türkiye devleti, hükümeti ve milleti olarak her daim Filistinli kardeşlerimizin yanında olmuştur. İsrail’e ekonomik ve ticaret ambargosu uygulayan yegane öncü ülke olmuştur. Türkiye, Gazze’ye, Gazze halkına, Batı Şeria’ya en çok yardım gönderen, tıbbi yardım sağlayan ülke olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ülkemizin ve Hükümetimizin bu ilkeli duruşu, başta Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere, tüm İslam dünyasından, hatta vicdanlı diğer milletlerden takdir görmüştür ve görmektedir. Chp’li bazı milletvekilleri de, bu utanılacak iddialarına ve iftiralarına sarılmak yerine, Türkiye Cumhuriyetinin bu asil ve kararlı duruşundan gurur duyabilirler.
Defaeten açıklandığı üzere, çarpıtma haberler ve Chp’li bazı milletvekillerinin zaman zaman yaptığı bu açıklamalar, “Türkiye sanki halen İsrail’e ihracat yapıyormuş” algısı oluşturmaya yönelik bir iftira mahiyetindedir.
Bu yalanların, Türkiye’nin, hükümetimizin İsrail’in soykırımlarına karşı politika ve tedbirlerini itibarsızlaştırmayı ve düpedüz İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi amaçladığı açıktır.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’yi Avrupa Birliği sanayi stratejisinin merkezine yerleştiren Made in Europe kararının detaylarını paylaştı.
https://t.co/4bSa2m8ZtX
Son dönemde bölgemizde yaşanan ve küresel ölçekte etkileri hissedilen gelişmeler çerçevesinde, Türkiye’nin İran ile olan gümrük kapılarındaki mevcut durum kapsamlı bir şekilde değerlendirilmekte; gelişmeler gümrük teşkilatımız tarafından anbean takip edilmektedir.
Bu kapsamda Türkiye - İran sınırında bulunan Ağrı - Gürbulak, Van - Kapıköy ve Hakkari - Esendere gümrük kapılarında herhangi bir olağanüstü durum söz konusu değildir. Her üç gümrük kapılarımız ile İran tarafı arasında ticari yük geçişleri kontrollü olarak devam etmektedir. Bununla beraber, her üç gümrük kapılarında günübirlik yolcu geçişleri karşılıklı olarak durdurulmuş bulunmaktadır. İran kendi vatandaşlarının Türkiye üzerinden kendi ülkesine girişlerine izin vermektedir. Türkiye olarak biz de kendi vatandaşlarımızın ve 3. ülke vatandaşlarının İran’dan ülkemize girişine izin vermekteyiz. Gümrük kapılarımızdaki geçişler, ilgili tüm idari makamlarımızca ve İran tarafı ile koordinasyon içinde, kontrollü ve kesintisiz şekilde devam etmektedir.
Ticaret Bakanlığımızın ilgili gümrük birimleri ile yapılan değerlendirmelerde; gümrük kapılarında ihtiyaç duyulması halinde alınabilecek ilave tedbirler ve eylem planları güncellenmektedir. İlgili tüm kamu kurumlarımız arasında koordinasyonun daha da güçlendirilmesi ve sahadaki kapasitenin artırılmasına yönelik hazırlıklar ele alınmaktadır. Bu doğrultuda gerekli tüm hazırlıklar yapılmış, personel takviyesi sağlanmış ve kontrol altyapısı güçlendirilmiştir. Türkiye’nin sınır geçiş hizmetlerinin ve ticaret akışının kesintisiz sürdürülmesi noktasında tüm birimlerimiz teyakkuz halinde görevini sürdürmektedir.
Ticaret Bakanlığı olarak, gümrük kapılarımızdaki işleyişi yakından izlemeye; güvenli, düzenli ve hızlı geçişlerin sağlanması amacıyla ilgili tüm kurumlarımızla tam koordinasyon içerisinde gerekli tedbirleri almaya kararlılıkla devam etmekteyiz.
Sayın Özgür Özel,
Bugün partinizin meclis grubunda yaptığınız konuşmada, basitleştirilmiş gümrük sistemi ile ilgili yayımlanan geçiş düzenlemesini Sayın Cumhurbaşkanımıza atfederek çarpıtacak kadar alçaldınız.
Sizin teknik bir düzenlemeyi, istismar ederek, tamamen ülkemizin önemli dış ticaret ortakları ile ilişkilendirmeniz de, adeta bir siyasi acziyet ifadesi ve hayali senaryodur.
Türkiye, gelişmiş her ülkenin yaptığı gibi; tüketicilerine, güvenli, sağlıklı ürün tedarikini temin eder, bunun için hem yurt içindeki ürünleri hem de ithalatını denetler. Tüketiciler için güvensiz ve sağlıksız ürünlerin ne ithalatına ne de üretilip piyasaya sunulmasına düzenlemeler ve denetlemelerle izin vermez. Yanlış yapanları da tespit ettiği zaman gerekli hukuki yaptırımları uygular. Bu konuda yaptığımız çalışmalar gün be gün kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Bu, sorumlu devlet anlayışının gereğidir.
Bu anlayışla, muafiyetler kapsamındaki ithalatta yapılan denetimler, tüketicilerin ciddi güvensizlik barındıran, toksik ve kanserojen maddeler içeren ürünlere maruz kaldığını, bağımsız laboratuvarlar aracılığıyla ortaya koymuştur. Bize gelen tüketici şikayetleri üzerine Bakanlık ilgili birimleri tarafından yoğun bir ürün denetleme çabası içine girildi. Yüzlerce ürün alındı, uluslararası akredite laboratuvarlarda incelendi ve sonuçta yüzde 81 uygunsuz ürün olduğu, analiz sonuçlarıyla tespit edildi. Bunların içinde ayakkabılar, oyuncaklar, saraciye ürünlerinde yasal sınırların çok üzerinde fitalat, kurşun gibi kanserojen, toksik maddeler var.
Bunun üzerine oyuncaklar, ayakkabılar, saraciye ürünleri geçen yılın Ekim ayında basitleştirilmiş gümrük beyannamesi kapsamından çıkarıldı. Diğer ürün gruplarına yönelik denetimler de aralıksız sürdürülmektedir.
Konu budur, bu karar, tüm ülkelere aynı ve eşit ve ayrım gözetmeksizin uygulanmaktadır. Sizin, bugün grup konuşmanızda yaptığınız siyasi çarpıtmaların ve hayali senaryonun ortaya koyduğu ise, sizin tüketicilerimizin ve tüketici sağlığı ile güvenliğinin tarafında olmadığınızdır. Ama kimin tarafında olduğunuzu ve kime hizmet ettiğinizi bugünkü konuşmanızda satır aralarında itiraf ettiniz. Bu itiraf için size teşekkür ederiz.
Biz ise, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yıldır gece gündüz çalışarak vatandaşlarımızın emrinde ve hizmetinde Türkiye’mizi gelişmiş ülkeler seviyesine yükseltmeyi başarmanın, başta vatandaşımızın, tüketici sağlığının, tüketici güvenliğinin ve yatırımın, üretimin tarafındayız.
Yeni düzenlemede Ar-Ge, teknolojik çalışmalar, inceleme, test ve analiz eşyası, üretici ve ihracatçı firmalarımızın ihtiyaç duyduğu numunelik eşya ve modeller, kitap ve benzeri basılı yayınlar, diplomatik eşya, yolcu eşyası, öğretmen, öğrenci ve araştırmacılarımızın, bilim insanlarının eğitim, bilim ve analiz eşyası gibi hızlı kargo yöntemiyle ithal edecekleri eşyanın tabi olacağı prosedürlerde hiçbir değişiklik yapılmamıştır. Bu gerçek, söz konusu kararla ilgili 7 Ocak 2026 tarihli kamuoyuna yaptığımız Bakanlık açıklamamızda çok net bir şekilde ifade edilmiştir. Bu konuda kolaylaştırıcı uygulamalar konusunda gümrük idarelerimize gerekli talimatlar verilmektedir.
Bu düzenlemeyi çarpıtarak oluşturduğunuz bilgi kirliliği, yürüttüğünüz polemikçi, kavgacı, suçlayıcı, yalanlarla dolu siyasi propagandanızın bir aracı olamaz. Buradan size bir malzeme çıkmaz.
Biz vatandaşlarımız için, tüketicilerimiz için haklı, doğru olan neyse yapmaya, vatandaşlarımızın emrinde, hizmetinde olmaya devam edeceğiz.
@eczozgurozel
2025 yılı; üretenin, ticaret yapanın, emeğiyle ülkemize değer katan herkesin yılı oldu.
🇹🇷İhracatta rekorlar kırdık.
Üretimi büyüttük, ticareti güçlendirdik.
Mal ve hizmet ihracatında tarihimizin en yüksek seviyelerine ulaştık.
Serbest bölgelerden yüksek teknolojili üretime, ticaret diplomasisinden gümrük güvenliğine kadar her alanda kararlılıkla ilerledik.
🇹🇷İç piyasada adil rekabeti sağlamak için 81 ilde sahadaydık.
Tüketicimizi koruduk, esnafımızın yanında durduk.
Kaçakçılıkla tavizsiz mücadele ettik, kamu zararını önledik.
Ürün güvenliğinde, ticarette ve denetimde devlet ciddiyetini hissettirdik.
2025, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği istikamet üstünde, #GüçlüTürkiye hedefimize emin adımlarla yürüdüğümüz bir yıl oldu.
2026’da da aynı inançla, aynı azimle; yatırımı büyütmek, istihdamı artırmak, ihracatı güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz inşâallah.
Yüce Allah’ın izniyle, #TürkiyeYüzyılı, #TicaretinYüzyılı olacaktır.
➕ ODAK | Coğrafya Kader Değil, İnşadır: Türkiye’nin Yeni Jeopolitik Konumu
▪️ Coğrafya, Türkiye için kader değil stratejik bir inşa alanı
▪️ Türkiye, “köprü ülke” rolünden “merkez ülke” konumuna geçiyor
▪️ Orta Koridor ve Kalkınma Yolu küresel ticarette Türkiye’yi kilit aktör yapıyor
▪️ Enerji alanında transit ülkeden ticaret merkezine dönüş hedefleniyor
▪️ Türkiye, sert ve yumuşak gücü birleştiren çok yönlü bir strateji izliyor
🔗 Dr. Öğr. Üyesi Soner Doğan’ın (@sonerdgn) yazısı Fokus+'ta!
https://t.co/ykj9uP4Tpa
🚨Hayatını amacına adamış 60 turist ve bir şehrin kaderini değiştiren otel rezervasyonu.
Daha önce hiç duymadığınız yeni videomuz şu an YouTube’da yayında. Çok sarsıcı bir hikaye izleyeceksiniz.
Buyurun👇
Uzun emekler verdiğimiz, editörü ve bölüm yazarı olduğum kitabımız Anadolu Ajansı Yayınlarından (AAKitap) çıktı. Okuyucusu ve istifade edeni bol olsun.
@menderesedutr@_BulentKent_
Şarm El Şeyh’ten gelen müjdelerden sonra bugün de imzalar atıldı.
Bizim de ilk baştan itibaren aktif katkı verdiğimiz anlaşmadan büyük memnuniyet duyuyoruz.
Anlaşmanın sahadaki uygulamalarını takip edecek görev gücünde Türkiye olarak inşallah biz de yer alacağız.
Bundan sonra:
Acil olarak kapsamlı insani yardımların Gazze’ye ulaştırılması…
Rehine ve mahkûmların takası…
İsrail’in saldırılarını derhâl durdurması…
Belirlenen hatlara geri çekilmenin sağlanması büyük önem arz ediyor.
Biz anlaşmanın mutabık kalınan maddelerinin harfiyen uygulanmasını titizlikle takip edeceğiz.
Gazze’nin tekrar ayağa kaldırılabilmesi için uluslararası toplumla birlikte yeniden imar faaliyetlerine destek olacağız.
Amacımız, soykırımın durması ve bölgeye huzurun bir an evvel gelmesidir.
Gazzeli kardeşlerimiz dünyada huzuru, barışı, güvenliği en fazla hak eden millettir.
İki yıl sonra ilk defa yüzü gülen Gazzeli mazlumların, özellikle de Gazzeli masum yavruların yüzünde açan tebessüm çiçeklerinin hiç solmaması için ne gerekiyorsa biz Allah’ın izniyle yapmaya devam edeceğiz.
Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve yarın da Filistin halkının yanında olacak, onları asla yalnız bırakmayacaktır.
🔵 “Beynelminel Arenada İsrail’i Boykot Günlükleri”
🔷İsrail’e yönelik boykot/ ambargolar işe yarıyor mu?
🔷İspanya’nın duruşu neden ayrıştı?
🔷ABD sağı kamuoyu tepkisinden ne kadar etkileniyor?
@KriterDergi ‘nin yeni sayısı için yazdım:
✍️
https://t.co/1B8iro2tGH
➕ ODAK | Arap Dünyasında Bölünmüşlük ve Birlik Hayali
▪️ Arap dünyası ortak kültüre rağmen siyasi birlik kuramadı
▪️ Arap Birliği ve diğer girişimler (İİT, KİK, Mağrip Birliği) başarısız oldu
▪️ Güvenlik Batı’ya ve özellikle ABD’ye bağımlı, İsrail’e karşı ortak duruş yok
▪️ Birlik ideali hala “hayal” olarak kalıyor
🔗 Soner Doğan'ın yazısı (@sonerdgn) Fokus+'ta!
https://t.co/SqGGRrqXyP
Orta Doğu’daki sınır sorunlarının kolonyal geçmişini ve bu sınırların günümüzdeki çatışmalara nasıl zemin hazırladığını @fokusplusnet için kaleme aldım.
#Ortadoğu#Sınır#İngiltere#Fransa
https://t.co/rxUUaEKtEk
Emeğiyle Türkiye’yi büyüten tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyor, alın terinin karşılığını aldığı adil ve güvenli çalışma ortamları için iş dünyamız, sendikalarımız ve çalışanlarımızla iş birliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
#EmekVarsaUmutVar
#1Mayıs